- Kategori
- Aşk - Evlilik
Kahraman ve prenseslerin mektupları...

Yaşanılmış, hayat bulmuş, hissedilmiş aşklar adına; sahipleri aşkın kahramanları ve prensesleri olan bir dizi mektup yazmak geldi içimden kısa, gönülden, anlık zamanlarda birikmiş sevgi sözcüklerinin özetinin tutulduğu notluk kağıtların içinde...
Kimi mektup, karşılıksız aşkın iniltilerini işleyecek.
Kimi mekup, yolların ayırdığı sevgililere yazılacak.
Kimi mektup, kaybedilmiş aşkın adındaki ağıt olarak ses verecek.
Ama hepsinde aşk olacak aşk sonuna kadar aşk...
TARİH : Sensiz bir şehre yol verme zamanı...
SAAT : Yokluk sancısı...
SAYI : Aşkın varolduğu günün başlangıcı...
Sevgilim,
Bir yol vermişler önüme senden ayrı, senden uzak şehirlerin koynuna yapılan yolculuğun başındayım..Bilsem de bitecek bu hasret , seni bıraktığım terminalde kaldı aklım. Senle dolu şehrin sınırlarını geçiyorum. Şehrin sınırlarından uzaklaştıkça daha çok özlüyor ve sensiz olamayacağımın gerçeğiyle yüzleşiyordum. Yolları da severdim oysa anlıyorum ki sevdiğim şeyler bile , sen yokken tad vermiyor, aklım, yitirdiğim gözlerinde...
Dönüş zamanıma kadar şair olacağım sensiz, anlatacağım sana seni ve bende biriktirdiğin aşkın yüceliğini... Beni anımsa ve gül. Gülümse şiir yüzlüm! Sen güldükçe ben kahraman olduğumu bilip, daha çok sahipleneceğim seni...
Şimdi ihtiyaçların gelip çattığı , mola vakti... Kalemimde , kağıdımda toplasamda seni...
Şimdilik ; "Hoşçakal" kalemim parmaklarımla birleştiği ana kadar... Ruhum ise hep seninle, bedenim ayrı diyarda , ruhum teninin can alıcılığının zevkinde...
...............
TARİH : Sen giderken...
SAAT : Kaybedilen nefes
SAYI : Ölüm ayrılığının bile daha kolay olduğu gerçeği
Nefesim...
Gittin! Bir nefeslik yaşama şansımın olmadığını bilerek, sensiz bir enkaz olacağımın bilincinde, yitirttin ömrümü sokak başındaki "Ayrılalım" dediğin cümleyle...
"Bekleyeceğim" dedim. Baktın; boşuna bekleme, hayalden öteye geçmez aşkın, yoğurulursun pençesinde... Anlattı bakışların, sözlerin inlemese de... Gururdan ağlamadım, sığındım içime... Dondum, yıkıldı ömrüm. Senin aşkının nefesinde, ben bitik... Ben yenik... Ben nefessizim...
Sen vicdanına hesabını vermesen de...
Ben yine de , her takvim yaprağında gelmenden ümidi kesmeden " NEFESİM SENİN ÜMİDİNDEYİM..."
..............
TARİH : Karşılıksız aşkın sesi...
SAAT : Uzaklarda beliren ışığın bekleyişi
SAYI : Her nöbetine tutulduğu anın birikişi
Sendromdun...
"Evet" sen bir sendromdun. Hastalığına tutulduğum, ara ara nöbet krizlerine yenik düştüğüm, hayatımda yaşadığım en dramatik , en zor , en acı veren bir sendrom...
Seni tanımazken bilmezdim ben acıyı, dramdan uzak, soluklanırdım yaşamın kıyısında...
Tektim her sabah uyandığımda, yatağımda tek kişilikti, hayatımda...
Şimdi uyanıyorum; her sabah gözlerin gözlerimin içinde, aynaya bakıyorum yansıma senin güzel yüzünde, yola çıkıyorum, iş telaşı, yoldan geçen herkes sende... Sen bir tanesin oysa, her yüz benzetilir mi sana? Her yere sığdırır mı insan o resmi? Kilitler mi insan kendini bir yüzün hatrına ?...
Akşam oluyor evin önünde sen , televizyonda izlediğim filmde sen , yatağımda sen, yorganımda sen, aklımda , fikrimde , yüreğimde sen... Şaşırmış kalmış aklımla, kriz yaşatan sendromlarımın izinde, tek kişilik ömrünü çoğullaştırıp, hayalin içinde dolanan ise , bir ben , sadece ben...Gün gelecek derman bulunacak elbet amansız hastalığıma. Kurtulacağım! Bu illet canıma kast etmiş nöbetlerden ve yeniden hayat bulup , yeniden yaşayacağım...
Sen ise inanası zor bu aşkın kaybının telaşında, anlayacaksın son çırpınışların acısını...
..............
TARİH : İmkansıza açılmış yolun bekçisiyiz...
SAAT : Çaresizliklerin sıkıştığı dakikalar
SAYI : Çözümsüzse bitmeli... Bitmeli bu aşk
Sen erken , ben geçikmişim sana...
Bilirdik imkansızlığın içinde büyüttüğümüz sevdamızı. Daha ilk göz göze geldiğimiz günün anında anlamıştık gerçek kişilerin biz olduğumuzu... Kilitliydik ikimizde rıhtımlarımızda... Ama yürek bu, anlar mı? Esir olunan duvarların içinde kalmaktan... Aktık. Bilinmez yollara açtık kollarımız, engel olamadık aşka... Ne sen yıkabildin duvarları , ne ben... Ağladık. Kavuştuğumuz anlarda... Üretemedik bir çözüm sıkışıp kaldık. Yaşadık da aşkımızı doyasıya. Anlatamadık kimselere sevdamızı hayat bulduk içinde...
Geç kalmıştık ; balık gözlüm... Geç kalmıştık birbirimize... Ya sen erkendin... Ya ben... Ya ben geç kalmıştım... Ya da sen...
Seni bilmem ama; ben her gece yastığıma işleyen kokunla... Deviriyorum geceleri... Kirlense de , leke tutsa da , yıpransa da o yastık , ömrümün her deminde benimle... Kokuna muhtaç olduğum... Sen ne edersin acep? Kokumsuz gecelerde...
...............
Anlatılacak, yazılacak, çok aşk mektubu var da hayatın içinde, ben şimdilik bu kadarını dile getirmek istedim... Belki başka bir gün, başka bir gözlemimde, bulacağım başka başka hikaye...
Sevgilerimle ;
Sevda IŞIKLI
10 . 12. 2007