- Kategori
- Kahvaltı
Kahvaltı aşkına

.
Hafta sonlarını başka türlü severim. Hafta boyunca çalışmanın yıpratıcı yükünden beni çekip kurtaran , hafta sonu sabahları sevdiklerimle biraraya gelmek oluyor. Bu sabahların başka bir güzelliği var sanki, Penceremi açıp sabah rüzgarının yüzüme dokunmasını seviyorum. Ve en çok kuşların sabah saatlerindeki cıvıltılarını seviyorum. Kahvaltıyı kusursuzca hazırlamayı seviyorum, istiyorum ki aile üyelerim kalktığında masadan gözlerini alamasınlar, hayranlıklarını izlemeyi seviyorum belki de. Ama en çok da o masayı onlarla seviyorum ben. Hep birlikte yapılan haftasonu kahvaltılarını seviyorum. En umulmadık anlarda masayı şenlendiren davetsiz misafirleri de seviyorum.
***
Haftasonu kahvaltılarının benim için ne kadar özel olduğunu bilir evdekiler.. Patetes pizzası, mantarlı sote (bol yeşil soğanlı bahçeden tabii) , omletler, kızarmış ekmekler, sahanda sucuklu yumurta, doğranmış domates üzerine taze fesleğen , zeytin üzerine serpilen kekik ve cezbedici kokusu , koskoca bir demlik mis kokulu çay ve kalabalık aile, bir başkadır benim için hafta sonu kahvaltıları.
***
Diğeri kalkmadan başlamamak, kahvaltıya. Çayı bardaklara dökmemek. Herkesin bir araya gelmesiyle başlayan serüven. Neler yapılmış, sıcacık muhabbet başlar, Kahvaltı masasının özentili sunumuna yapılan itiraflardır, farkında olmadan.
***
Cemal Süreyya'nın kahvaltının sihirini çözdüğü dizelerdir, Şairin bir bildiği olmalı;
"yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı"