- Kategori
- Gündelik Yaşam
Kamu Denetçiliği’ni bilemedim!

Kaynak:İnternet
Referandum oldu, bitti, sonuçlar ortada… Tabii ki gözler artık yapılacak değişikliklerde!
Dün gazetede madde madde sıralanmıştı değişiklikler, haber altındaki bazı yorumlar dikkatimi çekti, diyorlar ki: “Ah, keşke bunu daha önce yazsaydınız!”
Bir alem milletiz vallahi, aylarca yazıldı, konuşuldu; gazetelerin internet sayfalarında bir köşe mutlaka ayrıldı, tık basıyorsunuz pıt okuyorsunuz, hani interneti mi var yani herkesin demeyin, en azından bu diyenlerin var ki yorum yazıyorlar haber altına…
Neyse…
Naçizane benim de fikirlerim oldu elbette bir vatandaş olarak, nedir, ne değildir falan filan ancak şimdi bunları tekrarlayacak değilim…
Ama ısrarla bir konuya değinmek istemekteyim:
“Kamu denetçiliği: Herkes bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olacak. TBMM Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleyecek. Kamu başdenetçisi, TBMM tarafından gizli oyla 4 yıl için seçilecek.”
Şimdi bu ne demek?
“Kişisel verilerin korunması ile ilgili esas ve usuller yasa ile düzenlenecek” deniliyordu bir madde yukarısında, burada da “Herkes bilgi edinme hakkına sahip olacak” deniliyor, eee kafa karışıyor elbette, kişisel veriler bilgi kapsamına giriyor mu, girmiyorsa nasıl bir bilgi talebi olabilir?
Mesela, emekliliğime kaç gün kalmış diye başvuran bir kişi istediği bilgiye mi ulaşacak, sevgilim bekarım dedi ama içime sinmedi, lütfen bir bakar mısınız medeni hali nedir diyen deva mı bulacak?
Yani, kamu dediğimiz çiti, sınırı olmayan bir mecra, bir tek dokunulmazlığı olanlar bu mecranın dışında...
“İdarenin işleyişi ile ilgili şikayetleri inceleyecek” deniliyor!
Bu idare ne mesela? Devlet organları mı, belediyeler mi, aile de işin işine girer mi? Hani o da nihayetinde bir kamu kurumudur denilir mi?
Okulların falan gireceği kesindir!
Mesela karşı komşusunu şikayet edebilir mi birisi yarın öbür gün: İçki içiyor!
Eee içsin!
Ama tam namazımı eda eyleyeceğim, gözüm balkonda demlenen adama kayıyor, sinirden kendimi namazıma veremiyorum bir türlü!
Hımmm…
Ya da mahalledeki bilmem kim hanım pek açık saçık geziyor!
Eeee?
Etek boyu diz üstünde, dekoltesinin maşallahı var!
Yani?
Niyetimi bozuyor durduk yerde, şikayetçiyim!
Peki, bir milletvekili de şikayet edilebilir mi mesela, edilirse ne olur? Diyelim edildi, şikayet incelendi, eee? Şikayetçi haklı ise ne olur, değilse ne yapılır?
Hani demem o ki, şikayetçi haklı dahi olsa bir yaptırım uygulanamayacağına göre, kurum yalnızca bilgi toplama işini mi üstlenecektir?
İşyerlerinin şikayet kutuları gibi…
Mesela, şikayetçi haksız bulunursa “Çamur attın” denilerek hakkında kamu davası açılır mı?
Bilemedim…
Neyse…
Bekleyelim, görelim!