- Kategori
- Deneme
Kandil 2
İNSANNNN, MUTLULUKTAN UÇAR DA "YAZILARINI" YAZMAZ MI? TIPKI "KUŞŞŞLARRRR" GİBİ....
Bir dervişin SAĞ ELİ;"güle güle", "gel hele...gel de!" ya da "hıhh!geri dön.." şekillerinde durmaz. DAİMA GÖĞE AÇIKTIR: Çünkü, "göçmek ve konmak", "uçurmak ve uçmak", "gelmesini/gelmeyi ya da gitmesini/gitmeyi ÖZLEMEKKK, aynıdır...
Ya SOL EL? "Her şey aslına döner."
Toprağa, yani;"tevazu" içindeki "YÜREĞE"...
Ve asla bir derviş, iki elini birden havaya ya da ileri doğru açık tutmaz:"Vah, vah!Üzüldüm/üzdüm", "ne yaparsın/yaparız?", "bu kadardı!bitti!", "Yaa, öyle mi?", "geri dur bakayım!" anlamsızlıklarını taşıyan duruş edepsizliktir zira.Bu gaflet, "hiç"lik değil;"eyvahlık"tır. Vah ki ne vah?
Fakat GERÇEKLİĞİ, HAKİKATİ taşıyan "o duruşun"; ve "o ellerin" bir edebi vardır mutlaka, "mutlak kararı" da... Ve o karar: "BİR"dir.
Derviş, hiç mi "oturmaz"? Oturur elbet...Bir yere konup da edeple oturduğu "ân"da da iki koluyla BERABER, ya YÜREĞİNİ kucaklar;ya da YÜREĞİNE kucağında YER GÖSTERİR...
EDEP-ERKÂN BİLİRİZ!" Bir "kararda" dönmeyi de.. VE EDEPLE EDEPLİYLEDİR "her daim" DÖNÜŞÜMÜZ. Bir "merkezde" oturmayı da biliriz.Ama her şeyin en edepli, en "ebedî" "ÂN"ı var.
Zaman her şeyin ilacı değildir. Zaman, en iyi öğretmendir.Zaman, doğrusal bir çizgi takip etmez. O bir DÖNGÜ'dür. Yara da ilaç da "yüreklerde"dir.Derdi de devayı da AYNI ZAMANDA" bulur;aynı zamanda kaybederiz...."BİR OTURUP" DA "DÜŞÜNÜRSEK"......