Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1209
 

Kant'ın Kenti 2

Kant'ın Kenti 2
 

Kant Müzesindeki tablo, Kant'ı bir kaç büyük filozofla birlikte gösteriyor


Gelelim Kant ve Königsberg’e :
Kant’ın anıt mezarı, doğduğu ve ömrünü geçirdiği bu şehirde müze olarak da ziyaret edilebilmekte… Kentin en gösterişli tarihi yapısı Kant’a tahsis edilmiş gotik bir katedral…
Bugün bir Rus kenti olan (eskiden Königsberg) Kaliningrad, Almanların en büyük filozoflarından birisini bünyesinde taşıyor, gereken saygıyı gösteriyor ve sahip çıkıyor. Şehre turistik amaçlı gelenlerin bir numarasında Kant’ı ziyaret etmek var. Elbette turistlerin büyük çoğunluğu Alman…

Felsefe ile çok yoğun hemhal olanlarımız dışında, adını duymuşluktan başka hakkında bir bilgimizin olmadığı, Kant hakkında küçük bir araştırma yaptım, ilgi ve bilgilerinize… Müzedeki ziyaret defterinde, Türkiye’den, belki sadece bizim yazı ve imzamız var. İleride artmasını dileyelim.

Immanuel Kant 1724-1804 yılları arasında yaşamış. Gündelik yaşamı son derece düzene bağlıymış. O kadar ki, Königsbergliler, saatlerini O’nun hareketleriyle ayarlayabilirmiş. Günlük yürüyüşleri son derece dakik ve aksamaz olurmuş. Kitap üretmekte de son derece düzenliymiş.
Yalnız, sonunda ‘Saf Aklın Eleştirisi’ isimli büyük yapıtını ortaya koyduğu, bir 11 yılı hiç yazmadan geçirmiş. -‘’Modern filozofların en büyüğü’’ sayılmasının gerekçesi olan bu yapıtı düşünerek geçirdi, herhalde bu 11 yılı’’ diyorlar…

Yaşamında ilginç hiç bir şey olmamış. Evlenmemiş, hasta olmamış, hayvan bile beslememiş…Tek ilginç olay, Rousseau’nun Emile’ini tekrar tekrar okuduğu birkaç gün olmuş…ki o günlerde Königsbergliler işlerini tam zamanında yapamamışlar!

Kant, Alman Üniversitelerinde, o sıralarda hüküm süren oldukça sistematik bir rasyonalizm etkisinde yola çıktığı felsefesinde, Hume’u (18.yy., Britanyalı Ampirist) okuduktan sonra dogmatik uykusundan uyanmış olduğunu söyledi. İlk yapıtları bilimsel ve doğalcıydı. Verdiği 11 yıllık üretim duraksamasının ardından üç büyük eleştiri yapıtını ortaya koydu :

*Saf Aklın Eleştirisi
*Pratik Aklın Eleştirisi
*Yargı Gücünün Eleştirisi

Kant’a göre bilgi, deneyimle kavramların bir sentezinin sonucuydu. Duyularımız olmasaydı nesneleri farkedemezdik. Öte yandan, anlayış gücümüz de varlıkları kavramamızı sağlıyordu. Bu sentezi, Hume’un kuşkuculuğundaki Amprizm ve Descartes’ın Rasyonalizmi ile oluşturuyordu. Buraya varmasındaki en büyük etkiyi yapan da o sıralarda bilimde, özellikle fizikteki ilerlemelerdi.

Metafiziğin, bir bilim olarak irdelenebileceğini düşünüyordu. Newton’un yöntemlerinin metafizik olgularda da uygulanıp sonuç alınabileceğini öne sürüyordu.

Sentezinde A priori ve A posteriori terimlerini kullandı.
Deneyimden bağımsız olarak, yalnızca aklın kendisinden gelen bilgi A priori;
Deneyimle elde edilebilen bilgi ise A pasteriori’dir.

e-felsefe.com/filozoflar/immanuel-kant.html isimli link den bir alıntıya yer vermem, Kant’ın felsefesi hakkında özet bir anlatım olabilir:

(-Başka bir deyişle, O, felsefedeki ilk ve temel misyonunun bilimi temellendirmek, daha sonra da ahlakın ve dinin rasyonelliğini savunmak olduğuna inanmıştır. Bununla birlikte, bu hiç de kolay bir iş değildir, çünkü bilim ve din yüzyıllardır birbirlerine karşı amansız bir mücadele içinde olmuşlar ve bilim, dinin otoritesi karşısında mutlak bir zafer kazanma yoluna girmiştir. Bu zafer, Kant'a göre, bilimin bakış açısından iyi ve olumlu olmakla birlikte, ahlak ve dinin bakış açısından tam bir felakettir.
Bilimin dinin müdahaleleri karşısında özerkliğini kazanması hiç kuşku yok ki iyi bir şeydir, fakat bu, bilimsel olmayan tüm inançların, din ve ahlakın temelsizleşmesi ve anlamsızlaşması anlamına geliyorsa, bilimin zaferi, insanlık açısından, dinin bakış açısından gerçek bir felakettir.)

Not: Kant'ın Felsefe tarihi içerisindeki yeri için önceki yazıma (Kant'ın Kenti 1) bakabilirsiniz.


KAYNAK: (1) Herkes için Felsefe (Richard Osborne)

(2) Sophie’nin Dünyası(Josteine Gaarder)

(3) e-felsefe.com

FOTOĞRAF: Demet İrez


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kant'ın mimarlık hakkındaki görüşlerini de iletseydiniz keşke... Saygılarımla...

Arzum_Var 
 12.05.2008 22:32
Cevap :
Sevgili Arzum, Mimarlığın elbette bütün sosyal disiplinlerle (sanat, felsefe, sosyoloji, din vs.) çok içiçeliği var. Kant'ı sözkonusu etmemin nedeni, bir ilgi uyandırabilmekti. Bu amacım gerçekleştiyse ne mutlu bana... Mimari ile olan bağını sizin bir blogunuzda okuyalım. Kolay gelsin, çok teşekkürler...  13.05.2008 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 134
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1705
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

Ununu elemiş, eleğini henüz asmamış bir ''Mimar''ım. Hep özel sektörde çalıştım. Yoğun çalışma yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster