Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '08

 
Kategori
Kültürler
 

Kapadokya' nın öteki yüzü

Kapadokya' nın öteki yüzü
 

Hüseyin Seyfi


Anadolu , çeşitli iplik ve boyalarla dokunmuş bir halı. Elinizi nereye atsanız bir tarih fışkırır. Ayrı bir bölgede, sürekli ayrı bir ırk diyebilmek oldukça zor. Her grup, her ırk, her yerde , her zaman içinde yaşamış. Zaman geçtikçe bunun ileride daha iyi görülüp anlaşılacağı şimdiden belli.

Araştırmacı ister amatör, ister profesyonel olsun araştırdığı konuyu zamana yaydığında, araştırmak istediği konu, çorap söküğü gibi tek tek eline düşüyor.

Kapadokya’da, kendi köyümün, (Köşektaş) çok eski bir mezar taşında gördüğüm resmi araştırdım. Mezar taşına özene bezene çizilmiş, koç veya teke resmiydi.Aradan geçen yıllar açık havada, onu biraz silikleştirmişti.Önce , İspanya mağaralarında çıkan ilkel, boğa resimlerine benzettim.Burası mağara değildi. Hem dikkatlice bakınca , resmin koç veya tekeye (Keçinin erkeği) benzediğini gördüm. Özene bezene resmini çektim. Kısa bir araştırma ve soruşturmadan sonra edindiğim bazı ön bilgileri paylaşmak istedim.

“Mezar taşları ve mezar folkloru üzerinde inceleme, araştırma yapanlar koç, koyun ve at şeklindeki mezar taşı geleneği, Orta Asya mezar kültüne ve Şamanist inanca bağlarlar…
At kadar koç ve koyun da Orta Asya’da önemli bir yer tutmuştur.Bilindiği kadarıyla atın yanı sıra çeşitli törenlerde koç ve koyun da kurban edilirdi.
Beyhan Karamağaralı, Anadolu’da görülen bu tip mezar taşlarının kökenini Orta Asya’ya bağladıktan sonra, bunların Akkoyunlu ya da Karakoyunlulara ait olabileceğini söylemektedir.

Tunceli mezar taşlarında görülen figürler arasında, kılıç, bıçak, kalkan, hançer, dokuma tezgahı, şiş, herek, çatal, çeşitli hayvan figürleri, tabanca, kütüklük, ibrik, ok, ay yıldız, altı yedi köşeli yıldız, dağ tekesi, güvercin, atlı süvari, koç boynuzu.”

İnsan her gittiği ya da göçtüğü yerde kendini belli edecek imzalar atıyor. Bu imzalar, kullandığı eşyalarla, yaptığı heykellerle, çizdiği resimlerle, uğraştığı mimarı tarzla oluyor. Kısaca yaşam tarzını veya kimliğini bırakıyor, bedeni ile birlikte ölmesin yaşasın istiyor. Bu, çoban da olsa, kral da olsa fark etmiyor.

Kapadokya gizemi peribacaları ve doğal yapısı ile bilinir. Oysa günümüzde arkeolojik çalışmalar yapıldıkça altından tarihin fışkırdığı görülmekte.

İşte Sobesos Antik kenti. Höyükler, mezarlar, Tümülüsler, Kapadokya’nın öteki yüzleri.

Tırnak içinde kay: Ertuğrul Danik, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü yayınları, Ankara, 1993

 
Toplam blog
: 498
: 1546
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..