Kapadokya bozuluyor / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Kapadokya bozuluyor

Kapadokya bozuluyor
 

15.Eylül. 2009 tarihli kanal-D ekranlarından Kapadokya- Zelve ile ilgili, çarpık yapılaşma hakkında önemli bir haber verildi.

Haberi sunan Mehmet Ali Birand gibi bir isim olunca etkisi de büyük olur.

Haber üzerine Nevşehir Valisi olay yerine giderek inceleme yaptı.

Konu, önemli bir yayın kuruluşunda ve Türkiye’nin en popüler sunucularından biri tarafından dile getirildiği için ne kadar teşekkür edilse azdır.
Umarız, Ali Kırca, Uğur Dündar gibi meşhur sunucularımız da konuya yerinde ve değişik şekillerde el atarlar.

Çarpık yapılaşma ve bozulma Kapadokya’nın bir parçası olan yalnız Zelve’nin değil, tüm Kapadokya’nın sorunu.

Kapadokya, tarihi, coğrafi öneminin yanında çok ayrı bir güzelliğe sahip. Doğal bir sanat harikası. Bu sanat eseri, üzerinde hiçbir çirkinliği kabul etmiyor.
Güzellik ve manzara arasındaki geziniz esnasında, büyüleyici görünüme, kah dokunur, kah seyreder hayran kalırsınız. Bazen de böyle bir güzelliği daha önce görmediğinize hayıflanırsınız.
Kapadokya'da manzarayı, görünümü perdeleyecek ve bozacak, onunla uyuşmayacak yapılar şimdi olduğu kadar, bölgenin geleceği açısından da son derece önemli.

Her türlü koruma yasalarına rağmen, Kapadokya günden güne bozuluyor;

Bir yanda; kayadan oyma iş yerinin zeminine iki kürek harç katan bir kişi, dokuz ay hapishanede yatarken, diğer yanda devasa bir yapı bölgede yükselebiliyor ve kimseden çıt çıkmıyor. Bir yanda, vatandaşa, evinin çatısının yüksekliğini yarım metre fazla yaptığı için belediye ceza kesiyor. Diğer tarafta, aynı belediye, aynı noktada, çok büyük bir iş hanının yapılmasına ve görünümü kapatmasına izin veriyor. Bu durum, Türkiye'mizin en büyük çelişkilerinden biri değil mi?

Kapadokya’da, son iki yıl içinde ani iklim değişiklikleri ; yağış, sel, rüzgar, ısı farklılıkları gibi faktörler peri bacalarının devrilmesine, mağaraların çökmesine yol açmış, bu konuda da hiçbir önlem alınmamıştır. Akıntı yatakları son iki yıl içinde iyice derinleşerek ana yapıda oynamalar ve çökmeler oluşturmuştur.
Kapadokya Bölgesinde yoğun bir görüntü kirliliği mevcuttur.
Bölgeye yeni gelen yetkililer ve ziyaretçilerin büyük bir kısmı öncesini bilmediklerinden çarpık değişimi görememektedirler . Bu yüzden de ciddi bir araştırma yapılmamaktadır.

Kapadokya, dünyanın hiçbir yerine benzemez. Sürekli korunmaya ve bakıma muhtaç bir arazi yapısına sahiptir. Bu arazinin üstündeki şekillerin maddeleri, tüflerden oluşmuş çok yumuşak ve nazik bir yapıya sahiptir. Doğal değişimden kaynaklanan yapı bozuklukları, (Uçuklar, göçükler, çökmeler, yıkılmalar) bilimsel olarak ele alınmalı, tedavi edilmelidir. Tedavi maddesi bölgede bol miktarda vardır.Zaman geçtikçe büyüyen dere yatakları bölge taşları onarılabilir.

Doğal yapıyı bozan çirkin yapılar ortadan kaldırılmalı yeni girişimlere asla göz yumulmamalıdır. Her yerde görünümü bozan satıcı iş yerlerine bir çözüm getirilmelidir.
Yanlış bir düşünce olan, “Bağ, bahçe, tarla benim istediğimi yaparım” anlayışı değiştirilmelidir.

Her şeyden önce bölgeden sorumlu yetkililer, bakmasını ve görmesini bilen kişiler olmalı, turizm hakkında derinliğe sahip kişiler iş başına getirilmelidir.

Doğanın korunması herkesin ağzında sakız. Fakat bozulmalar son hızla devam ediyor. Söz var, icraat yok.

Doğa geçmişten bize miras. Bizim görevimiz teslim aldığımız mirası daha da zenginleştirerek geleceğe devretmek. Bu konuda sadece yetkililer değil herkes sorumlu.

 
Toplam blog
: 498
: 1546
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..