- Kategori
- Sosyoloji
Kapalı kıyafetlerin ardındaki bekaret

Toplumun insanları kıyafetlerine göre yargılayıp; zihinlerinde " bu kız rahat, laylaylom kesin çok şey yasamıştır" tarzı paketlemeler yapmalarını; daha kapalı örneğin eteği uzun ya da dikkat çekmeyen bir saçı olan başka bir hatun gördüklerinde " hım, hanım hanımcık, uyumlu temiz, aile kızı" demelerinden , kıyafetlere göre paketlemelerden asla hoşlanmıyorum hatta kendim için haksızlığı uğradığımı düşünüyorum.
Ne kadar hatun var ki, özellikle universitelerde, kapalı gorünüşlerinin içinde, bir çok erkekle flört yapmış ve arzularını açığa çıkartmakta sorun görmeyen...!
Bir gün, eskilerden bir bayan arkadaş kendisi, (zaman zaman namaz vs kılar, çok kapalı değildir ama hanım gözükür) sevgi duyduğu bir adama ahlaksız teklif diye tabir edeceğim bir şey demişti. Sevgilisi de, iyi bir adam olsa gerek, henüz ilişkimiz bunun için erken demişti. Dedim ki, yapma etme, senin ailen ve senin psikolojin bunu kaldırmaz, olası bir ayrılık olsa, intahar edersin alimallah. Hem bunlar inancına göre günah değil mi ? Ailen senin bu anlamda rahat değil ki, suçluluk hissetmeyecek misin ?
Bana şöyle dedi " Ben aileme karşı sorumlu değilim. Ben sadece Allaha karşı sorumluyum ve günahım Allahla benim aramda.".
Allahtan, beyfendi bu hanım kızımızı 5 güne varmadan terketti de, ağlasa da, aslında kendisine bir iyilik yapıldığını farketmedi.
Yine örnekler var tabi, ama benim yakınlarım bunu okurlarsa , kimlerden bahsettiğimi anlarlar diye, yazmıyorum.
Oysaki ben, gerçek şu ki; özel hayatımda toplam 2 erkek arkadaşım olmuştur, üstelik bunlardan birincisi ortaokuldaki çocukca aşkımdır. Diğeri ise, üniversite 1 deydi ve sağolsun, toplumun kurallarına uyamayacak kadar güçsüz olduğum, niçin kendimi bir dişi gibi hissetmediğim, ve örümcek beyinli olduğum gerekçesi ile beni terketmişti. Niçin böyle söylediğini de, düşünürseniz anlarsınız.
Oysaki ben, kendime göre kıyafet tarzı yaratmaktan, saçlarımı turuncuya boyamaktan ve saçlarımı kabarık bırakmaktan, güzel takılar takmaktan hoslanırım. Üstelik ben aynı zamanda Türkiyedeki Ulusal Kişisel Gelişim dergilerinin bir tanesindeki ( Genç Gelişim, ) sonlara doğru aralarına katılmıs yazarlarından biriyim.
Gelgör ki, toplumumuz, benim saçım başım yüzünden beni; " hanım hanımcık değil, laylaylom iliskiler yasayabilir, pek düşünen biri değildir" gibi etiketlerde bulunuyor. Ve nefret ediyorum. Bir kere ben, küçüklüğümden beri, kitaplar içinde boğulmuşumdur gecelerimi düşünceler üzerine kurmuş ve bunları paylaşma potansiyelinde insan olmadığı için hep kendi kendimi geliştirmişimdir. Konferaslara giderim, röportajlar yaparım. Yazılarım ve araştırmalarım basımı olan dergilerin bazılarında yayınlanır ve bir sürü amaçlarım var.
Ama yok; saçım turuncu ya; Saygıdeğer toplumumuz; beni kolayca, "basit" etiketini yapıştırır da, kapalı kıyafetlerin ardındaki sözde hanımcık kızlarımızın günahlarından habersizdir.
Gün gelecek; bu toplum beni alkışlayacak. Oysaki, benden size, sevgi anlamında çok geç olacak.