- Kategori
- Güncel
Kapının tıkırtısı

Sayın Obama'nın da üzerine kan bulaşıyor. Afganistan'da terörle mücadelede ipin ucu kaçıyor.
Bizde de açılımlar.
Aslına bakarsanız daha önce de söylediğim gibi, herşey sona doğru hızlanıyor. Örneğin, entel avratların ve entel adamların dediğine göre, 15 yıl gibi bir sürece yayılır işin-açılımın çözümü; amma velakin, bu iş yıl sonuna bitecek diyen karizmatik bir lider-halk öyle görüyor- var. Dünya öyle hızlandıki, hıza yetişmek istiyor; geri kalmak derdi değil, çünkü asla geri gitmeyeceğini biliyor. Nelerin mi?
Örneğin İslam’ı yeniden hayatımızın içine sokarken, farkında olmadan aynı zamanda insanlarda bıkkınlığa yol açabileceği gibi; nedeni; medyanın bu işteki çıkarlarının keskin varlığı; örneğin yaşam tarzlarına uymayan medyanın güçlülülerinin bile işin içine girmesi, farklı açılardan değişik bakışlar ve tartışmalar, sanki bir reformun başlayacağı gibi, ama sonunda izdüşünlerinin çoğalacağı tartışma ortamına itti. Yararlı olabileceği düşüncesindeyim. Heryerin gelip dayanacağı; "kendi hayatın" nasıl yaşacağı? sorusunun beklediği kapının önünde toplanır.
Hızlı giden nedir peki?
Terör yeniden şahlanarak geliyor.
Yaş da ileriyor bu arada… ve sorular geliyor aklıma, ilk soru: biz bu ülkede ne zaman huzur, kaygısız, rahat günler göreceğiz? Kaderimiz bu topraklara yazılmışsa, bizler çoktan yaşamayı öğrendik: streslerle, korkularla, kaygılarla, kara geleceklerle… belendik yani, ne kadar olumsuzluk varsa üzerinde.
Taraf olmamız isteniyor. Ama hiçkimse tam emin değil.
Dünyaya gelince…
Midesi bulanıyor; mesela Afganistan, mesela petrol kralları, mesela, finans beyleri, mesela kölelikten beslenen patronlar, daha niceleri, hazmı zor ve mide delici olduklarından olsa gerek.
“Kaostan düzen doğar” demişse mutlaka bir bildiği vardır.