- Kategori
- Güncel
Kara harekatı

Kış ve asker
Kuzey Irak'a yapılan bir haftalık harekat galiba sona erdi. Açıklamalar bunu gösteriyor.
Silahlı kuvvetlerimizin başlattığı kara harekatına ne karşıydım, ne de taraftım. Zira sebebini tam olarak anlamadığım bir durum hakkında, müsbet veya menfi yargıda bulunmam doğru olmaz. Buraya konuyla ilgili kanaatlerimi yazacağım.
Bana sorarsanız Başbakan'ın, 5 kasım 2007 de Bush'la görüşmesinden sonra, terör saldırıları neredeyse sona ermişti. Buna bir de TSK'nın hava harekatını, Kuzey Irak yetkililerinin, özellikle Barzani'nin yumuşamasını eklediğimizde bir rahatlamadan söz edilebilirdi.
Anladığım kadarıyla PKK, vaziyet bu noktaya geldikten sonra, öldürmeye yönelik terör eylemlerini, bu kez de büyük şehirlerde araba yakma alçaklığına dönüştürmüştür. Bunu yaparak hem daha masum bir kimliğe bürünmekte, hem de iktidarı zorlayarak, AKP karşıtlarının işini kolaylaştırmaktadır.
Herhangi bir illegal örgütün, eylemlerini tamamen kendi adına yaptığının düşünülmesi, istenilen bir şeydir. Çünkü bu, örgütün arkasındaki gücün kendini ve niyetini gizlemeye yaramaktadır. Eğer bunları finanse edenleri bulup ikna edebilirseniz, silah kullanmadan da terörü bitirebilirsiniz.
Bu konuda söylenecek en doğru söz, eskiden gizli servis ajanlarının yapmak zorunda olduğu pis işlerin, zamanımızda terör örgütlerine havale edilmiş olduğudur. Kirli amaçları, finanse edilen örgütler eliyle hayata geçirmek, risk almadan ülkeleri hizaya getirmenin ideal yoludur. Tekrar başa dönecek olursak şunları söyleyebiliriz.
Bu karda kışta, Kandil Dağı'ndaki PKK mevzilerine ulaşmanın zorluğunu, Zap Kamp'ından ileri gidemediğimizi, bugün itibariyle birliklerimizin geri dönmeye başladığını nazara aldığımzda harekatın, hangi saiklerle yapıldığını anlamak mümkün olmuyor. Sanki harekat, netice umulmayan bir eylemmiş gibi duruyor. Bu yüzden de izahı bulunmuyor...
Sonuçta, gene askerlerimiz şehit oldu, gene hanelere ateş düştü. Yanık yürekler şehadetin, Allah indindeki yüce mertebesiyle teselli buldular. İçilerinde kopan fırtınalara, depremlere, hissettikleri tarifsiz hüzünlere bu inançla direndiler. Yüreklerinden taşıp, gözlerinde yaşa dönüşen acılarını ve duygularını gizlemeye çalıştılar.
Şehit aileleri kayıplarının yasıyla dünyaya küsmüşken ötekiler, malum dünyevi alışkanlıklarını sürdürdüler. Cenaze merasimlerinde sloganlarla hükümete yüklendiler. 22 temmuz 2007 öncesi, "Kuzey Irak'a girilmediği için askerlerimiz ölüyor" diye iktidarı protesto ediyorlardı. Bu kez de karşıtlıklarına, sınırın ötesinden gelen şehitleri bahane ettiler. Demek balık hafızası buna deniyor.
Seneler önce bir sokak başında beklerken bir olaya şahit olmuştum. Bir evden tabut içinde cenaze çıkardılar. Başında çok az insan bulunuyordu. Yirmi metre ilerde ise davullar çalıyordu, yani düğün vardı. O zaman bu zıtlık beni çok sarsmıştı. Çünkü henüz şehir hayatına yabancıydım.
Sonraları diğer insanlarla, düğün yapanların, cenaze sahiplerinin acısını birebir yaşayamayacağını öğrendim. Şimdi de nutuk çekenlerin, evladını kaybeden ana/babaların hüznünü tam olarak paylaşamayacaklarını öğreniyorum. Zaten gönülleri yanmayanların, geceleri uykuları bölünmeyenlerin, dünyaya boş verecek hale düşmeyenlerin bunu anlaması beklenemez.
Nasrettin Hoca, çatıdan düştüğünde, "yanıma damdan düşen biri gelsin" diye boşuna dememiş. Derdi ve kederi olan insanların üzüntülerine iştirak etmekle, onu bizzat yaşamak farklı şeylerdir. Şiirler okuyup, kahramanlık nutukları çekmek, vatan millet, sakarya edebiyatı yaparak toplumu coşturmak kolaydır. Çünkü bunlar insanı acıtmaz.
Kaybetmek ise, insanı acıtır, üzer, ağlatır, feryat ettirir. Sırtında kırk kiloluk yük ve elinde silahla, diz boyu karın üstünde, ölüm tehdini ensesinde hissederek, bata çıka hedefe doğru yürüyen askerle, her türlü konforun içinde ahkam kesen insan bir olamaz.
Acaba bu harekat, "Kuzey Irak'a girelim" diye ortalığı çınlatanları hoşnut etmek için yapılmış olabilir mi? Bu çok zayıf, hatta zayıftan öte bir ihtimal gibi duruyor. Bir yakınım, "bu harekatın böyle bir zamanda yapılması, PKK'yı gafil avlamak içindir" dedi. Zap kampından daha yukarılarda örgüt barınakları olmasa, buna makul bir değerlendirme denilebilir.
Ben kara harekatının niçin başlatıldığını çözemedim ama uzmanlar niçin sona erdirildiğine dair iddialarını dile getirdiler. "Amerikanın isteği üzerine" diyorlar.