- Kategori
- Gündelik Yaşam
Karadeniz Taka'sı/Bir demet yasemen ve Anne ve Köy ve baba ve çocuk.

aynur meleği var elbette bir de...
Annemler tası tarağı toplayıp köye çıktıkları tarih:18 Nisan. Bu tarihi net ve iyi hatırlamam Diyanet Başkanlığının evde bulunan takvim yaprağını en son babam bu tarihte bırakışı ve biz bunu bir totem gibi düşünüp, babam her eve geldiğinde okuduğu tarih olsun, hem en son bize ne zaman gelmiş diye öylece bırakırız. Ve, okumak istediğimde koparmadan okur yerine takarım. Çok ilginç değil mi?
Duvardaki takvim ve tarih 18 Nisan.
Hummalı bir köy hayatı başladı. Önce tarlalar temizlendi, Sonra tavuklarımızla horozumuz geldi. Sonra tarlayı ektik, mısır, fasulye, Soya, kabak ve diğerleri. Hepsi hemen hemen hep yağmurlu, çiseli havalarda yapıldığından eve bir yığın çamur eşliğinde döndük.
Zaman aktı, havadan yağmur aktı… Bir inek aldık, ineğimiz haylaz çıktı, zararına sattık. Sonra bir inek daha aldık; gebe… Sonra bir de yanına dana aldık. O arada yumurtaları kuluçkaya yatırdık. Bezelyelerimizi toplamaya başladık. Hava yağdı. Otlar ısırganlar boy boy oldu. Akasyalar çiçekten gözükmedi. Başlarını akasya çiçeğinin ağırlığıyla öne eğerek, yağmurda her yer akasya koktu.
Renk hep yeşil, hep yeşil. Domates fideleri dikildi, salatalık ve diğerleri…
Her gün seraya uğrayıp değişik çiçekler almaya başladık… Leylak açtı ve soldu.
Ve nihayet, dün akşam babam elinde koca poşetle geldi.
Annecim; benim başmeleğim.
Kocaman bir yasemen demeti, bir demette adını bilmediğim kökünden ucuna kadar pembe çiçek açmıştı…
Kocaman bir gül demeti…
Bir çanak köy çileği… yanında ise ziraat çileği.
Onu yanında, yemyeşil bezelye. Maydanoz. Köy yumurtası ve peynir.
Turşu kızartması ve türlü.
Ev birden cennet oldu. Ev birden renk değiştirdi, başka bir boyut oldu. Mutfakta gül kokusu, odada yasemen kokusu.
Çocuk olduk, bayram; kandilde bulmuştu bizi...
Çileği şekerledim; gül yaprakları da reçel olmak üzere masanın üzerinde soluyorlar.
Bezelyeler haşlanıp kızartılmayı bekliyor.
Babam takvime baktı… Güldü ve beni bekliyor dedi. Camiye gitti, geç geldi. Takvimi eğer okuduysa bugün tarih; 3 haziran olacak akşam.
Annem ve babam ve köy ve çiçekler…
Boğazlarından geçmeyen yemekler. Koklanmayan çiçekler…
Tek başlarına onca güzelliğiyle, bereketiyle, letafetiyle köy…
Evlatsız neye benzer?
Sanırım yarın köpek alacağım onlara… Ve, Pazar onlarlayım inşallah.
Güzellikleri hep beraber yaşamak dileğiyle.
Anne ve baba sizi çok seviyorum.
Not: Bu yazı anneye babaya, köye ve tabii ki çocuklara yazılmıştır.