Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
786
 

Karalama defteri

Mesleğe ilk başladığım yıllardı. Sene başında bir sınıfta öğrencilere " her öğrencinin bir karalama defteri olacak " dedim.
Bir öğrencim kalkarak " Öğretmenim defteri neden karalayacağız ki ?" demişti. Bütün sınıfta bir kahkaha koptu.
Karalama defteri, özellikle matematik gibi işlem gerektiren derslerde önemliydi.İşlem yapma veya işleme ait formül varsa onu önce orada deneme amacıyla kullanılırdı Karalama Defteri...

Şimdi ise o kadar çok defter var ki karalama defteri olarak tanımalanacak. Karalama yapmak için özellikle karalanmış defter satılıyor sanki... Elinizde kalem olmasına gerek bile yok. Tozlanmamış ve hazır karalanmış, dosyalanmış defterler var ortalıkta...

Hazır söz kalemden açılmışken değinmeden geçemeyeyim. Tükenmez kalemin yaygınlaşmasından önce " sabt kalem" adıyla anılan bir tür kalem vardı. O kalemle yazılan yazı silinmezdi kolaylıkla. Sabit kalem en çok üfürükçü muskacı hocalar tarafından kullanılırdı. Yazılarını bu kalemlerle yazarlardı. Öyle ya..Muskadaki yazı veya yapılan büyüdeki yazı kolaylıkla silinmemeliyidi.

Oysaki bizlerin okullarda öğrencilere kullandırdığımız karalama kalemleri farklıydı sabit kalemden. Ahşap bir çubuğun içine sıkıştırılmış karbon bileşiminden oluşan bir şeydi kurşun kalem. İçindeki karbondan dolayı kurşun kalem olarak anılıyor bu kalem. Kurşun.. Ne rastalantıdır ki, hem öğrenirken hem de öldürürken kullanılan madde..İkisinin de özenle kullanılması gerekiyor. Kurşun ve onun türevleri nelere kadir.
Öğrencilerin karalama defterlerini de bu kurşun kalemlerle yazmalarını isterdim. Deftfer almaya gücü olmayan olursa, eski yazdıklarını silip tekrar kullansın istedim.
Karalama defteri gibi benzer işe yarayan başka bir defter daha vardı. Ona da yazboz defteri denirdi. Eğitimde genellikle kullanılmazdı yaz-boz defteri. Mahallle bakkallarının alacak vereceklerini yazdıkları ve kasa defteri gibi tuttukları defterdi o.. Ödenen borçların üzerine sabit bir kalemle çizik atılırdı.

Şimdi bizler hangi defteri kullanıyoruz? Artık her iki defter de sadece deyimlerde kalmış ve araya sıkışmış durumda. Karalama defteri ve yazboz defteri.. Artık bu defter adları yan anlamları ile kullanılır oldu. " Ne oluyoruz bu iş karalama defterimi ?" veya " Artık bu iş yaz-boz defterine döndü" gibi..
Fakat kullandığımız defterler var elbette..Word, Outlook, mail gibi sanal defterleri kullanıyoruz. Burada da karalama yapabiliyor muyuz?
Kaçımızın evinde bir anı defteri var peki? Belki de çok azımızın.

Üzerinde durmak istediğim asıl konu ise, karalama defterine ve yaz-boz defterine benzetilenler...Bu insanlar adeta karalanıyorlar, hatta karalanan sayfaları da defterlerin sayfaları arasından kopartılarak buruşuk halde çöpe atılıyor. Bazen de eski hesapların tutulduğu yaz-boz haline getiriliyorlar. Bu duruma o kadar çok sık raslanır oldu ki artık toplum da yadırgamıyor bunu. Eskiden elinde kalemi olan yapardı bu işleri...Ve o kişilerin az da olsa eli kalem tutardı. Şimdi kaleme gerek yok.. Yani kuruşun kaleme de gerek yok. Önümüzde klavye var..Kovandaki kurşun gibi görev yapabilen. Karlama defterimiz de sanal sayfalarımız.. Yaz - boz defteri de var. Klavyenin karşısında olduğunda kimi balığı gördüğünde derinlere dalıyor. Kimi de güvenlik görevlisi yakıştırmalarıyla kendini savunmada.. Derinlik kaç kulaç usta ? Savunma kaç celse avukat ? bunu kimse bilmiyor.. Sadece sanal defterler doluyor.

Günlük yaşamımızda ve ilişkilerimiz de de bunu yaşıyoruz. Karalamak ve yazboz günlük yaşamımıza girdi.. Canın kadar yakın hissettiğin insan, duygullarını paylaştığın ve değer verdiğin kişi bir bakmışsınız sizi, önce karalama defterine sonra da yazboz defterine kaydetmiş...

Çabuk mu yitiriyoruz sevgiyi, aşkı.. belki de çabuk bulunuyor da ondandır yitirmeler.. Yeterince değerleriyle bezenmiyor sevgi. Yoksa emanet mi alınıyor bir yerlerden aşk..? O yüzden belki de sevgilerin aşkların tez elden yitirilmesi.. Uçan kuşunun kanadından kopan tüyden haberinin olmadığı gibi gidiyor rahatça havadaki boşluğa sevgi de aşk da...

Günümüzde kaç kişi karalama defterinde ilişkilerinin ve yaşadığı aşkların matematiksel işlemlerini yaparak yeni formüller üretme peşinde bunu tahmin bile etmek zor... Bu formüller, ciddi olmayan anlamlara tomurcuk olabilecek sözlerin şifelenmiş koordinatları belki de karalama defterine yazılanlar.
Sonrada elde edilen en iyi formül temize çekilerek yazboz defterinde işlem yapmakta kullanıyor. Karşınızdakinin hem bir öğrenci hem de bir esnaf olduğunu unutmayacaksınız.. Öyle ki size, "Öğrencilerin başını okşayıp sevdiğin gibi sev beni de.. Kızma bana " diyecektir.. Bazen de "Şu eskiden kalma alacak verecek hesaplarına bir bakayım" diyecektir. Sizi de yazboz defterine almadan önce karalama defterinde yoracaktır o kişi.. Farkındaysanız yorulmazsınız.. Değilseniz, yorulmaktan ötede hırpalanacaksınız demektir.

Kısa bir alacak verecek hesabı açılacak ve sonunda martının kanadından kopan bir tüy olacaksınız o kişi için.. Ne verilen sözler tutulacaktır ne de sevginin ortasından... O kişi için sadece aşk vardır ve de yaz-boz defterine akrataracak kadar karalama defteri sayfaları... Alışmıştır bu yaşama.. Sizin de farkında olarak yaklaşmanızı bekleyecektir. Bahanesi de bu olacaktır. Yoksa hemen eski hesaplara bakmak için yaz-boz defteri vardır elinde her zaman hazırda olan.. Gerek duyduğunda yazboz defterindeki kapanmamış eski hesaplara bakılacak ve karalama defterindeki yeni formüle alternatif olarak eklenecektir.

Ne düşünüyorsunuz elimizde kaç defter olmalı?
Önemsenmeyen aşklar, sevgiler ve duyguların karalandığı ve yazboz yapıldığı.. İki defter.. İçine girdiğimiz bir ilişkinin formülünü çözmek için eski hesaplarda kullanılan formüllere mi bakmalıyız?

Yoksa, karalama defterinde işlem yapıp yazboz defterinde alacaklar veya verecekler hanesine mi yazmalıyız yaşananları?

Karalayın... Yazın bozun ..Dostlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 955
Kayıt tarihi
: 20.02.09
 
 

Eğitim fakültesi mezunuyum. İstanbul'da  yaşıyorum. Yazar ve eğitimciyim. Eğitimin yanında matema..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster