- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Karapınar ve biz...

Büyük şehrin akşamı da büyük oluyor.
Her dakika beni daha da hüzünlendiriyor...
Bu akşam melankoliğim...
Bu akşam İstanbul daha da yalnız.
Büyüyüp boyvermekte içimizdeki çığlıklarımız.
Ve biz devrimlerimizin en koyusunda, hayatımızın en uçurumundayız aslında.
Oraya uçmak derinliklere doğru...
Buğulu zamanlar ve kesmekeş hayallerimde Karapınar geliyor aklıma.
Çorak, tuzsuz, susuz dağlarında saplanıp kalmış gözlerim.
İki yılımda da, yolu bulup ta yolsuzluğumu öğrendiğim o sisli sabahlara uyanırdım.
Şimdi öyle değildi, şimdi öğretilmiş yalnızlıklarımız var, kaybedilmemiş yollarımız var...
Orada bir çocuk gülüşü vardı, orada hiçbir zaman hissedemeyeceğimiz kaybolup gitmelerimiz vardı...
Soluğumuz susardı kavgalarımızın tuzaklarında ve biz her an daha da yağmurlarımızın içindeydik...
Bir rüzgardı bizi buralara taşıyan ve birbirimizin ardında desteğimizdik.
Biz şimdi bölündük tek bir parça değiliz ama yine de aynı düşlerin içindeyiz, aynı özlemlerdeyiz...
Aynı hayat kavgasında takılıp aynı emeklerdeyiz yine, yoldaşıyız hayatın...
Yürüyüp gitmek düşer bize, Karapınar bizi bekler ama biz ondan çok uzaklarda.
Suretlerimiz orada, ruhlarımızın yarısı ve yüreklerimizin...
Bir gün gelecek yollarımız orada kesişecek...
Çok geç olmadan hepinizi ve seni özledim Karapınar...
Bu yazımı üniversite yıllarımda benim desteğim olan arkadaşlarıma ve Karapınara armağan ediyorum...
Arkadaşlar belki yollarımız biryerde kesişir.
O yıllara ait herşeyi özlüyorum.