Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
101
 

Kargacık burgacık

Kargacık burgacık
 

Zaman cam bir saat gibi düşmüşte duvardan, duvara kanı mı sıçramış ne...! Kendimi sığdıramadım bir türlü, yuvarlak olduğuna bile inanmadığım şu soytarı dünyanın bir köşeciğine...! Benim bir tek yüreciğim vardı; küçük bir serçeden çok ta farklı olmayan, durmadan titreyen, çırpınıp duran bir avuç yüreciğim...! Usulca bir el uzansa elime, doluverirdi hep gözlerim; kaldırımlarda oturup sohbet ettiğim, mendil satan küçücük çocuklarımın gözleri gibi...! Bütün çocuklar benim çocuğumdu, analık yaptığım isimsiz çocukların kalpleri, kalbimde öylesi atıyordu ki...!

*

Kim ne söyleyebilirdi, bembeyaz çakıl taşları arasında göze çarpan karacık kurucuk bir çakıl taşına... Ve sakin bir sahilin kıyısında, kim nereden bilecekti ki, tsunami dağlarını yutup duran ruhumun, lav olup kendi kendini eritip durduğunu...!

*

Kimseye kırgın olamam kendimden başka; nedense doğuştan alınmıştı elimden kırılma hakkım... Küsmeler uğramazdı bana hiç; küsecek olsam ucundan kıyısından birine, kendimi paralardım ölesiye...!

*

Yağmur kız diyorlardı bana; hangi şehre gitsem, yağmur karşılardı beni çünkü her defa... Hani Mısır'a gitsem, çöl çöllükten çıkacaktı belki de, kimbilir...! Çok sonra bir takvimde gördüm, doğum günümün kağıdında 'mevsim yağmurlarının başladığı gün' yazdığını...!

*

Benim bir tek yüreciğim vardı...! Herşey onun başının altından çıkıyordu, o bozuyordu benim bütün sağlam adımlarımı...! Kötü bir niyeti de yoktu aslında, yoktu da; beynimle kavgası dünya savaşlarının en şiddetlisini dolduruyordu içime... İçim acıyordu; sürekli sızlıyordu içimde biryer...!

*

Gözlerim kendi gözleriyle kesişirken, kimsenin yüzüne bakarak ağlayamıyordum avaz avaz... Ve hayal ettiğim bağırmalar, fısıltı kılığında haykırıyordu gırtlağımın hemen altında, hemen orada bir portakal gibi duruyordu yaşadığım her saniye...!

*

Kimse değil, birgün karıncalar şahitlik edecek bana... En çok onları bekledim ben, kışlar boyu, ve en çok onlara yazdım mahrem mektuplarımı... Duvarlarımı yıkıp yaklaştığım insanlar, aşklarımdı... Ve aşk denilen şey, cinsi birşey değildi aslında... Bütün kitaplar aşkı yanlış tanımlarken, bulutlarla benim aramdaki muhabbeti kimseler bölemiyordu; aşk, galipti her zaman...!

*

Zamanı çizdim saman kağıtlarına, ben hiç sevmem beyaz kağıtlı defterleri, ille de saman... Yazıp çizmek, yazıp çizmek yazıp çizmek... Yazılıp çizilemeyenlerin kuytuluğunda, hayalet rengindeki boşluklara gerekli parçaları hiçbir zaman koyamadım... Hiçbir zaman dudaklarından binbir yalan dökülürken, içinden geçen sesleri duyduğum insanları, rezil etmedim...!! Sevmeyi, binbir türlü bencillik, binbir türlü pis duyguya bulayanları bile, onları bile sevdim...! Garip bir dokunulmazlık hakkı yaşarken ruhumdaki el, sadece bulutlara dokundum yüreğiminm her hücresiyle... Anlatılmaz, anlatılamaz boyutların, garip sır dünyalarını yaşarken, yüreciğimi, yüreciğimi hiçbir zaman bu dünyanın bir köşeciğine ilikleyemedim, yoktu düğmesi, bütün kopçaları kopuktu, ve ben bir fermuarın dişlilileri arasında sıkışıp kalan ip gibiydim... İnceldim, direndim... Öyle bir direnmek ki bu kimin avcuna versem kalbimi, bir dakika sonra dayanamaz, fırlatırdı biliyordum...! Ben yine de deli çocuk, dökülen her yaprağı kuru bir dala dikmek için, canımdan can doğuruyordum...!!

*

Hepsi bir tarafa da, bulutlara bakın, bakın bulutlara, onlarda öyle çok şey saklanıyorki, kopuverin bir anlığına şu soytarı dünyanın atlı karıncasından...! Bakın, yarın sabah yine fırtına var büyük ihtimal ama, nolur siz yine de bakın gökyüzüne, bir uçan halıya binmek niyetiyle... Zor olsa da, iyi niyet çuvallarınızı bırakmayın sırtınızdan... Dünya yuvarlak değil, ve ben hep kıskandım zeytin çekirdeğini... Yuvarlak olduğuna inanmasam da, gidip ekvator çizgisine astım, bütün şiirlerimi...!! Onların hatırına, affetsin beni görmeyip ezdiğim her karıncanın yüreği...!!

*

Deniz Çelimli

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 316
Kayıt tarihi
: 04.09.08
 
 

Beni bir dağın başında kimsesiz bıraksalar, ben yine de yazardım sanırım. Doğduğumdan bu yana yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster