- Kategori
- Deneme
İçsel konuşmaların gölgesinde (2)

Ata benzeyen bulutlarım oldu benim hep... Uçan halıya bindim belki de farkında olmadan... İspatlanamayan suçlarımın şahidiydi kalbim... Güldüm, ağladım, sustum, yazdım, durdum, koştum, uçtum...! Bir polen gibi, camlardan girdim bazen, peşimde ılık bir meltem... Görünmez oldum; dinledim, gördüm, seyrettim onları... Masanın altında misketler sakladım, yastığımın altında masallar...Bütün gerçeklerden haberdar, ama bütün hayallere tutkun...
Şişelerin içine mektuplar koyup, sulara bıraktım, karşı kıyıya ulaşıp ulaşmayacağını düşünmedim bile... Zaten farketmezdi, rotasızdı yazdıklarım, tıpkı ben gibi... Tıpkı benim gibi, dünya da rotasını kaybetmişti nasıl olsa... Çoktan birbirine düğümlenmişti paralel ve meridyenler... Kocaman uzay boşluğunun neresindeydim, hiç kestiremedim ama; nereye gitsem bir oyun yarattım kendime, bütün gezegenlerde alay konusu olan...
Velhasıl kelam dedim, arkasını getiremedim bir türlü... Sanki başım yerde, ayaklarım tepedeydi; ters bir resmin öyküsünde ters giden herşeyi aynada gördüm...Gülme krizlerine girdim, gözlerimden yaş gelircesine... Çizgiye boyut kazandırmak, ya da bir prizmayı düz çizgiye dönüştürmek... Kar tanesi öyle çabuk erir ki avuçta, şeklini anlamaya fırsat kalmaz oysa, düşünemedim...
Kurduğum hiçbir hayalden pişman değilim... Adı, 'iğneyle kuyu kazmak' olanlar bile kabulüm...Ve hiçbir sevişimden yakınmadım, yalanlamadım en yalan aşkları bile... Büyük sevdim; büyük sevdim ki, yüreğimde büyük kayalıklar ve o kayalıklar arasında bembeyaz papatyalarım olsun diye... İşte yine yağmur başladı, bana müsade........!!
Deniz Çelimli