Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1982
 

Karşı Pencere: Kadınların beklentileri detayların içinde gizlidir...

Karşı Pencere: Kadınların beklentileri detayların içinde gizlidir...
 

Ferzan Özpetek'in Karşı Pencere filminin bir sahnesinde, uzun zamandır mutfağının penceresinden gözetlediği evin tarafından kendi evine bakmakta olan kadın evindeki hayatı izler bir süre. İstediği, merak ettiği ve bir süredir de arzuladığı adamın evinin içindedir. Karşı tarafta iki çocuğu, kocası ve çocuklarına bakmak üzere evinde olan komşusu kadın vardır. Bildiği bir hayattır o ve bir süre sonra da kendisini de görmeye başlar. Sigara içiyordur ve karşı penceredeki yalnız yaşayan adamı izlemektedir. Oysa şimdi o adamın evinde bulunmaktadır ve onun kollarına kendisini bırakmanın bir an uzağındadır...

Karşı Pencere'de içinde bulunduğu hayattan sıkılmış ne istediğini tam olarak bilmeyen bir kadın portresi vardır. Çalıştığı iş onu boğmaktadır. Aslında pasta yapmak istemektedir. Çalışmak zorundadır, çünkü kocasının sürekli bir işi yoktur. Sürekli çalıştığı işten kaytarmakta ya da atılmaktadır. Çocuklarının sorumluluğu vardır. Tam bir emekçi ailesi yani.

Yolda yürürken yaşlı bir adam peşlerine takılır ve kocası yüzünden de o adam evlerinin içine, hayatlarına kadar girer.

O adam, İtalya'nın en ünlü pastalarını yapan ünlü bir pastacıdır; ya da pastane sahibidir. Yavaş yavaş yaşlı adamın gizemli ve bilinmeyenlerle dolu hayatının içine de girer. Adam onu pastaların büyülü dünyasının içine sokar. Beraber pasta yaptıkları sahneler filmin en güzel bölümleridir.

Ve tabii karşı penceredeki adam. Kısa süre içinde o adamı da hayatının içinde buluverir.

İşte bu zaman diliminde içinde bulunduğu hayat ve yeni alternatifler çakışmaya, çatışmaya başlar.

Kocasında bulamadıkları yeni tanıştığı adamda vardır. Çok nazik, kibardır. İyi bir işi ve geliri vardır. Hayatı yaşarken detaylara dikkat etmektedir ki; kadınların ruhuna dokunmaktadır bu.

Kadınların beklentileri detayların içinde gizlidir.

Bu detayları gören erkekler de kadınları büyülemekte ve hatta tahrik etmektedir. Kadın kocasından uzaklaşmakta, karşı penceredeki adama doğru çekilmektedir. Bu, aldatmanın da ötesinde bir noktadadır; çünkü kocasını terk etmek, yepyeni bir hayata başlamak ayrımındadır.

Onu diğer pencereye sürükleyen süreç de bu şekilde çalışır ve girişte yazdığım yere kadar getirir.

İşte o noktada kadının arzularının yerini akıl alır. Kendisinin, kocasının ve çocuklarının bütün hayatını bir kalemde tamamen mi değiştirecektir?

Yoksa yaşantısının ona oynadığı oyunun içinde tanıştığı diğer yaşlı adamın kendisine verdiği ilhamın peşine düşüp, işini bırakıp, bir pastaneye girerek hep istediği şeyi mi yapacaktır?

Kahramanımız, karşı penceredeki adamın evini terk ederken arkasında yıkılmış bir adam bırakır.

Bazen bütün hayatımızı değiştirmemiz gerekir; inançlarımızı ve düşüncelerimizi bile. Yaşam bize bunu sorgulayacak bir zaman verir. Bazen de küçük dokunuşlar yeter. Doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur. Sadece seçim yaptığımız şeyin bizi mutlu edip etmediğini, ona zaman ayırıp ayıramayacağımızı, emek verip vermeyeceğimizi tartmamız, düşünmemiz ve hatta denememiz bize huzur verecek şeyi getirebilir...

Film bir çok şeyi sürekli izleyicisi ile birlikte tartışıyor. Yaşlı adamın da geçmişten gelen bir hikayesi de var; o da Ferzan Özpetek'in bir çok filminin temaları arasında yeralıyor. Yaşlı adamın seçimi, kadının yaptığı seçimden çok farklı bir seçim değil. Detaylarına girmiyorum.

Karşı Pencere'yi, benim son beş yıl içinde izlediğim kendi türünde en iyi beş film arasında sayabilirim. Çok başarılı ve sahnelerle uyumlu müzikleriyle, Kolera Günlerinde Aşk filminde izlediğimiz, varlğı ile çok şeyler katan güzeller güzeli Giovanna Mezzogiorno'nun oyunculuğunun kusursuz olduğunu ekleyebiliriz.

İzlemekten hiç sıkılmayacağım bir filmin bendeki yansımalarını paylaşmak istedim...

Uzay Gökerman



Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

izlemeye doyamadığım filmlerden biridir. insan bir filmi izledikten sonra hemen bir daha izlemek ister mi? ben istedim.. ve izledim. en çokta aynı anda iki ayrı hikayeyi birbirine karıştırmadan aynı tatta sunması hoşuma gitti. benim de en çok etkilendiğim sahnelerden biridir ilk paragrafta anlattığınız, adamın evinden kendi evini izleme sahnesi. ama en son sahneside beni çok etkilemişti, orda kadın adamla gitmemiş ama artık senin gibi bakar ve güler oldum demişti, ben sen oldum... işte o kısım.. zahir isimli bir kitapta "bedenim burda ama ruhum kapının önünde gitmeye hazır bekliyor" diyordu. işte tam o sahnede onu gördüm, kadın gitmemişti bedenen ama ruhu çoktan karşı pencerede ki adamla gitmişti bile...bu filmi yeniden izleme isteği duydum birden :) selamlar...

sakura 
 12.11.2008 11:31
 

Ne kötüki insanın eşinden sevdiğinden beklediği ilgiyi sevgiyi görememesi ve bu ilgiyi başka birinde görünce gönlünün ona kayması...Kadınların erkeklerden istediği çok şey değilki biraz ilgi biraz sevgi,tatlı dil güler yüz...

SİBEL AKAN 
 11.11.2008 22:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2027
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1270
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster