​ Karşılıklı sevgi ve güven / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Karşılıklı sevgi ve güven

Karşılıklı sevgi ve güven
 

Bu sevginin daim olmasını kim istemez?


15/10/2008


AŞK GÜZEL ŞEYDİR

Yalnızlık, tenimizi ateşten bir gömlek gibi kavurur bazen. İçimizdeki özlemler, arzular adeta bir bulut gibi sarar benliğimizi. Bir sevgiliden yeni ayrılmış veya henüz kimseyi sevmemiş olabiliriz. Bunların her ikisi de insanı büyük bir boşlukta bırakır. Gururumuz incinmiştir belki de kalbimiz nefretle dolmuştur. Bir şelâleden, bir uçurumdan aşağı düşecek gibi, hatta azgın bir denizin ortasında kalmış, kürekleri olmayan sandalda dalgalarla boğuşuyor gibiyizdir. Yalnızlık yüreğimize öylesine çökmüştür ki, zaman zaman ölmeyi bile yeğleriz.

Bir insanın yaşayabileceği en zor duygular içerisinde olabiliriz. Bir daha asla sevemem, sevmeyeceğim der, buna kendimizi inandırırız. Böyle düşünürken bile gönlümüz, kırık kalbimiz biz farkında olmasak ta, sevgiye her zaman açıktır. Unutamayacağımızı sanırız ama gün gelir ki unuturuz.

İnsanoğlunun doğasında vardır sevmek, sevilmek isteği.

İşte böyleyken, aşk bazı beklemediğimiz, ummadığımız bir zamanda çıkıverir karşımıza. Bir merhaba, bir gülücük, ufak bir tebessüm dünyamızı değiştiriverir. Tüm kötülükler, korkular, bizi üzen ne varsa birer birer uzayın derinliklerinde siliniverirler.

Sanki küstüğümüz dünyaya, yeni gelmiş gibi oluruz.

İşte bu durumda kalbimizin kapısını aralar, sabahın ilk ışıklarını görmek için perdelerimizi açarız artık. Yüreğimiz henüz adını koyamadığınız tatlı bir heyecanla çarpmaya başlar.

Onunla konuşmak bile inanılmaz mutlu kılar bizi.

Yaşamak isteyip de yaşayamadıklarımızı, hayallerimizi onunla paylaşırız. Gamzelerimizde, gönlümüzde güller, adını bilmediğimiz mis kokulu çiçekler açıverirler. Hayata bakış açımız değişir, kendimize güven gelir. Onu düşündükçe, yüreğimizdeki sevgi okyanuslara sığmayacak kadar büyür. O, uzaklarda olsa bile sanki her an yanımızda gibidir. Romantik bir müzik duyduğumuzda gözlerimizi yumar, ona sımsıkı sarılıp dans ederken, onun kokusunu içimizde, yüreğimizde hissederiz.

İkimiz aynı şeyleri düşünüp, aynı anda konuşup yazışıyorsak, artık bir kalpte iki can gibi olmuşuzdur. Her güzellikte ondan bir parça bulabiliyorsak, onu düşündüğümüzde içimizi bir sıcaklık kaplıyorsa, işte o zaman, bunun adı aşktır.

Aşk kalıcımıdır?

İlişkilerde en kritik soru budur sanırım. Sonu evliliğe bağlanan ilişkilerde başlangıçta romantik duygular daha baskın olmakla birlikte, ikinci dönemde kişilik ve güç çatışmaları başlar. Aynı şeyi düşünüp aynı şeyi isteyemezler bu dönemde. Arada kırıcı olaylar olabilir.

Çiftlerin eğer şansları varsa üçüncü dönemi biraz da gayretle yaşayabilirler. Bunlar ancak iyi niyet ve sevgiyle çözülebilir.

Aşkın cinsellikle ilişkisi var mıdır.?

Elbette vardır. Karşısındaki insanın fiziksel güzelliğine kapılıp cinsel yönde etkilenebilir insanlar. Bu duyguları ile yaşadığı olayın aşk olduğuna inandırırlar kendilerini.

Aşkın ilk adımında fiziksel güzelliğin mutlak etkisi vardır.

Birine aşık olmak için önce hoşlanma ya da modern tabirle elektrik alma dediğimiz olayın gerçekleşmesi gerekir ki, bu da fiziksel güzellikle ve kişinin görmesine bağlıdır.(Bizim çirkin bulduğumuz birisini, diğeri çok güzel görebilir.)

Bana göre bu, beyin anlaşması ile birlikte olmalıdır. Yani, bedenen olduğu eşitlikte ruhen de anlaşabilmelidirler her iki cins de. İlişkilerimizde doğal, samimi olabilirsek, karşımızdakini olduğu gibi sevebilirsek en önemlisi de, bir şeyleri paylaşarak ve üreterek kalıcı ilişkiler kurabiliriz. Kendimizi yenilemeliyiz, aşırıya varan kıskançlıklar yapmamalıyız, karşımızdaki insanın nelerden hoşlanıp hoşlanmadığını iyi anlamalıyız. Bizde hanımlar evlendikten ve de çocuk sahibi olduktan sonra , ”nasılsa nikâhı bende” diye düşünerek genelde, kendilerini bırakırlar. Oysaki kadın ve erkek olarak aşkımızın bitmesini istemiyorsak kendimizi her zaman yenilemeli, ufak güzel sürprizler yapmalı, daima bakımlı olmalıyız. Aşka sımsıkı sarılmalıyız. Sanki yarın elimizden kaçıp uçacakmış gibi, sanki yarınlarımız olmayacak gibi her anımızı değerlendirmeliyiz. Dolu dolu yaşamalıyız her saliseyi. Hayat o kadar kısa ki!

Eğer aşkımızı yaşatmak istiyorsak özgürlükleri kısıtlamamalıyız. Aşk, sevgi fedakârlık ve saygıyla büyür. Karşımızdakini ne kadar mutlu edebilirsek, onun bu mutluluğu mutlaka bize de yansıyacaktır.

Aşkla ve sevgiyle kalınız….

Tünay Süer

 
Toplam blog
: 375
: 801
Kayıt tarihi
: 30.04.08
 
 

İstanbul Kadıköy doğumluyum. Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önya..