- Kategori
- Babalar Günü
Karşılıksız şeylerden birisi...

Benim geleceğimi ilk duyduğunda çok sevinmiş dünyalar onun olmuş, ne yapacağını kime sarılacağını şaşırmış, o dev gibi adam tıpkı kendisine çok istediği bir oyuncak alındığında sevinen küçücük bir çocuk gibi havalara uçmuş. Şimdi bakarken güç aldığım ve dünyaların yükünü taşımamı sağlayan o gözler onun o kocaman yüreğinden taşıp gelen ve içinde benimle ilgili hayalleri, hevesleri, sevinçleri saklayan ve ömrü boyunca da benden gizlemeye çalıştığı yaşlarla dolup taşmış etrafında kim varsa, geçmişinde ne yaşamışsa herkesi, her şeyi o an alıp götürmüş ve yağmurlar sular nasıl ki kuru çorak topraklara can verir işte o kocaman yürekten gelen sel de onun hayatına can vermiş. Şimdi bana kızarken bana ders verirken “artık ben büyüdüm bağırma bana” diye kızdığım o sözler o zaman hep boğazında takılıp kalmış sevincini haykıracak tek kelime bulamamış... Annem babamın ilk hallerini böyle anlatır bana.
Bense çocukken her istediğimi alamadığı için her söylediğimi yapmadığı için çok kızardım babama ve her defasında da “herkesin babası ...” ile başlayan cümleler kurup aslında hiç istemeden, beklemediği zamanda beklemediği yerden yaralarmışım, incitirmişim onu. Ne zaman suçlanacak birisi gerekse, tıpkı içi eritilip oyulmasına rağmen ayakta kalan dağlar gibi eritirmişim, yakarmışım onun o dağ gibi yüreğini, nasıl olsa görmüyorum ya gözlerinin ve yüreğinin ardını. Gençlik çağlarında her şeyi bildiğini sanan herkes gibi bende büyüdükçe aslında hiçbir şey bilmediğimi ve bana selam veren insaların bile aslında babam sayesinde bana selam verdiğini anladım yani babamı tanımaya başladım, onun kocaman yüreğinin nasıl da herkesi sardığını ve o kocaman yürek içinde kaldıkça ancak nefes alabileceğimi ve her “baba” deyişimde yüreğimin nasıl da büyüdüğünü, huzur dolduğunu öğrendim. Zamanında kendimce anlaşamadığım ve belki de yanından kaçmaya çalıştığım o adama aslında ne kadar ihtiyacım olduğunu anladım. Önceleri; ”zaman geçse de büyüsem de gitsem artık başka yerlere “ derken ; şimdi nasıl da “zaman geçmesin ayrılık olmasın, yanımda olmasa da her konuştuğumda bütün dertlerimi yok eden o sesi benimle olsun ve hiç sarılmasakda gizli gizli içime çektiğim o kokusu asla gitmesin” diye yalvarır olmuşum.
Benim onu yaralamalarıma rağmen eminim ki o her şeyi çoktan unutmuştur ve silip atmıştır çünkü insan kendine, kendi canına nasıl küser nasıl kırılır ki. Herkesten sakladığı o göz yaşlarını ben evlendiğimde tutamadı içinde, belki de artık göstermek istedi herkese beni ne kadar çok sevdiğini anlatmak için ama bu defa da ben bakamadım gözlerine, bakamadım çünkü akan bir damla yaşın beni özlem ve pişmanlıklarımla alıp götürmesinden korktum belki de daha önce düşündüklerimden utandım ama sonuç olarak bakamadım.
Şu bir gerçek ki; her ne yaşanırsa yaşanın biz birbirimizi hiç ama hiç bırakmamacasına seviyoruz... Şimdi en çok yaptığım şey, birlikte geçirebileceğimiz zamanı nasip etmesi için Allah'a dua etmek....