​ Evrensel Türk hukuku!!! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '14

 
Kategori
Siyaset
 

Evrensel Türk hukuku!!!

Son günlerde ülkemizin tartıştığı konulara bakıldığında; çağdaş dünya ülkesi olma adına daha yolun başında  olmak bir yana, ne yazık ki daha yolu bulmak için çabalama aşamasında olduğumuzu görmemek elde değil. Kurtuluş savaşı yıllarında Mustafa Kemal’e engel olmaya çalışan, Türk milletinin ayağına çelme takmak isteyen, bu onurlu milleti köle yapmak isteyen  zihniyetin günümüzde de iş başında olduğunu söyleyebiliriz.Mustafa Kemal’in bu devleti köhneleşmiş düzen yerine evrensel hukuk kurallarının  egemen olduğu çağdaş medeniyetler seviyesine  çıkarma çabaları  yüce padişah tarafından!!fermanlarıyla(günümüz Türkiye’sinin kanunları) engellenmek istendi.  

İnsanlara ezelden beri öğrenmek yasaklandı ve her şey duyuruldu!! Daha sonra da unutturuldu .Çağdaş medeniyetlerin kullandığı her şey “gavur icadı” adı altında öcü ilan edildi,dünya devletlerinin kullandığı insan hakları temelli kurallar kendilerinin uydurduğu sözde din kurallarına aykırı bulundu, eğer  bu kurallara uyulursa dinden çıkılır denildi.Ama ne olursa olsun başarılı olunamadı evrensel hukukun önünde durulamadı. Bu köhne zihniyetin başarılı olamamasının temelinde , insanlara evrensel hukukun ne anlama geldiğinin, bu kuralların ne gibi haklar sağladığının, evrensel hukuka uygunluğun dinsizliğe sebep olmadığının,dinin elden gitmediğinin tam aksine dinin emrettiği insan haklarının korunmaya çalışıldığının ve en önemlisi milli iradeye müdahale olmadığının  yapılan inkılaplar yoluyla anlatılması sonucu  insanların zihniyetinde başlatılan değişme hareketinin başarısı yatmaktadır..

Türkiyede artık insanlar kendi kanunlarını koyanlara karşı durmalı  ve herkesin ihtiyacı olan evrensel yasalara sahip çıkmalıdır. İnsanlara kanun ile hukukun farkı anlatılmalı kanunların istenildiğinde çıkar amaçlı kullanılabilecek kadar tehlikeli olduğu ve kanunların su üzerindeki köpük gibi döneme göre uçup gideceği  ama hukukun evrensel olduğu tüm insanların ortaklaşa oluşturduğu  ve yöneticilerin şahsi çıkarlarına göre değişmeyen ortak bir miras olduğu bu sebeple sahip çıkılması gereken kurtuluş yolu olduğu ve dünya ile ancak bu şekilde yarışılabileceği anlatılmalıdır.
  
Kanun’u mili olarak devletler yapar, devleti yönetenler yaparlar ve bu çoğu zaman keyfi olur, çıkara dayalı olur, eşi dostu, malı mülkü koruma içgüdüsüyle yapılır. Devletin asli unsuru olan millet, sadece görünürde hesaba katılır yani tabiri caizse milletin ağzına bir parmak bal çalınır.
 
Hukuk ise evrenseldir, küreseldir. Tüm dünya devletleri bu kuralları birlikte oluştururlar. İnsan ön plandadır, insan haklarının geliştirilmesi, insanın değer kazanması tek amaçtır. Devletler  uluslararası hukuk kurallarına tek başlarına karşı koyamazlar, direnemezler. Uluslararası hukuk ,sizin şahsi hırslarınızla yapmak istediklerinize engeldir, çoluk çocuğu, malı mülkü koruyamazsınız ve bir gecede istediğiniz değişiklikleri yapmazsınız. Hal böyle olunca da hukuk hiç mi hiç sevilmez  ama kanun yapmak çok sevilir ve helal olsun ki yasama yani meclis çok çalışıp  her gece! kanun yapar. Eskiden de bu zihniyet  vardı şimdi de bu zihniyet devam etmektedir.
 
Ama ister sevilsin ister sevilmesin artık evrensel kurallar dışına çıkmak çok zor bir iştir ve evrensel hukuk  uygulanmak zorundadır. Eğer uluslar arası kurallara uymazsanız ekonominiz  başta olmak üzere dünya toplumlarının yararlanabildiği hiçbir haktan yararlanamazsınız ve dünya siyasetinde yalnız kalırsınız. Bu durumun ne tür felaketlere yol açtığına maalesef bizim coğrafyamızda şahit olmaktayız.
Türk devleti olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Lahey’e vs. uluslar arası sözleşmelere  imza atmışınız, uyacağınıza dair taahhütte bulunmuşsunuz, halihazırda AB’ye girmeye çalışıyorsunuz, Anayasanıza uluslar arası hükümlerin üstünlüğünü kabul eden bir hüküm koymuşsunuz, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getirmişsiniz, sözüm ona çağdaş bir ülke yaratmaya çalışıyorsunuz ama sonuca bakıldığında tam bir hüsran.
 
Gelinen nokta, Anayasa Mahkemesi görevini yaptı diye ,uluslararası hukuka uygun karar verdi diye başkan başta olmak üzere  tüm yargı mensuplarının hain,milli irade düşmanı ilan edilmesi ve en üzücü olanı da verilen bu kararın tanınmadığının ve saygı duyulmadığının açıklanması olmuştur.. Diğer bir açıdan bakıldığında “cezalar şahsidir” diye bir evrensel kural vardır ve çağdaş olduğunu ,insan haklarına riayet etiğini iddia eden toplumlar bu kurala uymak zorundadırlar. Yani başkasının işlediği bir suçtan dolayı beni kimse yargılayamaz ve kimse kısıtlayamaz.Ancak son dönemlerdeki uygulamalara bakıldığında sosyal sitelerde suç işleyenleri cezalandırmak yerine şahsi çıkarlar için bu mecrayı kullanan tüm insanlar cezalandırılmaktadır.Bu durum kabul edilemez hele ki bu yasaklamanın milli iradeyi korumak için yapıldığını kimse iddia ve izah edemez.Kim olursanız olun dünyaya karşı koyamazsınız eğer dünyadan bağımsız olarak evrensel yasalara karşı olursanız dünya da size karşı olur.

Türkiye’nin tek çıkar yolu fütursuzca ,megaloman hislerle ve şahsi çıkar üzerine  oluşturulan kanunlar yerine evrensel insan haklarına saygılı ,dünya toplumlarının yararlandığı hakları sağlayan, devleti geliştirecek ve dünya konjonktürüne uygun düzenlemeler yapmaktır. 

ERTUĞRUL AKAR 
 
Toplam blog
: 8
: 640
Kayıt tarihi
: 29.04.14
 
 

Adalet Mülkün Temelidir ve mutlaka bir gün herkese lazım olacaktır.... Hak öyle güzeldir ki bir g..