​ Kartal yuvasında bir mabet / Sümela Manastırı / Gezi - Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Kartal yuvasında bir mabet / Sümela Manastırı

Kartal yuvasında bir mabet / Sümela Manastırı
 

Karadeniz Bölgesi’ni gezerken mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri de Trabzon’daki Sümela Manastırı’dır. Trabzon’dan Gümüşhane yoluna girince Maçka üzerinden yaklaşık 45 km.uzaklıkta, Altındere Milli Parkı sınırları içinde bu eşsiz eser. Altındere vadisi 1987 yılında milli park alanı ilan edilmiş. Bu milli parkı diğerlerinden ayıran en büyük özellik tabi ki bir kartal yuvasına kurulmuş havası bulunan Sümela Manastırı.

Vadinin içinden geçen Meryemana deresinin coşkulu suyu yol boyunca sizlere eşlik edecek. Yeşilin her tonu ile dans eden Meryemana deresinin mikro klima özelliği sayesinde barındırdığı zengin flora ve fauna sizleri büyüleyecek.

Sümela Manastırı’nı günübirlik ziyaret etmek de mümkün, konaklayıp çevreyi keşfetmek de. Maçka içinde ve Altındere vadisi yolu boyunca otel ve kampingler bulmak mümkün. Maçka’nın yaklaşık 16 km.güneyine düşen vadi boyunca zig zaglar çizerek manastır bölgesine ulaştığınızda 200 m.yükseklikteki kartal yuvasındaki mabete ulaşmak için zig zaglara devam etmek zorundasınız. Dere boyundaki restoranlar bölgesinden çıkmak isteyenleri bir hayli zorlu tırmanış bekliyor. Ancak yeni yapılan yan yoldan araba ile belli bir mesafeyi çıkabiliyorsunuz. Paralel bir yoldan daha kestirme yol da yapılmış. Yaşlılar ve zamanı az olanlar bu yolu tercih edebilir ya da fotoğraf meraklıları çıkışta bu yolu, inişte diğer yolu tercih edebilirler (milli parklara girişte, araç durumuna göre ücret alınıyor, unutmayınız).

Manastıra doğru tırmanışa geçtiğinizde yerden yükseldikçe Altındere vadisinin enfes manzarasını da seyretmeyi ihmal etmeyin. İnsanoğlunun ibadet için nerelere, nasıl ve hangi yollarla ulaşarak çalışıp çabaladığını görmek olağanüstü bir deneyim sahiden. Manastıra geldiğinizde geniş bir avlu ve kemer karşılıyor sizi. Hemen soldaki çeşmeden dağdan gelen soğuk su ile bir ferahlabilirsiniz.Ancak tırmanış bitti diyenler yanılıyorlar.Yaklaşık 40-50 merdiveni tırmanarak kaya kilisesi, şapeller, mutfak, misafir odalar ve ayazmanın bulunduğu alana girebiliyorsunuz(bu alana giriş 5 ytl, bir aile bu paraya itiraz ederek onca yolu gelmelerine rağmen buraya girmeden geri döndü, şaştım kaldım).

Bu alanda restorasyon devam ettiği için kısıtlı bölgeleri gezebiliyoruz .Kademeli olarak tüm manastır 2010 yılında tam anlamı ile gezilebilecekmiş oradaki yetkililerden aldığımız bilgiye göre.Bu harika yapıyı gezerken kilise ve kaya mağaralardaki figürlerdeki tahribatı gördükçe üzülüyoruz.Hemen hemen bütün figürlerde yer alan insan yüzleri ve özellikle gözler oyulmuş.Üzerlerine isimler, tarihler yazılmış.Kendimizden olmayana bu öfke neden diye sormadan edemiyoruz tabi ki, üzülmekten başka birşey gelmiyor elimizden(Tarihi eserlere saygı göstermeyi nasıl becereceğiz Allah aşkına?).

Efsaneye göre birbirinden habersiz rüyalarında Meryemana’nın bir resminin olduğu mağarayı gören iki ortodoks rahip ayrı ayrı Trabzon’a geldiklerinde karşılaşırlar. Birbirlerine rüyalarını anlatır ve bunun bir işaret olduğunu söyleyerek bu bölgeye ulaşırlar. Gerçekten de resim oradadır ve o mağaradan bir mabete dönüşüm başlar. Bu efsanenin misyonerlik faaliyetlerinin bir parçası olduğunu söyledi orada tanıştığımız bir esnafımız. Yorum yapmayıp geri dönüş yoluna giriyoruz.

Dönüşte manastır bölgesindeki ve yol boyundaki restoranlara uğrayıp, pide, mangal ve yöresel yemeklerden oluşan menülerden oluşan yemekleri tatmayı unutmayın.Fiyatlar gayet uygun, sıkılmadan istediğiniz yere girin. Afiyet olsun, yolunuz açık olsun.

 
Toplam blog
: 242
: 1784
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..