- Kategori
- Siyaset
Katil aramızda!

1 şubat 1979 yılında gazeteci Abdi İpekçiyi öldüren, sonrasında cezaevinden bu ülkenin geleceğinin temelinde adeta dinamit patlatan güçlerce cezaevinden kaçırılan ve ardından papaya suikast girişiminde bulunan ultra milliyetçi, tetikçi ülkücü ve son olarak ta vicadani retçi (!!!) M.Ali Ağca aramızda!
Ne acı bir gerçek ki bu tahliye bundan üç sene önce yine aynı zihniyetin savunucularının katlettiği gazeteci Hrant Dinkin katl edilişine denk geldi. Katili davul zurnayla karşıladık, vanasever, milliyetçi, yeri geldiğinde vatan uğruna ölmeyi ve öldürülmeyi (!!!) mübah gören zihniyetin militanı büyük bir şova imza attı, en lüks otellerde yer ayırtıldı kendisine, hazret o yere göğe sığdıramadığı Türk milletinin dilini konuşmaya tenezzül etmedi adeta, gazetecilerin tüm ısrarlarına rağmen kendini Türkçeden soyutladı, yetmedi hala bu ülkede asker cenazeleri üzerinden rant sağlayan yardakçılarına nazire yaparcasına kendisini vicdani retçi ilan etti, askerlik yapmaktan kaçtı. Vatanseverliğin kıstası cinayet işlemek, emperyalist sömürüye tepki koyan gencecik kız çocuklarını linç etmeye kalkışmak (Edirne, Erzincan)’daki gibi! Ne büyük bir çelişki ki vatansever, ultra milliyetçi Ağca askere gitmek istemezken, partisi kapatılan, milletvekkiliği yasaklanan ve kendisine 5 yıl siyaset yasağı konup “terör örgütü “propagandası yapmakla suçlanan kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı lideri Ahmet Türk’ün oğlu Ejder Türk askerlik görevi için hiç kaytarmadan askere gitti! Bu ne büyük çelişki, bu ne tutarsızlık! Dün haburda coşkuyla karşılanan PKK militanlarının bu karşılanış şekline reaksiyon gösteren aklı evveller acaba eli kanlı bir katilin davul zurna eşliğinde karşılanıp, en lüks otellerde yer ayırtılmasına ne diyecekler? Bir katil aramızda ve o işlediği cinayetin bu ülkenin bağrına saplanmış bir hançerin acısını bizlere hep yaşatacak.
Ne acı bir gerçek ki bu tahliye bundan üç sene önce yine aynı zihniyetin savunucularının katlettiği gazeteci Hrant Dinkin katl edilişine denk geldi. Katili davul zurnayla karşıladık, vanasever, milliyetçi, yeri geldiğinde vatan uğruna ölmeyi ve öldürülmeyi (!!!) mübah gören zihniyetin militanı büyük bir şova imza attı, en lüks otellerde yer ayırtıldı kendisine, hazret o yere göğe sığdıramadığı Türk milletinin dilini konuşmaya tenezzül etmedi adeta, gazetecilerin tüm ısrarlarına rağmen kendini Türkçeden soyutladı, yetmedi hala bu ülkede asker cenazeleri üzerinden rant sağlayan yardakçılarına nazire yaparcasına kendisini vicdani retçi ilan etti, askerlik yapmaktan kaçtı. Vatanseverliğin kıstası cinayet işlemek, emperyalist sömürüye tepki koyan gencecik kız çocuklarını linç etmeye kalkışmak (Edirne, Erzincan)’daki gibi! Ne büyük bir çelişki ki vatansever, ultra milliyetçi Ağca askere gitmek istemezken, partisi kapatılan, milletvekkiliği yasaklanan ve kendisine 5 yıl siyaset yasağı konup “terör örgütü “propagandası yapmakla suçlanan kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı lideri Ahmet Türk’ün oğlu Ejder Türk askerlik görevi için hiç kaytarmadan askere gitti! Bu ne büyük çelişki, bu ne tutarsızlık! Dün haburda coşkuyla karşılanan PKK militanlarının bu karşılanış şekline reaksiyon gösteren aklı evveller acaba eli kanlı bir katilin davul zurna eşliğinde karşılanıp, en lüks otellerde yer ayırtılmasına ne diyecekler? Bir katil aramızda ve o işlediği cinayetin bu ülkenin bağrına saplanmış bir hançerin acısını bizlere hep yaşatacak.