Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
512
 

Ruanda mı? Türkiye mi?

Ruanda mı? Türkiye mi?
 

Ruanda Meclisi


Türkiye’de evrensel insan niteliklerine sahip insan olmak ve bu niteliklerle bu coğrafyada yaşamak zor, dahası kadın olmak ise daha da zor. Dünyada kadınların siyasetteki eksik temsil sorununun giderilmesi için yasa ve anayasalarda cinsiyet kotası yerleştirilmesi kadınlara bir imtiyaz tanımaktan öte, kadınların siyasetteki eşitsizliği ve dezavantajları giderilinceye kadar geçici özel önlemlerin uygulanması olarak tanımlanıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünyadaki parlamentoların ortalama % 15'i kadınlardan oluşuyor. Dünyada kadın kotası, kadının siyasette temsili konusunda Afrika ülkesi olan Ruanda'da kadın parlamenter oranı % 56,3 oranla ilk sırayı alıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, parlamentoda kadın kotasının anayasaya konmasını isteyen Ka-Der Başkanı’na “Ruanda mı olsak istiyorsun! Buyur ol!” diye tepki göstermişti. Ruanda incelendiğinde ise Soykırımdan sonra 2000 yılında yaptığı anayasaya kadın kotası koyan ve 2003 yılında yapılan seçimle parlamentosundaki kadın milletvekillerinin sayısı açısından dünyada 1.sıraya yerleşen Ruanda’da, kadınların neleri değiştirdiğini, Ruanda Yurtseverler Cephesi milletvekili Dr. Juliana Kantengwa’ya sorulduğunda, Kantengwa 4 yıl öncesine kadar kadınlar için hayatın anlamının “evlilik” olduğunu, okuma ve çalışma hakkı olmadığını söyledi; soykırımda ölen kocası ya da babasının mirasını alma hakkı bile olmayan kadınların, bugün eğitimden adalet sistemine kadar ülkede pekçok şeyi değiştirdiği anlatarak “Kadınların sesi için kota gerekli” dedi.

Siyasi uzmanlar, “geleneksel olarak kocalarına ve çocuklarına bakmakla yükümlü olan ve toplumsal hayatta çok fazla görünmeleri ayıp sayılan” Ruandalı kadınlara verilen kotanın, Ruanda toplumunu ve kültürünü hızla değiştirmeye başladığına dikkat çekiyor.

Uzmanlar, Ruanda'da kadınların Meclis'teki temsil oranlarının artması ile birlikte son yıllarda, kadınları ve çocukları korumaya yönelik çok sayıda yasa çıkarıldığını, kadınların toplumsal hayatta daha fazla rol almasının şiddet olaylarının bile azalmasına neden olduğunu kaydediyorlar. Okuma-yazma oranları da son yıllarda hızla yükselen Ruandalı kadınların, siyasette ve toplumsal hayatta ön plana çıkmasının büyük ölçüde, 1994'te 800 bin kişinin ölümüne ve erkeklerin toplam nüfustaki oranının % 30'a kadar düşmesine neden olan soykırıma bağlı olduğu belirtiliyor. 

Ülkemizde bir grup önderliğinde Kadınlar daha fazla temsil edilebilmek için;

“Devlet, kadınların siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlardaki hak ve özgürlüklerini kullanmasını ve bunlardan yararlanmasını zorlaştırıcı engelleri ve her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmaya yönelik tedbirleri alır. Kadınların, TBMM, siyasal partilerin genel merkez ve il örgütleri, üniversiteler ile sendika ve üst kuruluşların yönetim organları, il genel meclisi, il belediye meclisi ve Büyükşehir Belediye Meclisi gibi seçimle gelinen görev ve mevkilerin yanı sıra, idare ve yargı organları ile mesleki konumlara erkeklerle eşit katılımını sağlamak amacıyla kota uygulaması da dahil olmak üzere özel önlemler alınır.”Maddesinin yasallaşmasını istiyorlar.

Birleşmiş Milletlerin hazırladığı “2012 Siyasette Kadın Haritası”, Türkiyenin siyasetteki kadın ortalamasında son sıralarda yer aldığını ortaya koymakta, BM Kadın Birimi ve Parlamentolararası Birliğin hazırladığı haritada, başı İskandinav ülkeleri çekmektedir.

Haritadan öne çıkanlar şöyle:

-Türkiye, yüzde 14,2 ile kadınların mecliste temsil edilme oranında 143 ülke arasında 88. sırada geliyor.

-Listenin başında ise sırasıyla Ruanda (% 56,3) Andorra (% 50), Küba (% 45,2) var. Sadece listenin başındaki 9 ülkede kadının mecliste temsil oranı % 40ı geçebildi.

-Kadınların kabinede temsil edilme oranlarında ise Türkiye, % 4 oranıyla 96 ülke arasında 90. sırada yer aldı. Bu sıralamada başı %52.6 ile Norveç çekti, onu, % 52.2 ile İsveç ve % 50 ile Finlandiya ve İzlanda takip etti.

-Mecliste en az kadın milletvekili oranına sahip bölge % 11.3 ile Arap ülkeleri oldu. Katar, Suudi Arabistan gibi tutucu ülkelerde hiç kadın vekil yok.

-Listeye göre dünyada sadece 8 ülkede kadın devlet başkanı ve 17 ülkede kadın başbakan var.

Günümüzde kadınların siyaset arenasında kadınlara kota öngören yasayı hayata geçiremedik,  Dünyanın en çok kadın milletvekiline sahip ülkesi yarısından fazlası kadın olan meclisi ile daha çok “Otel Ruanda” filminde diktatoryası ile tanıdığımız Afrika ülkesi Ruanda kadar olamadık ama kadınlarımıza yasalarla verdiği hakları dikkate aldığımızda hadi gel de Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha anma. Ülkemizde oy veren kadınlarımızın kendilerine en fazla önem ve kota veren siyasi partilere oy vermeleri öz çıkarları ile örtüştüğü gerçeğini göz ardı edemeyiz.

Bu arada; tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum.

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ruanda mı Türkiye mi. Biz gelmekte olan ülkelerden çıktık ve ya çıkmak üzereyiz Ruandaya göre.Orda toplumsal bir hareket var. Bir çıkış yolu aranıyor.Bizde kadınlar eğitimliler özellikle siyasete tepeden bakıyorlar.Diğer bir gurup idealist olanlar ise maalesf bu seçimlerde gördük. oran çok az. Siyasete kadınları saha çalışmasında görevlendirip yetki vermeye sıra gelince olmaz .olamaz.Kadınlar dayanışma içerisinde olsa son yerel seçimlerde meclis üyeliklerinde aday olanlar yanlarına seçilebilecekler yerden en az bir iki aday daha olması konusunda daha kararlı olsalardı bu sayı daha çoğalırdı.İnşallah gelecek seçimlerde.bu oransızlığın düzelmesi dileğiyle.

Birsen yn 
 24.03.2014 15:03
Cevap :
Birsen Hanım, konuyu oldukça iyi açıklayan yorumun üstündeki notlarınız için çok teşekkür ederim, kadınların siyasette var olabilmesi için mücadeleleri ile kararlılıkları çok önemlidir. Selam ve saygı ile.  25.03.2014 14:51
 

Kıymetli Nizamettin Biber: Bunun nedeni kadınlardan kaynaklanıyor. Bakınız Mahalle muhtarlığından tutunuz, Belediye, meclisi, Millet vekilliği, Bakanlık basamağına kadar kadınlar birbirini destekleseler kota yükselir azda olsa erkeğin olduğu yerde kadının da var olduğu hissedilir. Kadınların sadece evlerinde değil, yönetimin her kademesinde birbirini desteklemeleri gerekiyor sanırım.Güzel bir yazıydı.Saygılar sunuyorum.Sağlık ile mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 23.03.2014 15:58
Cevap :
Merhaba Mehmet abim, Kadınlar işin öznesi durumunda hatta siyasette iletişimi daha iyi yaptıkları için başarılı olma ihtimalleri de daha yüksek, parti ayrımı yapmadan mutlaka siyasete atılmalılar. Çünkü siyaset erki oldukça güçlü ve egemen. Teşekkür eder, selam ve saygılar sunarım, hoşça kalın.  24.03.2014 14:41
 

Kadınlar kota bekledikleri sürece veren olmaz, katılımlarının artması ve kadınların kadınları desteklemesi gerekmez mi? selamlar

Kadri KANPAK 
 17.03.2014 11:10
Cevap :
Kadri Hocam, önerinizde son derece haklısınız, sosyal mücadeleler süreklilik isteyen bir olgu, kotadan başlanılıp devam edilse en ideali ama bu eğitim, sosyal, ekonomik yapı ile zor görülüyor. selamlar  17.03.2014 13:38
 

Mecliste kadın kotasının yükseltilmesi ve tez zamanda hayata geçirilmesi çok önemli ama kim yapacak? Bu erkek egemen zihniyet mi? Yüce Atatürk zamanında seçme ve seçilme hakkını tanımış Türk Kadınına ama gelinen noktaya baktığımda içim kanıyor...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 10.03.2014 22:34
Cevap :
Gerçektende gelinen nokta son derece erozyona uğramış bir durumu ortaya konuyor, demokrasinin katılım ve sorgulama pay alma olduğu bilinciyle kadınlara büyük sorumluluklar düşmektedir, selam ve saygı ile teşekkürler Ayşegül hanım. Esen kalın  12.03.2014 22:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 887
Toplam yorum
: 3758
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2691
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster