​ Katlanmaya alışık toplumlarda ilkesiz ve temelsiz bir iyimserlik görülür / Kültürler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '12

 
Kategori
Kültürler
 

Katlanmaya alışık toplumlarda ilkesiz ve temelsiz bir iyimserlik görülür

Katlanmaya alıştı(rıldı)ğındandır bu ilkesizliğin, bu temelsiz iyimserliğin. "Ben neyim, kimim, niçin varım diye sor(a)madığındandır toplumdaki konumunu bilememen; korkaklığından, kendine güven duyamamandan, cahilliğindendir toplum yüzüne çıkmaya cesaret gösterememen,

Kuyruğunu ezelden bir yerlere kaptırdığındandır 'uşaklıkta' muebbete hüküm giymen; bunun acısıdır yüreğindeki bitmez tükenmez kinin sebebi. Bunun içindir ilhamlarını gerçek hayattan almak yerine gökten ve gaipten alarak kendini kandırmaya - aldatmaya - çalışman; bunu başaramadığındandır yalana dolana başvurman, kıvırman;

- Bundandır bir türlü dinin hegemonyasından kurtulamaman, bundandır bir çuval kömüre özgürlüğünü satman, köleliğe rıza gösterip kişiliğini unutman,

- Bundandır himaye altına girmen, korunmaya ihtiyaç duyman, bir başkasına avuç açman, zayıflık göstermen, baş kaldıramaman, sömürüye ayak uydurman, düzen(siz)in kurbanı olman,

Okumadığından, düşünmediğinden, akıl yerine sadece nakli tercih etmek kolaylığına kaçtığındandır içten içe çürümen, kokuşman, bilinçlememen; hürafelerle vakit geçirmen insan olabilmeyi kendine layık göremediğindendir, bu 'sahte' davranışlarda bulunman kendine değer ver(e)meyişindendir;

Kendi doğal yapının bilincine varamadığındandır toplum güçleri karşısındaki zayıflığın; bu yapıyı bilginle bilinçlendiremediğindendir toplumdaki açıkgözlerin kölesi durumuna düşmen,

Kendin ve toplum sorunlarına karşı ilgisiz ve bilgisiz oluşundandır yabancılaşman ve bu yabancılaşmayı bir "yazgı" gibi kabullenmen,

Şekerin tadını hâlâ şekerde aradığındandır damağındaki tadın farkına varamaman, okları kendine doğru değil de hep dışarıya doğru tuttuğundandır iç güzelliğini görememen,

Gözlerinden çok kulaklarına inandığındandır, bu kadar yanlışa düşmen,

Hep kıskançlık gösterdiğin için kör, nefretlik gösterdiğin için sağır ve hep kırılganlık gösterdiğin için topal kaldın!

Hep çürük tahtaya çivi çaktığındandır hayata tutunamadığın, hayatın -sadece- ıstırap kıyılarında gezindiğin, bundandır yosun bağlaman, hayatın akışına ayak uyduramaman,

İyi olanı yapabildiğin halde yapmadığındandır kendini hep "suçlu" görmen,

İyi olacağın yerde hep iyi göründüğündendir bu kadar riyakâr olman,

Yapacağın 'işi'ni konuşturacağına dilini konuşturduğundandır hep yerinde sayman,

Aydınlıktan yana karanlığı seçmendendir kurtların kente kadar inebilmesinin sebebi,

Kötülüklere karşı savaş vermekten korktuğundandır bir 'birey' bile olamayışın,

Suçunu kabul ettiğindendir bu kadar olumsuzluklar karşısında susman,

Yapanları görmemezlikten geldiğindendir, yapılanları anlatmanın "suç" olarak kabul edilmesi,

Saygıyı, sevgiyi sadece sözcüklerde aradığındandır bir davranışta bulunamayışın,

Sağlıksız bir toplum içinde yaşadığındandır kendinle barışık olamaman, sıcak ilişkiler kuramaman, yaşama sevinci duyamaman, dolayısıyla da bu kadar tadsız ve karamsar olman...

Alaettin Morgül / 21.01.2012 -  

 
Toplam blog
: 193
: 1086
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..