- Kategori
- İş Yaşamı - Kariyer
Kazanan Kim ? Demokrasi mi , Meritokrasi mi ?

Kazanan Kim ? Demokrasi mi , Meritokrasi mi ?
Seçimleri yeni atlattığımız şu günlerde doğal olarak ana gündemimiz seçim sonuçları. Demokratik bir seçim miydi; kazanan kim, bu resmi nasıl yorumlamalıyız, sonuçlar gerçeği yansıtıyor mu vesaire vesaire.
Siyasetle harmanlanmış insanların bile şoklar içinde izlediği, ilk kez şahit olduğu bu çıldırtıcı atmosferde benim gibi siyasete uzak olanların şaşkınlığı kifayetsiz kalır elbet.
Herkes gibi bende sordum kendime, kazanan kim?
Siyasetçilerde olduğu gibi bizlerde gerek iş yaşamında gerek özel hayatımızda hak etmediğimiz şeyleri yaşadığımıza inanır, yaşadıklarımıza da bir sorumlu bulmaya çalışır, sorumlu bulmak sorunu çözmeye tam olarak yaramasa da rahatlatır bizi, kendimizi iyi hissederiz.
- Aynı koşullarda yola çıktığımız arkadaşımız, alır yürür iş hayatında, ‘’adam ballı ya ‘’ deriz.
- O genel müdürlük koltuğunu ben hak ediyordum aslında ama ‘’yaranmaya çalışmadım’’ deriz.
- Uzun zamandır peşinden koştuğumuz müşteriyi rakibimize kaptırır, ’’ içeriden tanıdığım yoktu’’ deriz.
- Aslında biz yönetici ya da işverenizdir ama çalışanlarımız yetersiz ya da yeteneksizdir.
- İşlerin iyi gitmemesinin temel sorumlusu ekonomidir, acımasız rekabettir, siyasi istikrarsızlıktır…
Elbette ki koşullarımızı zorlaştıran, sınırlarımızı zorlayan sayısı faktör var üstelik yadsınmayacak kadar önemli. Bir çırpıda atlayamayacağımız kadar yüksek. Lakin zorlu koşullar hepimiz için varken neden aşabilenler sadece bazılarımız.
Farkı yaratan ne? Gerçek kazanan kim?
Yaşadığımız demokratik bir seçimse eğer seçilen siyasi parti ya da liderleri en iyi yönetimi sağlayacağı konusunda yeterli yeterliliği, etkiyi, gücü, kuvveti göstererek çoğunluğun onayını, oyunu almadılar mı?
Antidemokratik bir seçimse eğer; yönetimde olmaya odaklanan siyasi parti ya da liderler hedeflerine ulaşmak için; yeterli yeterliliği etkiyi, gücü, kuvveti göstererek istediği sonucu elde etmediler mi?
İş hayatında başarıyı elde edenler de; yeterli yeterliliği, etkiyi göstererek müşterilerini, tedarikçilerini, çalışanlarını elde etmeyi, elde tutmayı başaranlar, zorlukları karşısında, sürekli değişim ve gelişim için gerekli gücü, kuvveti gösterenler değil mi?
O halde kazanan sadece ; (Meritum; ) yeterli (krasi ) güç, etki ve kuvvet değil midir?
Ve kazanan her zaman Meritokrasi ise eğer; kazanmak için soralım kendimize?
Müşterilerimizde, çalışanlarımızda istediğimiz etkiyi yaratmak için neyi daha farklı yapmak gerekiyor?
Karşılaştığımız zorluklarla baş edecek gücü kendimizde bulmak için hangi özelliklerimizi değiştirmek ya da geliştirmek gerekiyor?
Kazananlar da olan, bizde olmayan neler var?
Yeterli yeterlilik tam olarak nedir ve neleri yapar ya da sağlarsak yeterli yeterliliğe sahip olabiliriz?
Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle
Sevgiyle Kalın