- Kategori
- Futbol
Keita sezon sonunda satılmalıdır!

Galatasaray'a yakışmıyor!
Galatasaray Trabzonspor karşısında daha önde başladı maça ve oyunu rakip alana yıktılar. Aslında bu, bir çok maçta böyle oluyor ve Galatasaray öne geçince geriye yaslanıyor ve gol yemeden rahatlamıyordu. Ancak bu kez Trabzonspor kalecisi Onur'u üst üste üç pozisyonda geçemeyince oyunun ayarı bozuldu.
İlk 10 dakika ile son 15 dakika Galatasaray rakibine göre üstündü ancak bu üstünlük gol getirmedi. Kalan 65 dakika Trabzonspor ne yaptığını çok daha iyi bilen bir ekip görünümündeydi. Sahayı daha iyi parselleyen, pas trafiğini daha iyi kuran, toplu hücum ve defansı oldukça başarılı uygulayan, defans arkasına atılan toplarda sürekli tehlike yaratan takım Trabzonspor'du.
Bu maçta da yine gördük ki, Galatasaray'ın belli bir oyun planı yok. Tek belli olan husus kimin hangi mevkide oynadığı. Son 15 dakika hariç, hatlar arasındaki kopukluk o kadar sırıtıyor ki, topu alan her Galatasaraylı oyuncu karşısına gelen bir kaç rakiple boğuşmak zorunda kalıyordu.
İşin ilginç yanı, bu durum kaç maçtan bu yana devam ediyor ama gören yok. Geçen hafta, Ankaragücü maçından sonra
"Galatasaray kendi yarı alanını kapatmada becerikli gibi gözüktü ama buna katkı yapan A.Gücü'nün beceriksizliğini görmezden gelemezsiniz. Korkum; bu durumun 3-0'lık galibiyetle gözden kaçırılacağıdır. Daha becerikli takımlar (bu hafta Trabzon maçı gibi) karşısında bu futbolla ne yapacağını, kalesini ne kadar kapatabileceğini, golü nasıl yapabileceğini kestirmek güç. Galatasaray'ın hücumda, başta Keita olmak üzere becerikli ayaklarına güvenmekten başka bir oyun planı yok.
En kötüsü ve asıl önemlisi; Galatasaray şampiyon olma yolunda rakibinin üzerine giden, coşkuyla oynayan, hırslı, sahayı iyi parselleyen, ileride çoğalan, ne yaptığı bilen, güvenli bir takım görünümünde değildi. Ben Galatasaray'da şampiyonluk havası göremedim."
demiştik. Ne dediysek yine öyle oldu maalesef. Teknik heyet ya göremiyor ya da çare bulamıyor.
Galatasaray'ın "becerikli ayaklarına güvenmekten başka oyun planı olmayan" Keita, yine sürpriz yapmadı ve "bir maç oynarım iki maç dağıtırım" felsefesinde değişiklik olmadığını gösterdi. Darmadağın oynayan bir oyuncu, düşünmüyor, vurulacak yerde artistik hareket deniyor, çok müsait pozisyonlardaki arkadaşına pas çıkarmak yerine vurulmayacak yerlerden kaleye vurup pozisyonları öldürüyor. Günümüz futbolu böyle lüksleri kaldırmıyor, takımı için oynayacak mücadeleci futbolcular istiyor.
İyi kötü oynamak bir yana.. Daha maçın 4. dakikasında tribünlerden atılan plastik bir su şişesi ayağının bir metre uzağına düşüyor, sıçrayan su ayağına geliyor ve ayağına sert bir cisim gelmiş numarası çekiyor. Ben böyle kötü niyetli bir oyuncuyu Galatasaray'a yakıştıramıyorum. Ben Kadıköy'de alnı kanamasına rağmen dimdik duran Eric Gerets gibi adamları görmek istiyorum Galatasaray'da.
Bir maç oynayan iki maç oynamayan, dağınık, şahsi oynayan ve en önemlisi dürüstlük konusunda şüpheler uyandıran, en basit tabiriyle bu "mızmız" oyuncu Galatasaray'a yakışmıyor. Satılması Galatasaray'a artılar katacaktır.
Onur'u oynatan Trabzonspor'u görüp Ufuk Ceylan'a üzülmemek elde değil. 18'e bile almamışlardı.. Maçın 51. dakikasında burnunun dibine kadar gelen topa açılmayan Leo Franco yüzünden bir gol daha yiyorduk ki, şans bizden yanaydı. Ufuk Ceylan Türkiye'nin, belki de Avrupa'nın en iyi kalecisidir ve kendi iyiliği için hemen başka bir takıma gitmelidir.
Emre Güngör'e kızmaya gerek yok. Bu tür beceriksizlikler her zaman her futbolcunun başına gelebilir. O gol olmasaydı da Trabzon golü bulacaktı zaten çünkü o dakikalarda akın akın geliyordu Galatasaray'ın kalesine. Golü bulunca oyunu daha rolanti bir hale çevirdiler. Emre bir kaç pozisyonda bu hatanın tesirinde kaldıysa da maç boyunca kesicilik görevini mükemmel yaptı.
Jo çok iyi bir santrafor olduğunu her hafta gösteriyor. Topu indiriyor, defansı zorluyor, adam geçiyor, kafa toplarını alıyor, pas yapıyor, ver-kaçlara giriyor, oyunun tamamında var, sürekliliği saygı duyulacak cinsten.
Dos Santos'u bu maçta beğenenler çıkacak ama ben oyunun sadece tek yönünü iyi oynadığını, defansına hiç destek vermediğini, topsuz oyunda olmadığını düşünüyorum. Tekniği mükemmel ama Galatasaray'da mükemmel işler yapmanın gerekliliğine inanmıyor.
Maçın hakemini her zaman olduğu gibi yine eleştirmiyoruz. Normal sayıda hata yaptı, her iki takıma da eşit mesafedeydi, çok koştu, tebrik edilmeyi haketti.
Yazarın Notu: Bu maçın tek züğürt tesellisi; haftaya oynanacak olan fenerbahçe maçını, mutlaka kazanmak zorunda olunan bir maç hale getirmesidir.