- Kategori
- Spor
Keita'yı yenmek imkansızdı!

Galatasaray bu maçla birlikte yediği gol sayısı 21’e ulaştı. Bu sayı Beşiktaş’ın yediğinin üç buçuk katı oldu. Ligin son dört takımından da iki ile beş gol daha az yemiş.
Galatasaray çok gol yemeye devam ediyor.
Maçın kadrosuna bakıp Galatasaray’ın orta sahada iki kişiyle oynadığını görüp, bu iki golüne nedenini buna bağlamak mümkün ama bu sefer öyle olmadı. Galatasaray bu maça çok ilginç bir ofsayt taktiği ile çıktı ya da defansını çok ileride kurdu da diyebiliriz. Son adam Servet ile kaleci Franco arasındaki mesafe zaman zaman 35-40 metreyi buldu. Antalyaspor’un ikinci golü öncesinde Djieouha’nın sağ kanattan geliştirdiği ve kaleci ile karşı karşıya kaldığı ve Franco’nun güçlükle çıkardığı pozisyon ilk yarının özeti gibiydi. Ancak maçı Antalyaspor’un rekor sayıda (10 adet) ofsayt ile tamamlamasından anlaşılacağı üzere Galatasaray bu ofsayt taktiğini maçın sonuna kadar sürdürdü.
Galatasaray’ın yediği iki golde de çok ciddi kademe hataları vardı. İlk golde defansın bir anda ileriye çıkmasına rağmen Orhan Ak’ın ofsayt dışında kalmış olması tam bir amatörlüktü. Bir bakıma da rakibini küçümseme havası vardı. Antalyaspor da cezayı kesti. Son yıllarda hiçbir Avrupa takımının böyle bir defansif taktik uyguladığını görmedim.
Bu dengesizliğin bir nedeni de Galatasaray’da Hakan Balta’nın stoper bölgesine çekilmesi de olabilir. Emre Aşık neden oynatılmıyor sorusunu bir kere daha sorma gereği hissediyorum. “Caner’i oynatmak için” cevabı gelecekse o zaman bu soruyu sormamış oluyorum.
Galatasaray kalesinde gördüğü net pozisyonların sayısının bu maçta attıklarından ve kaçırdıklarından daha fazla olduğunun notunu kenar yönetimi tarafından özenle not ediliyordur diye umuyorum.
Galatasaray’ın ileri hattında büyük bir sorun gözükmüyor. Zaten öyle futbolculardan oluşuyor ki karşılaşma 2-0 devam ederken bile maçın böyle bitmeyeceğini hissediyorsunuz.
Bugün Keita çok özel top oynadı. Şu an Türkiye’de bölgesinin en iyisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Fenerbahçe maçı öncesindeki kimliğiyle oynadı. Nedir bu özelliği; üç kişiyle bile tutulamayan, her atakta çizgiye inebilen ve mutlaka bir arkadaşına gollük pas çıkarabilen bir futbolcu olması.
Günümüz futbolunda orta sahaların güçlendirilmesi nedeniyle eskisi gibi kanat akınları izleyemiyoruz. Sadece Türkiye özelinde değil bu söylediğim şey. Dünyanın bir çok ülkesinde takımlar kale çizgisine inmiyorlar, köşeleri de ancak korner atmak için kullanıyorlar. Keita belki de bu oyun yapısı ile Avrupa futbolunda bile olmayan bir şeyi yapıyor. Bugün gol atmakla kalmadı; iki de asist yaptı ki bu paragrafın içinde anlattığımız özellikleriyle.
Kewell da Galatasaray’ın Antalyaspor karşısında 2-0’dan 3-2’ye maçı çevirmesini sağlayan önemli futbolculardan biriydi. Köşeler Kewell’ı sevmiyor. Bugün de rakibinin ayağından çıkan bir pozisyonda hakem ters karar vermekle kalmadı bir de sarı kart gördü Avustralyalı futbolcu. Ancak ligimizin özellikleri olan çok düzgün profesyonellerinden biri Kewell. Antalyasporlu Yalçın’ın kendisine yaptığı harekete karşı her futbolcu onun gibi tepki vermiyor.
Lafı Antalyaspor’a getirdik, devam edelim. 2-0 öne geçtiği karşılaşmayı kaybetmeleri maçın içinde devamlılık gösterememeleri, kopuk kopuk oynamalarından kaynaklandı. Maça çok iyi başladılar ve Galatasaray’ın hazırladığı ofsaytlardan çok akıllıca kurtularak goller buldular. Daha fazlasını da atabilirlerdi ancak ya şanssız ya da attıkları andaki beceriden yoksundular. Kuşkusuz bu maçta durdurulamayan bir futbolcu vardı. Antalyaspor ne yaparlarsa yapsınlar kaç kişiyle tutmaya çalışırlarsa çalışsınlar Keita’yı durduramadılar. Çeyrek saat kala çıkmasa belki Galatasaray bir iki gol daha bulabilirdi.
Kısacası bugün Galatasaray'ı değil ama Keita'yı yenmek imkansızdı.
Antalyaspor’un ligimizin üç büyüklerinden puan alamamış olması ilginç bir nottu.
Bu Galatasaray için çok önemli bir galibiyet oldu ve ligin ilk bölümünü büyük bir ihtimalle Fenerbahçe’nin önünde bitirme hatta lider kapatma yönünde önemli bir engeli de aşmış oldu.
Galatasaray’ın defansındaki sorunun Avrupa’da önümüzdeki dönemde çok daha güçlü takımlara karşı oynayacakları maçlar öncesinde çok önemli uyarı verdiğinin altını çizerek yorumumuzu bitirelim.
Uzay Gökerman