- Kategori
- Su Sporları
Kelebek stilin incelikleri - 1

Michael Phelps, kelebeği sudan fazla yükselmeden adeta su yüzeyinde sürünür gibi yüzebiliyor.
Sevgili okurlar, en çok merak edilen ve heyecan uyandıran yüzme stili hiç kuşkusuz kelebek. Bunun nedeni de ortada; kelebek stilde yüzmek oldukça zor. Havuzlarda ne zaman kelebek stilde yüzmeye çalışan kişileri görsem ne kadar büyük çaba harcayıp ne kadar yanlış hareketler yaptıklarını görüyorum. Bu stili kendi kendinize, hiç ders almadan öğrenmeniz olanaksız değilse de oldukça küçük ihtimal. Dolayısıyla ben hemen yazımın başında kelebek stili hakkını vererek, düzgün bir şekilde yüzmek isteyen dostlara, iyi bir yüzme antrenöründen ders almalarını tavsiye ederim. Bu stili biraz olsun biliyorsanız ve ufak tefek hatalarınız olduğunu düşünüyorsanız bu makalemde ve takip edecek bir iki makalemde yazacaklarım bu hatalarınızı biraz olsun düzeltmenize yardımcı olabilir.
Daha önce yazdığım iki makalede kelebek stilinden bahsetmiştim. İlkinde stili genel olarak anlatmış, ikincisinde de daha uzun ve yorulmadan nasıl yüzebileceğinizi anlatmıştım. Şimdi ise bu stildeki hareketleri parçalara ayırıp her birini biraz daha detaylı anlatacağım. Hazırsanız nefes almanın incelikleriyle başlayalım:
Kelebek stilde nefes alma fazına geçişte dikkat edilecekler:
· Nefes almak için yükselişe geçtiğinizde suyun içine doğru bakın, ileriye değil. Bu ne yazık ki çok yaygın olarak yapılan ve önemli bir hatadır. Genelde yüzmeyle ilgili etkileyici olması hedeflenen posterlerde kelebek stilde yüzerken suda fazlasıyla yükselmiş, adeta Jaws’ın saldırıya geçtiği andaki gibi başını havaya kaldırıp ileriye bakan yüzücüler görürsünüz. Bu pozisyonu ancak poster için resim çektirirken görebilirsiniz. Kelebek stilde yüzerken ileriye bakan yüzücü göremezsiniz. Yarışın başından sonuna kadar bakış hep dipteki çizgidedir, ileride görülmesi gereken hiçbir şey yoktur. Evet, ne yazık ki bu yönden yüzme o kadar da sürprizlere açık bir spor değil. Dışarıdaki dünyayla hiç ilgilenmeden, sadece dipteki koyu renkli çizgiye bakmalısınız. Nefes alırken yükseliş anında ileriye bakmak için harcayacağınız enerjinin sizi çok daha hızlı yoracağını bilin ve boynunuzu serbest bırakın.
· Suyu yüksek dirsekle çekin, yani ön kolunuzu (dirsekten elinize kadarki bölüm) kuvvetli itiş pozisyonuna getirin. Nefes alma aşaması sona erince başın tekrar suya girmesiyle birlikte suyu çekmeye başlamalısınız. Bu aşamada yüksek dirsekle su çekişi çok önemli zamanlama avantajı sağlıyor. Yüksek dirsek, kolumuzun ön kısmını tek parça olarak kullanmak anlamına geliyor. Yani parmak ucundan dirseğe kadarki kısmı bir kürek gibi düşünün ve buradaki tüm alanı kullanmaya çalışın. Omuzdan dirseğe kadarki bölüm ise olabildiğince su yüzeyine yakın kalmalı, yani kulacın tüm aşamalarında dirseğiniz suyun yüzeyine çok yakın olmalı. Aksi halde kulacınız yavaşlayacak ve omuzlarınıza fazla yük binecek, bu da incinmelere sebebiyet verebilecektir.
· Kulacınız belinizin hizasına geldiğinde suya uygulayacağınız kuvveti en iyi şöyle tarif edebiliriz: sanki havuzun kenarına gelmişsiniz de havuzun dışına çıkmak için kendinizi havuzun kenarından yukarı doğru itiyormuşsunuz gibi olmalı. Bu aşamada, yani suyu iterken ön kolunuz, eliniz ve el bilekleriniz suyun basıncını iyice hissetmeli. Yani kulacınız suyun içinde ilerleyip son aşamaya gelince hızı da artmalıdır. Suyu çekmeye başlayınca yavaş, sonlanmaya yakın ise iyice hızlı olmalı.
· Ayak parmaklarınız geriye doğru uzatılmış olmalı. Bu stilde ayak bileğinin esnekliği çok önemlidir. Ayak parmaklarınızın hep geriye bakması ayak vuruşunuzun daha verimli olmasını sağlayacaktır.
Bu makalede yeterince teknik detaya girdim sanırım. Bir sonrakinde kelebek stille devam edeceğiz.
Sağlıcakla kalın