​ Kendine "sanatçı" diyen şarkıcıların garip zekası / Magazin / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '09

 
Kategori
Magazin
 

Kendine "sanatçı" diyen şarkıcıların garip zekası

Kendine "sanatçı" diyen şarkıcıların garip zekası
 

Zorunlu olarak televizyonla geçirdiğim her dakika, benim nasıl bir ülkede, nasıl insanlarla beraber yaşadığımı görmeme yardımcı oluyor.

Televizyon ile geçirdiğim her yeni dakika kadınları ekran karşısına kilitleyen, beyinlerini uyuşturan sabah programlarına “sanatçı” unvanı ile katılan şarkıcıların ne derece kültürel derinlik taşıdıklarına şahit oluyorum.

İşin ilginç yanı, tek ortak noktası alkışlamak için programlanan seyirciler ile dolu bu programların insanlara ne aktardığını her sorguladığımda, çıkmazlarla dolu karanlıklara hapsoluyordum.

Yine de annemi izlemekten vazgeçiremediğim programların karşısında kanal kanal dolaşırken ülkemi tanıyor, çevremdeki insanların nelerden zevk aldığını görüyorum diyerek kendimi avutuyorum.

İçler acısı halde televizyon kanallarımız. İnsanlar ne isterlerse onu yayınlıyoruz yalanının ardına sığınmamak lazım. Televizyon kanalları ne koyarlarsa o izleniyor bir şekilde. Zaten her kanalda benzer formatta ürünler olduğundan tüketici ister istemez bu ürünleri tüketmeye zorlanıyor.

Mavi Şeker Rezaleti

Annemle sohbet etme imkanı bulduğum ender noktalardan biri olan salondaki televizyonun karşısında yer alan koltuğa yine sohbet amacıyla kuruluyorum. Bir yandan annemle sohbet ederken, annem daha çok ekrana odaklanmış televizyon programını izliyor.

ATV’de Ece Erken’in sunduğu Mavi Şeker adlı sabah programını izliyoruz.

Ece Erken bağırdıkça izleyiciler coşuyor, alkışlıyor, gaza geliyor.

Konuklardan biri manken asıllı oyuncu, diğeri tiyatro sanatçısı bir diğeri de Popstar Armağan. Hani şu Bülent Ersoy’la evlenip boşanan kişi.

Program formatı gereği birden ilkokula giden bir çocuk ekranda beliriyor. Ve konuklara ilkokuldan seçmece sorular yöneltiyor. Amaç konukların ilkokul diploması alıp alamayacağını sorgulamak. Arka planda eğlence ve bol kahkaha var tabi.

Konukların her biri heyecanlanıp yüzlerinin şekillerini değiştiriyorlar. Sorulara ya cevap veremezlerse? Rezil olmazlar mı? Sürekli “biz sanatçıyız” diye vurgu yapan konukların bu basit soruların her birine cevap vermeleri gerekiyor.

Asıl olay buradan sonra başlıyor zaten.

Hayretler içinde ekrana bakan ben ilk soruya verilen cevaplarla şoka giriyorum.

Soru “Akdeniz ikliminin bitki örtüsünün ismi nedir?” Seçenekler arasında maki, bozkır, orman var. Ülkemizin sanatçıları cevap olarak bozkır diyorlar. İlkokul çocuğu gülüyor. Sanatçılar garip şekillere giriyor. Zaten öyle diyecektik, şaka yapmıştık diyerek…

Hava sıcaklığını ölçen araç nedir?

Barometre diyor ülkemizin sanatçıları… İlkokul çocuğu gülüyor. Yanlış cevap. Doğrusu termometre olacak.

Akdeniz’i İç Anadolu ile birbirine bağlayan geçidin adı?

Zigana diyor konuklar hep bir ağızdan. Karadeniz’deydi o. Uğruna şarkılar yazılmıştı. Çocuk yine gülüyor. Sanatçılar garip.

6 sorudan 2’sine cevap veriyor en iyi yapan. Kalıyor bu sanatçılar sınıfta! Yazıklar olsun.

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

 
Toplam blog
: 430
: 2186
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..