- Kategori
- Mizah
Khan Han olsaydı.

Ben suçsuzum Hakim Bey!
Geçtiğimiz günlerde İMF Başkanı Dominiqe Straus Khan'ın bir otel odasında hizmetçiye tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklanması hepimizi şoka uğrattı. Çoğumuz "Oğlum Khan! Koskoca İMF'ye Başkan olmuşsun ama sende gram akıl yokmuş" demekten kendimizi alamadık.
İMF Başkanı Straus Khan değil de bir Türk, söz gelimi Şerafettin Han olsaydı yırttı gittiydi. Elini kolunu sallaya sallaya emniyetten çıkar, belki emniyete bile götürülmez, eskaza hakim karşısına çıksa bile serbest bırakılırdı. Üstüne üstlük Adliye merdivenlerinde demeçler verir: "İddia sahibi hizmetçiye dava açma hakkımı saklı tutuyorum" diyerek efelenirdi.
Hakim karşısındaki savunması muhtemelen iki türlü olurdu.
" Hakim Bey! Ben odamda o gün katılacağım toplantıda yapacağım konuşmamın metnini hazırlarken bu temizlikçi geldi ve odayı temizlemeye başladı. Kendisini müteaddit defalar tozları notlarımın üstüne üfürmemesi için ikaz etmeme rağmen dinlemedi, üstelik bir de ölmüş anama küfretti. Ben de o kızgınlıkla tuttum onu üfürdüm. Olay bundan ibarettir Hakim Bey. Yüce adaletinize güveniyorum."
" Hakim Bey! O gün otel lobisinde Kazım abi, Coşkun abi, Behçet abi, beeen bir iki tek attıktan sonra odalarımıza dağıldık. Odama girdiğimde bu şıllık temizliği bırakıp orama burama sürtünmeye başladı. Müteaddit defalar ikaz etmeme rağmen davetkar fiilini sürdürdü. Biz de erkeğiz tabii di mi Hakim Bey. Alkolün de etkisiyle gönüllü bir beraberlik yaşadık. Bu şıllık iş bittikten sonra " Yüz bin dolar ver, yoksa seni cümle aleme rezil ederim" diye tehdit etti. Ben de kendisini odamdan kovdum. Mesele bundan ibarettir Hakim Bey. Yüce adaletinize sığınıyorum."
Eeeee...bu samimi savunmalardan sonra hakim serbest bırakmasın da ne yapsın. Kıvrak Türk zekası diye buna derim ben.