- Kategori
- Siyaset
Kılıçdaroğlu'nun fetvası!

Türkiye'nin temel sorunlarından biri, hatta birincisi "aydın"ının, milli-manevi ve tarihi değerlerinden uzak duruşudur, dersek abartmış olur muyuz?
CHP'nin taze lideri Sayın Kılıçdaroğlu, Mehmet Akif'in Kastamonu vaazını "fetva" yapıverdi. Sayın Kılıçdaroğlu'nun fetva ile vaaz'ın farkını bilmediğinden emin olabiliriz... En azından bugüne kadar; çünkü bugün Taha Akyol başta olmak üzere kimi yazarlar konuyu ele aldılar köşelerinde.
Bizim "aydın"ların yolu pek camiye uğramadığı için, çoğu zaman "Mimber" le "Mihrab"ı karıştırırlar. Hutbe ile vaazın farkını bilmezler. Bir tek minareyi bilirler; o da bilinmeyecek gibi değil de ondan; ayan beyan açıktadır çünkü...
Bir zamanlar gazetelerimizden biri, "Bu yıl Kurbanla Hac bir araya geldi" diye manşet atmıştı ya... İşte, dinle hiçbir şekilde kesişmeyen hayatların gazete manşetlerine yansıyan "fetva"ları da böyle oluyor!!
Bir kaç yıl oluyor; benim evin yanındaki camide bir ikindi namazı kılıyorduk. İmama uymuş, ikindinin farzını kılıyorken, yanıma usul usul birinin yanaştığını hissettim... Adam, yanıma gelince kulağıma eğildi ve; "Abi, caminin tuvaleti nerede?" diye sordu.
Tabii, namazda olduğumuzdan ben bir şey demedim. Adam, soruyu tekrar etti... Biraz bekledi; baktı ki cevap yok, geldiği gibi usul usul dışarı çıktı.
Komik olan şudur ki, bu yaşına gelmiş ve böyle bir ülkede yaşayan bir adam, insanların namaz kılarken konuşmayacağını bilmiyor. Demek ki, ömrü hayatında ne camiye girmiş ne namaz kılan görmüş...
Şu mübarek gün yanlış anlaşılmasın; elbette herkes ibadetinde de, ibadetsizliğinde de; imanında da, inkarında da özgürdür... Ancak, insan ülkesinin değerleri ile bu kadar yabancı ve bunlara bu kadar umarsız olmalı mıdır?
Televizyonun birinde biri anlatmıştı: İstanbula gelen bir yabancı soruyormuş arkadaşına... "Sabahın erken saatlerinde birisi bağırıp duruyor; çıkıp balkona bakıyorum ama bir türlü bağıranı göremedim"... Anlaşılacağı üzere, bu yabancı sabah ezanından söz ediyor...
İyi de, o adı üstünde "yabancı"... Ne bilsin ezanı, camiyi, Kuranı, kurbanı; vaazı, fetvayı...
Biz daha kendi aydınımıza öğretememişiz... O da bir yana halka daima yüz yüze olması gereken "siyasilerimiz" bile habersiz bunlardan!!
Neyse!... Hiç değilse, "Bu yıl oruç Ramazana denk geldi" diye manşet çıkmadı. Sayın Kılıçdaroğlu da vaazla fetvanın çok farklı şeyler olduğunu bugün öğrenmiştir artık...
İyiye gidiyoruz yani!...