​ Kimi arıyorum biliyor musunuz? / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

30 Haziran '08

 
Kategori
Blog
 

Kimi arıyorum biliyor musunuz?

Kimi arıyorum biliyor musunuz?
 

Blogda yeni yazmaya başladığımda her yazıma hoş yorumlar yazan bir bey vardı. Hoşuma gidiyordu yazılarıma yazdığı güzel sözler ama bana K.....ciğim diye hitap etmesindense aynı oranda hoşlanmıyordum. Silinmesini rica ettiğim bir mesaj yazdım, yazdığı yorumların ve yazılarının güzelliğinden bahsederek, son derece kibar bir dille bana cimli-cımlı ekler kullanmadan hitap ederse daha da mutlu olacağımdan bahsettim. Vay efendim, artık onun yorumlarını silmeliymişim, beni bir daha okumayacakmış, ..............mış-mış-mış, falan falan... Hayır kesinlikle onu aramıyorum

Güneş görmeyen insanların mutsuz olduklarını okumuştum bir çok yazıda, güneşi bol bir memleketten bir okur-yazarımız, Allaha yazdığım bir duayı abartmış abartmış ve neyi neden ve niçin bu kadar büyüttüğünü bir türlü anlayamadığım bir sebeple; benim hikaye kitaplarım çıksa bile okumayacağını, yazılarımın aynı kısır döngü içinde döndüğünü bir kaç yorumla dile getirmiş büyük bir kızgınlıkla. Yayımladım ve cevap verdim aynı şaşkınlıkla. En son yorumunda Şerbetçi yazarlar demiş ve Türk Dil Kurumu Sözlüğüne bakıp da göremediğim “Pampik” kelimesini benim için kullanmış. Son yorumuna cevap vermediğim gibi yayımlamadım da. Hayır kesinlikle onu aramıyorum.

Genelde sevmem kendini saklayan-gizleyen insanları. Kim olduğunu bilmediğim hatta kadın mı erkek mi emin bile olamadığım bir yorumcu, ha babam iltifat yorum bombardımanına tuttu beni yazılarımın çıktığı ilk günlerde. Tek bir yer düşlermiş benim olduğum ve sadece kendisinin olduğu bir cennet, falan-falan... Bu arada ben onunla olmak ister miyim? Bu ona göre küçük bir ayrıntı gibi görünmüş anlaşılan. Tüm yorumlarını sildim. İlan-ı aşk edenler, kapalı zarfı uzatıp ne dediği belli olmayanlar, yazılarımı okuduklarını anlama kapasiteleri olmadığı için anlamsız bulanlar, ......... Hayır kesinlikle onları da aramıyorum.

Ne kadarsanız o kadar katarsınız kendinizi gerisi laf kalabalığı gibi gelir bana ve gereksiz incitmelerden kaçınmalıyız hem karşımızdakileri hem de kendimizi. Bazı yazılar okuyorum, noktası-virgülü olmayan hatta cümleler küçük harflerle başlıyor. Es geçiyorum yorumsuz. O editörün sorunu onu yayımlamayı uygun görmüşse bir bildiği var mıdır? Bilemem.

Bazı yazılar var, bazen kısacık paragraflar halinde bazen de uzun hiç fark etmez, iki-üç kez okurum o kadar anlamlı, bu da onlardan bana göre, kişileri tanımadan önce kelimelerine vuruldum. Kelimelerden sonra oluştu Blog habercilerim. Uzun bir liste, bazen hiç bloga girmeden habercilerimi okuduğum içinde kaçırıyorum bir şeyleri. Biri vardı, kelime cambazı bir kız. Geniş bir cebi vardı rengarenk, cebinde kelimeleri, kelimeleri her seferinde yüreğime dokundu. Sıcaklığı doğduğum yerlere yakınlığından kaynaklanmıyor. Olduğu gibi, yüreğinde her kılcal damarda damardan duygular var.

Apayrı statülerde yaşamamıza rağmen tanıdık geliyor bana acıları. Ben onun yazılarını hüzünlerinden tanıdım eski bir yaşamda birlikte olmuş gibi. Babasına duyduğu hisleri her okuduğumda gözlerim yeniden dolar. Kızlarımın duygularıyla eş tuttum onun duygularını. Gitmelerin ardından yarım yürekleri tamamlar gibi kelimeleri... Tamamlayamadığım için mi sevdim bu kadar? Güzel yüreklim derim ona kimi zaman yeterli söz bulamayınca yazdığı yazıların duygularına, ağzından bal damladığı için değil yüreğinden kan damladığı için de değil, gerçekten güzel bir yüreği olduğu için. İnsanca duygularımızı dile getiren kelimelerimizi paylaşmak için buradayız. Blog toplantılarının kızıl saçlı kızı o. Hangisi diye soracaksınız biliyorum. Söyleyemem.

Geçtiğimiz güneşli bir kışta tanıdım kendisini. İş çıkışı bir kafede oturduk. Hiç saklamadan açtım içimdekileri döktüm masaya bir bir, acaba bir yerlerde anlatır mı düşüncesi geçmeden. Öylesine tanıdık ve benden gibi. Gözlerine güvendim, insanlığına da. Bu gün olmuş güvenim boşa çıkmadı. Umarım hep aynı duygularla, katılamadığım blog toplantılarında size onun hattından selam yollamaya devam ederim. O gel kendin söyle diye yazsa da.

Bazen önceki yaşam mutlaka var diye geçiririm içimden. Nedensiz sevilir kimileri hiç tanımadan ve nedensiz tüyleriniz diken diken olur kimilerini de gördüğünüzde ve inatla o size iyi davrandığı halde. Bu kız öyle değil, olduğu gibi-rolsüz-sıradan bir sahicilikle arkadaş... Canım, güzel yüreklim bazen tutulur dilim sevgilerimi dile getirmeye kalktığımda. Kekelerim, çok fazla söylersem duygularımı anlamını yitirirler diye korkarım.

Blog haberci listeme bakıyorum, her biriniz vazgeçemeyeceğim ailemden kuzenlerim-yeğenlerim-akrabalarım-arkadaşlarım gibisiniz. Kelimelerinizi seviyorum güzele-samimiye merakım yüzünden. Kelime Ülkesinde zaman yetmezliğinden tanıyamağım bütün akrabalarımdan asla vaz geçmiş değilim. Aslında hepinizi arıyorum zaman zaman, zamanımın el verdiği ölçüde okumak için onun için kuruldu bu kopmaz bağ.

Aslında kimi kime anlatmaya çalışıyorum ki! Onu hepiniz benden daha iyi tanıyorsunuz, o sizin de canınız. Bakalım bulabilecek misiniz? İşte ben bu kızı arıyorum hayır oğluma almak için değil olsa kesinlikle alırdım.

 
Toplam blog
: 374
: 869
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..