- Kategori
- Bayramlar
Kimsesiz bayramlar...

"Bayramdı... Çocuktum... Yalnızdım... Pencereden baktım... Çocuklar koşuyordu...
Bayramdı... Çocuktum... Üstüme kar yağıyordu... Uykuya daldım.... Bütün çocuklar anne koynunda uyuyordu...
Bayramdı... çocuktum... Sokaklar bomboştu... Yıldızlar yandı... Çocuklar lunaparkta oynuyordu...
Bayramdı, çocuktum, demir ranzalı soğuk odada annemi, babamı düşündüm... Anne koynunda uyumak ne demekti, ya babayla gezmek?
Bayramdı, bayramın anlamını sorudum ilk kez kendime... Bilmiyordum... Çocuklar... O çocuklar... O çocuklar... Biliyordu... Ben bilmiyordum...
Bayramlık giysi ne demekti, ya bayram ziyareti, el öpmek?
Bayramdı, çocuktum, soğuk odalarda tanımadığım kalabalıklarda bayram dedim yalnızlığa...
Büyüdüm, bu bayram, işte bu bayram bir kırmızı ayakkabı alacağım, o demir ranzalı odalarda kimsesiz bayram sabahlarına uyanan çocuklara... Pencereden bakmasınlar, annesizlikten üşümesinler diye, bu bayram koynumda uyutacağım... Bayramın anlamını sormasınlar diye tutup ellerinden lunaparka götüreceğim, el öpsünler diye eski bayramlara hasret ninelere, dedelere götüreceğim..."
Mümkün istersek... İstersek herşey mümkün...
Ben kimsesizliği bilmem, kimsesiz kalmadım... Anne koynunda uyudum, bayram sabahları kırmızı ayakkabımla uyandım, bayram sevinçlerine...
Kimsesiz kalmamış olmak, kimsesiz bir çocuğu anlamama engel olmadı hiç...
Bu bayram, bu bayram tutsak birinin elinden... Ben, sen, o... Kaç çocuk eder? Bayram sabahına, bayramı bilerek, bayram sevinçlerine uyanan?