- Kategori
- Deneme
Kimseye etmem şikâyet

Birlikte söyleyebileceğimiz şarkıların listesini yapıyordum. Kolay değil, dünyayı birkaç kere dönmesi muhtemel bir kültürün mirasından bahsediyorum. İster orada ol, ister burada, ister Atlantik de, ister Akdeniz de, Ağrı’dan Everest’e fark etmez. Eğer anason kokusunun ne cins olursa olsun bir balığın kılçıklarına kadar işlediği bir sofrada bulunmuşsan, muhakkak Anadolu’dan geçmişsindir ki, bunu bilirsin, ruhen dara düştüğün an yüreğine basacağın bir besteyle nikâhlanmış bir güfte mutlaka vardır, işte tam da şu an onların bir listesini yapma kıvamındayım.
Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime
Bir bilseniz, Nalân ile Canan arasında yüreğimin ne referandumlar atlattığını, günahlarımdan oluşan suçların nasıl geleceğimi kararttığını, istikbal ile istiklalimi bireysel serzenişlerimle nasıl birbirine karıştırdığımı, bir bilseniz, belki o zaman yalan dersiniz cin bakışlı medya bilirkişiliğinin, şaşkın üniversite bilimselliği karşısındaki yılışıklığına. Çünkü zaman, zamandır.
Perde-i zulmet çekilmiş, korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime
Damarlara ulaştı ya meret- ki, esrikliğin böylesi, başka bir “tutulamaz” ile karşılaştırıldığında yine de binlerce kez evladır-, karanlık perdesini çekiyor ulaşmaya çalıştığım alanlara, yeni seçimlere, en büyüğüne hazırlanıyor yüreğim, Ayşe ile Emine arasında, sarsılıyor.
Onlar mı?
Halen şarkılarını söylüyorlar.
Katılıyorum.