- Kategori
- Magazin
Kimsin Sen, Ali Taran?

RESİM INTERNETTEN ALINMIŞTIR
O bakış ne? Var mı bana yan bakan?
Ürküyor insan. Resim de olsa bakan Ali Taran…
Yazmayı düşündüğüm konu üzerine araştırma yaparken, geçmiş tarihli yazılarımı da gözden geçirdim;
“Ruslar Akdeniz’e iniyormuş, terör kol geziyormuş, ithalatın önü alınamıyor ve dış açık önlenemez şekilde yükseliyormuş, kayıp haberlerini aldıkça bir parçamın onlarla gittiği gerçeğini inkar edemiyormuşum, filenin sultanları coşmuş, yolları açık olsun, motorin kullanan isyanda, elektriğe zam kapıda, büyükçe bir yılan çöreklenmiş başımıza, bir taraftan Avrupa, diğer taraftan Asya ve Arap baharı tut tutabilirsen rüzgarı” pek sıkıntılıyım, kaygılarım saplantı haline gelmeden bu ruh halinden kurtulacak bir şeyler yapmalıyım.
Magazinsel çağrışımlara da bakmam gerektiğini ve bunlar üzerinden biraz da keyiflenmek hakkımı kullanmak istedim.
Esasında, pek keyiflenecek bir şeye denk gelmedim denilebilir. Hayrünnisa Gül’ün verdiği röportajı okudum, kim hamile, kim değil? Kim kimden ayrılmış? Yeni sevgililerin bağlılık yeminleri falan…Amaa, İbrahim Tatlıses’de evlenmiş be kardeşim. Ne olacak onca kadının sonu?
Dolaşırken, Ali Taran’ın eski eşi, Selma Ann Desmond”un açıklamasını gördüm; “Şok geçiriyorum. İlaçlarım için gerekli parayı ödemiyor. Bu nasıl bir beladır. Ben iyileşmeye çalışıyorum o beni hasta etmek için elinden geleni yaptı, yapmaya devam ediyor. İlaçlar olmadan nasıl iyileşeceğim.”
“Yıllar önce hediye edilmiş mallarım var. Kendisinin de birden fazla malı vardır. Mahkeme kararıyla her türlü ilaç giderlerimi ödemekle sorumlu. Bu tavrı alarak benim ölmemi istediğini düşünüyorum. İtirazı olan var mı? Sesiz kalmak, alttan almak, artık salaklık derecesine giriyor.” Demiş.
Ali Taran, ne bahtsız adammış. Evlendi, ayrıldı, evlendi, ayrıldı ve yeniden evlendi. Ali Taran hakkında bildiklerime baktım; Jüri üyesi olduğu televizyon programı, evlilikleri ve reklamcı…
Merak ettim, sahi kimsin sen Ali Taran?
Google amcaya müracaat ve bir tıkla Ali Taran karşımda;
1952 yılında Lüleburgaz Kepirtepe’de doğdu. Bedia Taran ve Selahattin Taran’ın iki oğlundan biridir. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. 1970 yılında reklamcılığa başladı. Pek çok ajansta metin yazarı ve kreatif direktör olarak çalıştı. Seramikçi Selma Taran'dan boşandı. İki çocuk babası.
Ve bir başka aramada;
Ali Taran köklü reklamcılardan biri. Kendisinin ATCW adında bir şirketi var. Reklamcılık yapıyor.
Şöyle anlatıyor:
Anne de baba da öğretmen, resim öğretmeni. Babam Köy Enstitülü. Babam, sanat tarihi ve el işi öğretmeni. Onu tarif edersem, sanat tutkusu, kültür tutkusu ve dürüstlük gibi kavramlardan söz etmem gerekiyor. Orta halli bir memur ailesiydik, ama babam bizi İtalyan Kültür’e, Fransız Kültür’e, sinemalara ve tiyatrolara götürürdü. Akşamları bizi uyutmak için İnce Memed’i okurdu.
Hakiki ve iyi bir patronum. Bizde çalışanlar iyi kazanır. Ama çok büyük bir disiplin vardır bizim ajansta. Herkes güzel giyinmek ve bakımlı olmak zorundadır. Kadınlar, kışın ojelerine kadar. Salaş görüntü bile bir şıklığın içinde olmalıdır. Ve 6'da herkes işi bırakmak zorundadır. Kuraldır. Ajansta kalmak yok, gideceksin…
Diğerinde ise;
Büyük Türk Reklamcısı Ali Taran
Her biri yayınlandığı dönemde etki yapan, hafızalara adeta kazınan ve üzerinde olumlu olumsuz, çokça konuşulan: çakar çakmaz çakan çakmak Tokai, Önce hüplet, sonra gümlet-Caprisun, Ali Desiderolu Derby, Fatih Terimli Tadelle, Dıh dıh dıh, eyi günler-Yapı Kredi, En güzel boya, en güzel kırmızı-Filli Boya, Cem Yılmaz’la birlikte imza attığı Turk Telekom reklamları, Tamamen duygusal-Telsim, Banu Alkanlı İxir, Aganigi Naganigili Fındık, Artık çok oluyoruz-Mavi Jeans ve Cem Uzan ve Genç Arko traş kolonyası da Ali Bey’in projesidir.
Magazinsel yönünü değil de hayatına ilişkin bilgiler bunlar. Magazinsel hayatıysa kendi dışında, aklınızın alamayacağı kadar çok insan tarafından;
Selma Ann Desmond’dan boşanıp, Ayşe Özyılmazel ile yaptığı evliliğe ilişkin konular üzerinde yoğunlaşan ve Ali Taran’dan çok konuyu gündeme getiren insanların gündemde kalma çabası gibi gözüküyor.
Ali Taran’ın ağızından, ne Selma Ann Desmond’dan boşanmasına ve hatta daha önce Selma Ann Desmond’dan boşanıp yeniden evlenmesine ne de Ayşe Özyılmazel ile yaptığı evliliğe ilişkin açıklama bulamadım.
Ali Taran susuyor, gündemde kalmak niyetinde değil, hatta gündemden düşmek istiyor belki. Yok, çat ertesi gün birisi televizyonda röportaj veriyor “Ayşe ve Ali’nin evliliği…”
Kendisini tanımam. Şu ana kadar internetten şahsına ait edindiğim bilgileri sizinle paylaşmaya çalıştım.
Hatta eski eşinin yaptığı açıklamayı okuyunca “Oha, olmaz artık” da dedim. Baktım, adam bir şey demiyor. Açıklama yapmıyor. Yapacağını yapıyor, işini. Gerisini kendi yoluna bırakıyor.
Buradan nereye varmaya çalıştığımı merak edenlere; gündemde kalmak için, başkasının çöplüğünü eşelemek mi gerekir? Sorusunu sormayı düşünerek geldim buralara.
Ne iş yaptığın, yaptığın işin ciddiyeti ve işinde kazandığın başarılar es geçilir, üzerinden prim yapabilecek herkes prim yaparsa bundan bir getiri beklemek gerekir.
Ayşe Özyılmazel’in Ali Taran’la evlenerek popülerliğini koruduğuna inanıyorum. (Aralarında aşk, sevgi vardır, yoktur. Bunu tartışma gereği duymuyorum. Yanlarında olmadan, dış gözün gördüğü budur.)
“Bende bir yerden dalayım da bu çöplükte karıştırınca ne bulurum?” diye de düşünmüyorum.
Televizyonda Ali Taran’ın jüri üyeliği yaptığı programı seyrederken büyük oğlum “Anne, bu adam sanki Ali Taran gibi ketum davranmaya çalışıyor” dedi.
Taklidi de mi iş yapıyor bu adamın ne?
NOT: Yazıyı ilk düşündüğüm şekliyle yazamadığımı söylemek zorundayım. Çıkış noktam, Selma Ann Desmond ve Ali Taran üzerineydi. Google amcadan Ali Taran ile ilgili araştırmamda ulaştığım ve bilmediğim konular olmasına karşın, Selma Ann Desmond’un Ali Taran’ın eski eşi ve seramik sanatçısı olması dışında bilgi alamadım.
Aslına bakarsanız, Selma Ann Desmond ismini yazdığımda beklentim yüksekti. Karşıma mesleki başarıları da olan bir kadın çıkacak ve aslında basına yansıyan açıklamaların çoğunun bire bin katmak olduğunu doğrulayacak bir portreyi sizlerle paylaşacağım düşüncesi beni heyecanlandırmıştı. Oysa beklediğim gibi olmadı.
Hala düşünürken, Selma Ann Desmond’un basına yansıyan hayatının dışında, kendisine ait ve başarılarla dolu bir yaşamı olduğu fikrini koruyorum.
Kıssadan hisse; Ali Taran bir ağaç ise, dalları yemiş tartar ise, yemişlerin görüntüsü iştah açar…
Sağlıkla ve mutlu kalın 30/09/2011
Gülay Mustafaoğlu