​ Kır çiçekleri / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '09

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Kır çiçekleri

Kır çiçekleri
 

Aslında gecikmiş bir teşekkür yazısı bu blog. Kime mi? Oğlumun kreşi Kır Çiçekleri Çocuk evine...

İnsan kendi çocuğu olduktan sonra hayata bakış açısı, konuşması, düşünceleri, tüm doğası değişiyor. Anne baba olmak biz ebeveynlerin insancıl yönünü daha da bir kuvvetli kılıyor. Hayat çocuklarımızla daha bir anlam kazanıyor.

Son yazdığım bebek çocuk bloğum, kreşe başlarken yardım istiyorum isimli blogdu. Şimdi bakıyorum üzerinden uzunca bir süre geçmiş. Çok şükür o blog da tecrübelerini benden esirgemeyen arakaşlarımın, ailemin ve çevremdeki insanların yardımı çok işime yaradı. Her geçen gün biraz daha iyi bir şekilde oğlum kreşe alıştı. Tatil döneminden sonra ki olumsuzluklarmızı da çok şükür üzerimizden attık.

Akşama kadar, onu görmek ve onunla vakit geçirme heycanıyla yanıp tutuşurken, oğlumun yanında olamadığım zamanlar için çok üzülüyorum. Fakat biliyorum ki oğlum güvenilir bir ortamda yetişiyor.

Oğlum kreşe, iki buçuk yaşında başladı. Çınar’ın kreşe başalamasından kısa bir süre sonra kreş'de yıl sonu gösterisi için hazırlıklar olduğunu öğrendim. Meğer bizim ufaklık da bu gösterilere dahil olmuş. Her akşam evde benimle dans ediyor, akşama kadar neler yaptığını anlatıp, partnerinden bahsediyor. Hoşlandığı kızların isimlerini sayıyor. Vs. Yıl sonu gösterilerine bende en az çocuklar kadar hazırlandım sayılır. Çünkü her akşam evde aynı dansları yapıyordum, yapamadığım zamanlarda da minik fareden azar işitiyordum. 'Öle değil anne ya' diye.

Gösteri günü özenle bezenle hazırlandık ve gösterinin düzenlendiği otele gittik. Herkes çok mutlu, çok heyecanlı. Halise hanım, öğretmenlerimiz hepsinin yüzünde muhteşem bir gülümseme. İçimden, belliki bizi güzel bir gösteri bekliyor diyorum. Salonda tüm veliler toplandıktan sonra gösteri başladı. Önce miniklerin gösterisi yapıldı hepsi çok tatlıydılar. Sonrasında Çınar’ın gurubunun gösterisi başlıyor içeride tatlı ve telaşlı bir koşuşturma, aman efendim küçük beylerin bıyıklar takılmış, fesler kafaya geçirilmiş. Küçük hanımların, şemsiyeleri mendilleri ellerinde, eşler kol kola girmişler ve hep beraber hadi Üsküdara gideriken...

Sahneye çıkışları, sahne üstünde dizilişleri, gösteriye verdikleri önemi görseniz bunlar çocuk değil büyümüşde küçülmüş derdiniz. Çınar, sahneye çıktığında gözlerim doldu. Onu izlerken iyiki varsın oğlum dedim. Ve inanın hemen hemen tüm velilerin yüzünde aynı coşku ve gurur vardı. Dans ederken hepsi müthiş bir dikkatle, hiç ama hiç durumlarını bozmadan muhteşem bir şekilde gösterilerini tamamladılar. Bizlerin coşkusu bile onları etkilemedi. Çok güzel bir gösteri oldu ve biz ordan ayrılırken oğlumuzu doğru kreşe verdiğimizi bir kere daha düşündük.

Aslında anlatılacak ve yazılacak çok şey var mesela yaz tatiline gitmeden önce kreş tarafından düzenlenen yaz okulu sayesinde Çınar yüzmeye ilk adımını attı. Hatta yüzmeyi öğrendiğine dair Çınar’ın değimiyle serfika yani sertifika bile aldı. Şuna bak ya 3 yaşında ve yüzme konusunda başarılı odluğuna dair bir sertifikası var. Bütün bunların hepsi bizim için muhteşem gelişmeler çünkü Çınar kreşe başladığında hiç ama hiç paylaşmayı sevmiyor ve uzaktan uzağa çocukları izler ve oyuna çok sonra dahil olurdu. Şimdi herşey daha olumlu gelişiyor.

Gün geçtikçe oğlum büyüyor ve gün geçtikçe daha da çok şey öğreniyor. Bir tek tatil döneminden sonra ciddi sorunlar yaşadık. Sonradan öğrendim ki tatil dönüşlerinde her çocuk tatil sendrumu yaşarlarmış. Her sabah babası bırakırken kavga kıyamet, gitmek istemiyorum diye bağırmalar, ağlamalar. Babası, öğretmenleri ve ben, hepimiz ne yapacağımızı şaşırıyorduk ama çok şükür hepsini atlattık. Şimdi herşey daha güzel gelişiyor.

Bu tatil sendrumunda Çınar'a ve bana sonsuz sabır gösteren öğretmenlerimize çok ama çok teşekkürler. Onların sabrı ve sevgisi sayesinde oğlum kreşe yeniden adapte oldu. Her akşam bana, 'Bak şimdi anne sana kreşte neler yaptım anlatayım' diye başlıyor. Mesela dün, Kırmızı balık kaç kaç isimli şarkıyı öğrenmiş, bana da bu şarkıyı öğretti. Beraber eğlenerek, bu şarkıyı söyledik.

Evde hergün bir tiyatro var. Ben Bircan öğretmen ya da Döne öğretmen oluyorum, gün içinde kreşte neler yapıyorsa evde de aynı şeyleri oyun olarak yapıyoruz. Hergün bir tiyatro oynuyoruz sormayın gitsin yani. Kreşten çok memnunuz yani sorunumuz kalmadı çok şükür, hoş baştan beri sorun bizim ufaklıktaydı ya onuda aştık çok şükür.

Çocuk yetiştirmek zor zanaat. Hele birde benim gibi çalışan anneler için bunu yapmak daha da zor. Gün içinde güvenilir bir ortamda sevgi ve iyi bir eğitimle büyüdüğünü düşündüğüm oğlumun Kır çiçekleri çocuk evinde mutlu olduğunu biliyorum. Bu yüzden bu teşkkürleri kabul etmeniz dileğimle diyorum,

Teşekkürler Halise hanım bana ve çocuğuma verdiğiniz moralden ötürü çok teşekkürler.
Teşekkürler Bircan hanım oğluma gösterdiğiniz sonsuz sabırdan dolayı çok teşekkürler.
Teşekkürler Döne hanım oğlumla özel olarak ayrıca ilgilendiğinizi bildiğim için sonsuz teşekkürler.

Sevgilerimle,

Başak Özdemir

 
Toplam blog
: 164
: 4548
Kayıt tarihi
: 26.03.08
 
 

Hayatı sevmek ve düzgün yaşamak isterken bulurum kendimi. Yaşamın bana verdikleriyle yetinmeye çalış..