​ Kirli ilişkiler imparatorluğu / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
 

Kirli ilişkiler imparatorluğu

Kirli ilişkiler imparatorluğu
 

Son günlerde yaşanan gelişmeler pek de hayra alamet değil. Başımıza nelerin geleceğini doğrusu kestiremiyoruz. İktidar mücadelesinde kartlar yeniden karılmış, hamleler ve taktikler, yeni stratejiler iktidarı ele geçirmek ve vesayetçi anlayışı tümü ile hakim kılmak adına yeni adımlara doğru eviriliyor. Gelişmeler karşısında sivil iktidar yerinde saymıyor pek tabiki. Ve Cumhuriyet tarihi boyunca bir ilk gerçekleşiyor. Siviller kışlaya baskın düzenliyor ve birçok dosyaya, evraka el koyuyor. Cumartesi günü sabahın henüz köründe Genelkurmay Başkanı yanına selefinide alarak doğruca Başbakanın yanına gidip yaklaşık üç saat süren bir görüşme yapıyor. Açıklama tamda tahmin ettiğimiz gibi.

“İç ve dış meseleler üzerine görüş alış verişinde bulunuldu.”

“Kışlaya baskın” dedik. Hani öyle böyle değil bu kışla. O bildiğimiz kışladanda değil bahsi geçen kışla. “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”, “Özel Kuvvetler Komutanlığı”.

Biz bu isimlerden başka başka anlamlar çıkarırdık. Nitekim şimdide dillendiriliyor bizim çıkarmış olduğumuz anlamlar.

Arınç’a suikaste adı karıştığı düşünülenler göz altına alınmış. Hepi topu sekiz subay. Bakalım bu iş nereye kadar gidecek ve altından neler çıkacak, göreceğiz.

Türkiye’de politik dengeleri kestirebilmek gerçekten çok güç. Nasıl bir seyir izleyeceği, ucunun nerelere uzanacağını tahmin edemiyoruz. Sabah uyandığımızda nasıl bir Türkiye manzarası çıkar karşımıza, bilemiyoruz. Politik dengeler çok kısa zaman aralıkları ile ve hızla değişebiliyor. Daha geçtiğimiz hafta DTP’nin kapatılmasını ve bir önceki süreçte Apo’nun hücre mevzuunu konuşuyorduk. Bütün kentlerde Kürt gençleri gösteriler düzenliyordu ve bir anda “ne oluyoruz?” diye düşünmeye başlamıştık. Daha üzerinden birkaç gün geçti geçmedi gündem yerini Arınç’a suikast girişimine bıraktı. Bir süre gündemimizi bu suikast girişimi işgal edecek. Bülent Arınç’a suikast girişiminin siyasal arka planı üzerine bir hayli kafa yorulacak pek tabiki. Bu arada bir noktaya dikkat çekelim. Ergenekon mevzuunda yaşanan intihar olayları dikkat çekmek istediğim nokta.

Bence gündemin en önemli konularından biriside Ergenekon hadisesine bulaşmış olan subayların intiharları. Ordu içerisinde üst düzey subayların intiharı olarak gösterilen şaibeli ölümlerinin dava süreci başladığından beri yaygınlaşması. İntihar eden subayların özellikle Deniz Kuvvetleri’ne bağlı subaylarda yaşanması acaba bir tesadüf mü? Şu ana kadar on subay şaibeli bir şekilde ölmüş. İster istemez bu intihara bağlı şaibeli ölümler Genelkurmay denetiminde kurulan ordu içerisindeki özel örgütlerin bütünlüklü olarak deşifre edilmesinin engellenmesi girişimi mi?

Hemen bu noktada bir başka olaylar dizinini yaşıyoruz. Arınç’a suikast girişiminin ortaya çıkmasıyla birlikte, Kürt bölgelerinde eş zamanlı olarak kapsamlı bir operasyon sonrasında çok sayıda belediye başkanının gözaltına alınması bir anlamda sivil iktidar ile genelkurmayın devletin temel politikalarında aynı hedefe doğru ilerlediğininde göstergesidir. Yani; Genelkurmay ile mevcut iktidar arasındaki çelişkileri, çatışmaları gizlemek hususunda Kürt sorunu kılıfının kullanılması bildik bir uygulamadır.

Başlığı sanırım doğru koydum.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..