​ Kırsalda kadın olmak / Aile / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '07

 
Kategori
Aile
 

Kırsalda kadın olmak

Kırsalda kadın olmak
 

Kadın, en çileli filmlerin mütemadî başrol oyuncusudur kırsalda. İtilip kakılan, dövülen, insan yerine konmayan, gün her ağardığında çilesi olgunlaşandır. Alnında kurbanlık yazar, ağzı kan revan. Sonbaharlı gelişlerdir katline ferman…

Kadın, günümüze gelinceye kadar toplumsal tabakalaşmaya, toplumsal normalara ve toplumdaki aile yapısına bağlı olarak toplumun muhtelif alanlarında yer almıştır. Şöyle ki; Moğollar’da evin erkeğinin eve gelen erkek misafire misafirperverliğini göstermek için karısının misafirle yatmasına müsade ettiği söylenir. Türk toplumlarında ise –türk adı ortaya çıktığından beri- kadının rolü mütemadiyen değişmiş; kimi zaman devletin başında hükümdardan sonra en yetkili isim, kimi zaman kurultaylarda fikrine en çok baş vurulan divan başkanı, kimi zaman çileli ana, kimi zaman da saçının uzun aklının kısa olduğu söylenen; sadece sövülmeye, dövülmeye, dışlanmaya, köleleştirilmeye reva görülen hakir bir mahluk olmuştur…

Günümüz Türkiye’sinde de durum pek farklılaşmamış, insanımızın mazîden tevarüs ettği muhtelif değerler (ülkemizdeki başka başka etnik grupların da varlığı göz önüne alındığında) kadına bakış açısını belirlemede ehemmiyeti yadsınamaz rol sahibi olmuştur. Bu değerlerin başında da kadınlar hakkında söylenmiş atasözleri gelmektedir. Özellilke günümüzde kadını aşağılayan atasözleri kadına uygulanan şiddeti meşrû kılmak isteyenlerin en büyük kozu haline gelmiştir. Kadın hakkında “Saçı uzun aklı kısa” denmesi bir yana “Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etme” sözü, günümüz erkeğinin kadına bakış açısını belirlemede son derece mânidardır. Zîra bu atasözüne göre kadın, her zaman doğurmak zorunda olan bir canlı olarak görülmekte ve kadının dövülmemesinin bir anaormallik olduğu belirtilmektedir. Bu atasözünü açıklamada şu örnek oldukça dikkat çekicidir: Van Kadın Derneği (VAKAD) tarafından kadınlar üzerinde yapılan bir ankette, okuma yazma oranının düşmesiyle doğum oranının artışının paralellik gösterdiği ortaya çıktı. Ankete katılan 776 kadından sadece 590 kişinin evli olduğunu dile getiren VAKAD başkanı, evli kadınların sadece ­%60’ının resmî nikâhlı olduğunu kaydetti. Başkan, erkeklerin kadınları bir fabrika olarak gördüğünü ifade ederek, kadının kendi beni üzerinde söz sahibi olmadığını belirtti. Başkan:”Kadın kaç çocuk doğuracağı kararını veremiyor. Bu karar ya erekğin elinde ya da toplumun değer yagılarına bağlıdır. Toplumdaki anlayış gereği kocalar fazla erkek çocuk istiyor. Koca ve ailenin büyükleri bunu isteyince kadına söz hakkı kalmıyor.”dedi.

Öte yandan özellikle Van’da sıkça kullanılan atasözlerinden biri de şudur:”Kadının dili demesin, sırtı yemesin”. Sözden de anlaşıldığı gibi; toplumdaki zihniyet, kadının konuşacak kadar bile toplumda yer sahibi olmasına müsaade etmiyor, kadına hiçbir durumda söz hakkı tanımıyor ve kadının konuşmasının bile ona dayak atmak için yeterli olduğunu savunuyor. Yine bu yörede sıkça kullanılan bir diğer atasözünde de “Yağmurdan sonra ekilen darıdan, erkekten sonra uyanan karıdan hayır gelmez” denmektedir. Bu söz de açıkça ortaya koyuyor ki; kadın, her zaman erkeğe köleleik etmek zorunda olan bir varlıktır ve sadece bunun için yaradılmıştır. Eğer kadın, kocasından önce uyanmıyorsa kölelik görevini yerine getirmiyordur dolayısıyla faydasız ve hayırsızdır; bunun için insan muamelesi görmeyi hak etmiyordur.

Bana göre bu elim vaziyetin tek sebebi günümüzde islama sırt çevirmiş olmaktır. Zira islam kadını daima el üstünde tutmuş, her fırsatta kadının toplumda ehemmiyetli bir yer işgal ettiğini söylemiş, ona zulm edilmemesi hususunda birçok emireler vermiş ve dolayısıyla kadını yaşamın değişmez; önemli bir parçası olarak bizlere tanıtmıştır. Zamanında kız çocuklar için “hadi hazırlan dayına gidiyoruz” cümlesinin diri diri toprağa gömülmek olduğu arap yarımadasında o zulme, o vahşete son veren güç islam, kadının esaret hayatı yaşamasına da dur diyen yine islam olmuştur.

Adı kadın; aç karınlı, hasta yüzlü ama tok gözlü, öylece duran ve sabreden; kaderden ötesi olmayan yani... Kimse duymaz dudağındaki feryadı, faili edilgen fırtınalarda savrulur muttasıl; yitik bir gözyaşı öyküsünün en çaresiz girdabında boğulmak üzre olan yani… Adı: Kadın, Suçu: Kadın olmak….

 
Toplam blog
: 6
: 566
Kayıt tarihi
: 28.10.07
 
 

Şiir yazıp, memleket meselesi konuşmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir adam... 12.09.1988 Van doğ..