- Kategori
- Gündelik Yaşam
Kış güneşi

Kış güneşi
- Evin hanımı seslendi, bey dışarıda güneşli pırıl pırıl bir hava var .Beykoz'a doğru sahilde yürüyüş yapalımmı?
- Evin beyi pek istekli görünmüyordu, işleri bahane etmek istedi.
- Sabah kahvaltısından sonra, kahvelerini içerlerken bey fikrini değiştirdi. Ocak ayı olmasına rağmen havanın güzelliği onuda cezbetmişti.
- Sıkıca giyindiler, nede olsa kış ayı güneş aldatıcı olur diye. Dışarı çıktıklarında boğazdan esen rüzgar yüzlerine çarptığında ne kadar haklı olduklarını anladılar.
- Sahil boyunca Paşabahçe'den Beykoz'a doğru yürüyüşe başladılar. Şİşe Cam fabrikasını geçtiklerinde, tarihi Sultaniye çayırı onlara eski anılarını hatırlattı.
- Burada her yaz sünnet düğünleri, konserler yapılır. Yarışmlar düzenlenirdi.Yüz, yüzelli çocuk toplu
sünnet ettirilirdi.
- Zamanın meşhur şarkıcıları, türkücüleri, komedyenleri, oryantelleri gelir ve sabahın ilk ışıklarına
kadar sürecek olan şölen büyük bir çoşkuyla izlenirdi.
- Bu düşüncelerle yollarına devam ettiler.Deniz kenarındaki banklardan birine oturdular.
- Beykoz koyunun güzelliği, güneşin parlak ışıklariyle biraz daha güzelleşiyordu.
- Karabataklar, martılar kayıkların, motorların arasında salınarak yüzerlerken kısmetlerini arıyorlar,
suya dalarak çıkardıkları yosunları paylaşmak istiyen kuşlardan kaçırıyorlardı.
- İleride balıkçıların ızgarasında nar gibi kızarmış balıkların kokusu etrafa yayılıyor, minik hasır sandelyelere
oturmuş birkaç kişi balık ekmeklerini büyük bir iştahla yiyiyorlardı.
- Hanım beyine biraz daha sokuldu, içi ürpermişti,
- Güneş ışıklarını cömertce sergilemekten vaz geçmiş, akşam serinliği çökmek üzereydi.
- Yürüyüşü burada noktalıyalım dedi bey.
- Nede olsa kış güneşiydi dedi hanım
- Usulca.....