- Kategori
- Deneme
Kişi başına düşen akıl
Montaıgne:
"Tabiatta insanlara adil olarak dağıtılan tek şey akıldır, kimse kendi aklından şikayet etmez." demiş...
Herşeyden şikayet edilir de akıldan şikayet edilmez....
-Kargaya yavrusunun şahin...
-Aşık olunan kadının-erkeğin, prensses-prens...
-Çok akıllı amcası, ama hiç ders çalışmıyor ki...
-Bizim zamanımızda nerde şimdiki gibi okullar, kolaylık...Yemeğe ekmek bulamazdık... Yoksa ben...
-Babam okutmadı...
-Çalışmak zorundaydım...
-Okumak yerine aşkı seçtim evlendim, aslında ben okuyup...
-Şimdiki okumalar okumak mı, bu yaşta bile ben sizi cebimden...
Yukarıda sıraladıklarımızın ve sıralayamadıklarımızın hepsinin kendi içinde geçerlilik payı olabilir de...
Nedense insan oğlu-kadını başarıları kendinden başarısızlıkları başkalarından bilir...
Başarılar:
-Kartel...
-Tekel...
-Tröst...
Gibidir...
Başarısızlıklar da "anonim" dir...
Onlarca ortağı mevcuttur...
İstatistiksel bir örnekleme olan...
Kişi başına düşen ekonomik payın hesaplanması gibi, kişi başına düşen akılın hesaplanması yapılabilir mi?
Benim kesin ve net bir cevaplarını bulamadığım olaylardan ikisi:
-Aşkta taraflar birbirlerinin aksiyonunun değiştirip, bozabilirler mi, yoksa tarafların aslı "o" olup, aşıklar birbirlerinin tozunu alıp görünmezleri görünür mü(olumlu-olumsuz) kılarlar?
-Akıl doğuştan gelen birşey olup genetik, irsi midir, yoksa eğitim ve yetiştirme ile tıpkı ekonomide olduğu (kişi başına düşen pay)gibi toplum bütününde arttırılabilir mi?
Eğer, aklın eğitim ve diğer unsurlarla arttırılma olanağı varsa toplumlar niye buna yönelmemiş(tir)ler.
Parayı akıl kazanır derler...
Para aklı kazanamaz...
Gelecek yüzyıllarda belkide üretim için her bireyin refah seviyesinin yükseltil-ebil-mesi koşulu gibi, her bireyin en azından akıl olarak standart bir seviyeye getirilmesi için uğraşanlar olur-çoğalır...