​ Kıyılar ve dostlar / Dostluk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '07

 
Kategori
Dostluk
 

Kıyılar ve dostlar

Kıyılar ve dostlar
 

(Dostlara karalanmış kısa bir mektup)
Alışmışız, hitap etmeden önce kurduğumuz cümlenin başına bir selam sözü çakmaya. Bir sefer de çakmayayım diyorum. Diyorum ki rahatım; karşımdakinin
anlam dünyasını bildiğimden.... Bildiğim bir dünya.

Ve biliyorum ki dünyama aşina olmuş bir evren… Başka ile aynının ufuk
çizgisinde bütünleşmesi gibi.

Zaman bizi nasıl da savuruyor, bir yandan da hiçlik hançerini saplarken
ruhlarımıza. Mekanlarla çoğu kez bütünleşen zaman, koordinatlarla beraber
yine başka adreslere gönderme yapıyor. Bir dönem sigaralarımızın dumanında
tütsülenen yaşamlarımız vardı. Soluduğumuz ve kustuğumuz her duman, düşünce
deryalarına akardı ve kanatırcasına savaşırdı benzer-başka’nın soluduğuyla.
Rakı sofralarında demlenen ruhlarımız vardı, her deminde zirveye koşan Alexander’lar; sonra dinlenmiş bedenlerde gecenin çağrısını unutan ve sabahın meltemine kulak vererek usulca günlük yaşamın rengine bürünüp ardından intiharı seçen Cevat’lar vardı eksik olmayan.

Seren direklerine kurulmuş hayatlar vardı tüketirken tükenen senelerde. Varsın işin içinde bir nebze de ukalalık olsun: zirve vardı ve zihnimizi öyle veya böyle taze tutuyordu.

Kurulmuşken ve dinlenip dinlendirirken, yaşamın muhasebesi bir fırtına gibi esiyordu içimizde. Dışarıda gürül gürül akan yaşam bir çöl fırtınası iken, fikirlerde
buluyorduk barınaklarımızı, derme çatma da olsa. Öyle ki bize hala sığınak olan
dünyalar resmederdik. Fikir düzlemlerinde şarabi eşkiyalar'dık ya da Can babanın
ifadesiyle çöpçülerin elleriyle okşuyorduk hayatı belki…

Bu saatlerde bana bir şeyler yazdıran mevzunun “öyle estim anam”
cinsinden bir açıklamasını yapmak mümkün değil. Sık sık kapıyı çalan ve içinde
tarifsiz güzellikte fotoğrafların yer aldığı bir mazinin eskimeyen kalıntıları ve
en önemlisi dost kavramını dolduran adresleri duyumsamanın verdiği hasret var işin içinde.

Bir kaç ölü satırda hayat buluyor o günlerin özlemi…

 
Toplam blog
: 4
: 396
Kayıt tarihi
: 01.01.07
 
 

Sosyoloji bölümünü bitirdim. Şu anda bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. Sosyal bilimlere..