Kocamı boşarım; gel dese! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kocamı boşarım; gel dese!

Yurt dışındaki arkadaşlarım imreniyor halimize, diyorlar ki; nasıl hareketli gündeminiz var! İsviçre’de misal, biz sıkıntıdan patlardık eğer ki Putin’in çıkışları olmasaydı!

Hayat mı be onlarınki? Ne protesto edeceğin şeyler var, ne de protesto ettiğinde saldıran polisler, Tomalar, atılan biber gazları var!

Ayol, çıkıyorlar ortaya, protestolarını yapıyorlar, evlerine dönüyorlar…

Protesto ettikleri de ne?

İnsan haklarının ihlali deseniz, ıhh!

Hayvan hakları için desek… Cıksss…

Kanunsuzluklara girmiyorum, yolsuzluklara, keza… Bilmedikleri kavramlar, gariplerim, daha çok kütüphane olsun, daha çok opera binası olsun; foklar öldürülmesin, evrenin dengeleri korunsun falan diye uğraşıyorlar!

******

Halbuki; bizlerin esas sorgulaması gereken kişi başına düşen milli gelir niye bizlere düşmüyor da sizlere akıl almaz sonu sıfırlarla dolu Eurolar, dolarlar düşüyor?

Soramıyoruz, anasını satayım!

Sorduk mu “Hükümete karşı operasyon düzenleyen terörist” oluyoruz; yahu el-insaf; herkes mi terörist, herkes mi hükümeti devirme peşinde?

Yok canım, buna dünya standardında kimse inanmaz!

******

Dünya standardının da içine tüküreyim yaklaşımı son günlerde revaçta; vallaha duymaktan artık gına gelen örneği yineleyeceğim: Twitter’ın kapatılması…

İronik bir durum tabii, dünya standardında, yine herkes orada, tek bir farkla! Daha çok merak edilir oldu; ellenmeseydi, bu kadar tavan yapmazdı!

******

Suriye savaş uçağını düşürmemiz gündeme bomba gibi düşmekle birlikte beklenilen “Şok” etkisini yaratmadı!

Neden derseniz, Türk Halk’ının bilmem ne kadarı öğrendik artık! Hükümeti sıkıntıya sokan bir durum olduğunda başbakan mitinglerde esip-gürlerken, ülkenin bir başka tarafında gündemi değiştirecek olaylar yaşanıyor!

Bir-kaç kişi, ya da çok kişi ölüyor, yaralı olanların akıbeti bile bilinmiyor; kolları mı yok artık, bacakları mı?

Gündem için harcanıyorlar!

******

Halk olarak bizler bu kadar paranoyok değildik; hatta hiç paranoyak değildik! Bu hale getirenler utansın diyeceğim ama utansalar zaten bizleri böyle bir duruma sokmazlardı!

******

Biz bize düştük ya; tahammülümüz kalmadı hani hiç birimizin bir diğerine, sahi; mutlu musunuz bu halinizden?

******

Yalnız, şunu diyeyim: Herkesin kendine has bir görüşü, bir duruşu vardır; istenildiği kadar nefret tohumları ekilmeye çalışılsın, yine de kendi bildiği doğrulardan sapmayanlar vardır!

Bir de nefret tohumlarını gül gibi algılayanlar var; mesela diyor ki bir hanım “Başbakanı gördüğümde içimden bir şeyler akıyor; sanki kollarındayım. Kocama karşı böyle his duymuyorum!”

Ohha, bir kadın olarak utanıyor insan!

Yine aynı aşk dolu bir adam diyor ki: Karımla yatarken görsem de kıskanmayacağım tek adam; Recep Tayyip Erdoğan!

Arkadaş, bu ne aşk, ne meşk, anlamadım gitti!

Para miktarlarını hafsalamın almadığı kadar bu aşkı da anlayamıyorum; vallaha bunları duyduktan sonra anladım ki ben Müslüman falan değilim; eğer ki bunlar müslümansa!

******

Suriye savaş uçağını vurduk, başbakan alkışladı, Genel kurmay açıkladı; sahi, kim ne kadarına inandı?

Hayır, uçak vuruldu da, gerçekten hava sahamıza müdehale olduğuna kim inandı diyorum ama şeyyy, yani, o bile mizansen olabilir diye de düşünebiliz, haliyle…

******

Avrupa’da yaşayanlar hakikaten bizleri pek kıskanıyorlar; İnsan haklarına müdehale yok, kanunlar tıkır-tıkır işliyor, işverenler maaşları zamanında ödüyor, çalışan hakkını alıyor; yönetenlerin bir hatası yok; zimmete para geçirmiyor, uluslar arası hediyeleri şahsi olarak kabul etmiyor, aileleri acayip paralara sahip olmuyor!

Olsa ya; ayağa kalkarlar! Onlar ayağa kalkınca sorumlular utanır, istifa ederler; yer yerinden oynar bir günde!

******

O bir günde bizim tüm savcılarımızın yerleri değiştiriliyor, binlerce kişi kah açığa alınıyor kah sürülüyor; zihniyet nasıl biliyor musunuz: Twitter kapatıldığında kapatanın maaşlı twitter kullanıcılarının Twitter’a girip “Twitter kapatılsın!” diye destek vermeleri kadar trajik-komik!

Bir de, “Twetter’ı dize getiren uzun adam” gibi yazanlar var; Allah akıl, izan eylesin!

Kapatılan yere girip de bir de savunuyorlar ya; “Kocamı boşar da O’na giderim, yeter ki istesin!” düşüncesinde olanları, bir yerde, haklı bulmak gerekir; sahiden, tarifi imkansız bir aşk!

Hayır yani, onların kocaları da alınmıyorlar demek ki!

Nasıl bir aşksa artık!

Vallaha bu konu beni fazlasıyla aşar!...

******

Şimdi, yine kendimden yola çıkarak bir çıkarımda bulunuyorum, ki pek de matah bir şey değil! Çoğunuzun da aklından geçen, en basit mantık örgüsünün mahsülü: Benim hakkımda bir araştırma yapılsa, hukuki bir durum olsa, ya da hukuk dışı bir dinleme, efendime söyleyeyim, bir suçlama olsa nereye kadar korkarım? En fazla hükümete karşı yazı yazdım diye; ki yanlış mı yazdım? Yoo, sonuna kadar arkasındayım!

Peki, başbakan neden en basit yolu seçmiyor?

(Bu soru biz bizi anlarız durumunda olanlara değil, olur ya bir-iki AKP’li okursa, onlara).

 Öyle kolay ki “Ben böyle bir şey yapmadım!” demek, “İstenilen tarafsız enstitülerde incelensin” talimatı vermek!

(İhracat yaptığım dönemlerden dolayı gayet iyi bilirim bağımsız analiz yapan şirketleri, hatta o şirketlere bile güvenmez bazı alıcılar, tarafsız bir ülkenin labaratuarlarında incelensin isterler; maksat tarafsız bir analiz olsun! Analiz sonuçlarına müdehale olmasın!)

******

Başbakan böyle bir girişimde bulundu mu?

Yoo!

Niye bulunmadı?

Oooo!

Şahsen ben başbakan olsam, kendime güvensem, ilk işim tarafsız bir enstitü tarafından ses kayıtlarımın incelenmesi ile birlikte mal varlığımın da incelenip halka aktarılmasını isterdim!

Dünya üzerinde hangi ülkelerde hesaplarım varmış, Vikileaks ne yalanlar uydurmuş, araştırın ve de en yalın haliyle halka duyurun derdim…

Oldu mu?

Yooo…

******

Bizler, en masum halimizle en ufak ücretlerle çalışıp da “Şükür” diyen insanlar; vergilerimizi tıkır-tıkır öderken, bir tişörtü alsam mı almasam mı diye debelenirken akla hayale sığmayan paralar bizi aşağılayanlar tarafından istifleniyorlar!

Sonra… Sorduğun kabahat! Hükümeti devirmek için komplo kuruyorsun, teröristsin, terörist elebaşışısısın!

Bir kişilik terörist grubu da ancak bize yakışır, zaten!

******

Haa, bu arada, başbakanın silikondan aynısını yapmışlar, hani olur ya bir video çıkarsa, aman haaa, başbakan sanmayın onu diye uyarıyorlar… 

Gizli tanık diyerek teröristlerin ifadelerini ciddiye alıp da yüzlerce değerli kişileri içeri atmaktan çekinmeyen hükümet “Silikon”a karşı uyarıyor!

Ohhooo!...

Vallaha bu uyarılar bizler için; yoksa diğer tarafın adamı “Karımı birlikte görsem kıskanmam” diyor, kadını” Kocamı boşarım, gel dese” diyor!...

Silikon mazeretine ne hacet?

 

http//twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..