Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '08

 
Kategori
Haber
 

Kolay ölüm

Kolay ölüm
 

Kim zafer kazandı şimdi?


Ölümün kolaylığı ölen için değil öldüren içindi.

Bir bommm sadece.

Kim ölecek?

Nasıl ölecek?

Bunlar değildi, önemli olan bu patlama nasıl bir etkiyaratacaktı. Sadece rakamsal bir değer taşıyan ölü ve yaralı sayısından öte, nekadar bir etkisi olacaktı? Bu patlamanın sonrasında kimin fikri ne derecededeğiştirilecekti?

Eylemci bunun belki de farkında bile değil. Ona söylenmiş yere, söylendiği saatte verilen paketi bırakacak ve görevini yerine getirmiş olmanın mutluluğuyla rahat bir nefes alacak.

Bombayı yüklenmiş yürüyor kaldırımda. Önceden belirlediği çöp konteynırının önüne geldiğinde son bir kez etrafına bakınıyor. Belki az sonra ölecek kurbanlarını ilk ve son kez görüşü olacak bu bakış. Birkaç dakikalığına gördüğü insanların katili olacak. Belki de hiç görmedikleri de ölecek. Hayatında bir kez olsun görmediği, tanımadığı insanların bedenlerini parçalayacak. Belki bir çocuk, belki bir hamile kadın... Bilemeden bombayı bırakacak yerine.

Hangi ideal, ilgisiz ve masum olan insanların hayatından daha değerlidir ki?

Hangi kutsal inanç, masum bir insanı öldürmeyi sevap sayabilir?

Hangi vatan, suçsuz insanların kanıyla kurtulur?

Hangi dava, parkta dinlenen insanların arasında patlayan bir bombayı haklı çıkarır?

Standart cümlelerle lanetlemek ve kınamak istemiyorum. Ve önceden yazılmış kınama mesajlarını da ciddiye almıyorum. Ama ne ile ifade edebileceğimi de bilemiyorum.

Orta doğuya daha da yakınlaşmış bir ülke olduğumuzun farkında mısınız? Her gün ölüm haberleri. Davalar, operasyonlar, iddialar, kin ve nefret ortamı, toz duman bir ülke gündemi. Dünya gazetelerinde manşet olmaktan utanıyorum. Dünyanın bizi daha fazla tanımasından nefret ediyorum. Çünkü iyi şeyler değil bunlar. Somali veya Güney Afrika, Afganistan veya Irak gibi ünlü olmak istemiyorum.

Dışarıda hiç bu kadar manşet olmamıştık belki de.

İçeride ise hiç bu kadar yalnız ve güvensiz. Ortak bir idealimiz kalmadı sanki. Ortak bir hedeften de söz edemiyoruz artık. Düşmanımız bile ortak değil gibi. Birilerinin yengisi diğerlerinin yenilgisi üzerine kurulu. Çatırdıyoruz. Herkes kendine doğru çekiyor tuttuğu ucu. Dün komutanımız olanların terörist başı olduğu, dün hocamız olanların terörist fikirli olduğu iddia ediliyor. Cumhurbaşkanımız, başbakanımız ve bakanlarımız yasaklanmak üzere.

Rektörlerimize, generallerimize, başbakanlarımıza, cumhurbaşkanımıza, bürokratlarımıza karşı güvensizleştirildiğimizin farkında mısınız? Devlete olan güven yitiriliyor.

Anne, babanın iç çamaşırlarını ortaya dökerse, baba annenin foyalarını ortaya çıkarırsa bir daha o ailede güven kalır mı? Çocuklar aile disiplinini tanır mı? Olan ne anneye ne de babaya olur sadece. Tüm bir aile biter.

Bir bomba patlıyor kucağımızda.

Herkes bir birine bakıyor.

“Eee bu kimin işi şimdi?” der gibi yüzler.

Eskiden terör örgütü der geçerdik. Lanetlerdik terörü hepbirlikte.

Şimdi o hale geldik ki, kimin terör örgütü olduğu kimin ne amaçla nereye hedef aldığı belli olmaz oldu.

Artık “düşmanımız belli değil, dostumuz belli değil” kıvamına getirildik. Çünkü güvensizleştik.

Kim attı bombayı?

Ne istedi yüzlerce insandan?

Amaç neydi?

Ergenekon ertesinde, kapatma arefesinde, kandil dönüşünde kim, bize ne anlatmak istedi bu bombalarla?

Yoksa bu güvensizlik miydi amaçlanan?

Alizarin’den saygılarla...

 
Toplam blog
: 105
: 7006
Kayıt tarihi
: 27.04.07
 
 

Ereğli - Konya Gazi Lisesi (yatılı) - İstanbul Üniversitesi İşletme (İng) Fakültesi - Ressam ve A..