- Kategori
- Felsefe
KOLEKTİF YALNIZLIK
Öyle bir tokat ki; sadece sana, bana değil, tüm insanlığa atılmış; insanın ürettiği tüm değer kümelerine, iktisadi ezberlere atılmış okkalı bir tokat! Alışageldiğin ve rutin kabul ettiğin hiçbir şeye, hiç kimseye erişemediğin, dokunamadığın, evin içine hapsolduğun gönüllü tecrit. Kolektif yalnızlık. Bir yandan yüzleştiğin kaygıların, kendinle baş başa kalman, sıkılman, bol bol sıkılman, bir yandan herkesin aynı durumda olduğunu bilme ferahlığı. Bütün dünyanın evine ve içine kapandığı, doğru bildiğin her şeyin sarsıldığı, yaşayakalmak dışında bütün dertlerin ikincil kaldığı bir garip yalnızlık. Muhteşem yalnızlık.
Vicdanını yitirmiş, aç gözlü bir azınlığın elinde oyuncak olmuş insanlık. Bu hikaye başka türlü yazılabilir miydi? Bu hikayeye baştan başlamak mümkün mü? Laftan anlamayan çocuklarını döve döve dize getiren Yaradan. Bir küçük mikrop karşısında naçar kalan azametli, cesametli teknolojik gelişme. Tam Uçan Arabalar, Mars’a yerleşme hayali kurarken, kolonyaya toslamış bir garip ütopya. Yoksulla, varsılın aynı dertle dertlendiği, cebine bakmadan herkesi yere çalan, herkesi yerde eşitleyen yeni düzen.
Acziyeti karşısında şaşkına dönmüş modern insan. Her şeyi kontrol etmeye odaklı kafaların tosladığı duvar. Hiçbir kar etmeyen bildik yöntemler, önü alınamayan, önünde durulamayan bendini aşmış sel. Bilimle en kavgalı kafaların bile medet umduğu, dört gözle beklediği bilimsel müjde. Akılla bağını koparmışların yediği sille.
Çok güzel, güneşli günlere özlem. Bugüne kadar ne yarım kaldıysa, yerli yerine oturmadıysa, ne tam olamadıysa tamamlanacağına duyulan inanç; öyle güçlü bir inanç ki kaderin gidişatını değiştirmeye muktedir.
Habis, bencil ruhların harcadığı Sevgi. Bizden olmayana, çıkarımız olmayana koşulsuz, hesapsız sevgi. Sevginin iyileştirici gücü. Umut, bol bol umut. Bütüne, biricik olana teslimiyet. Olanda aradığın hayır, olandan çıkarılacak dersler. Tüm insanlık tecrübesini süzecek imbik. Ortaya dökülecek gıcır gıcır fikirler, sistemler.
İç huzur, yavaşlama, arınma, beklentisizlik. Bilinç altındaki sınırsız bilgeliğe iman.
Bir olduğunu özümsemeden çözülemeyecek bilmece. Göbeği birbirine bağlı insanlık. Küresel kardeşlik. Vicdanı hatırlayan ekonomi. İnsanca bakılmadan görülemeyecek hakikat. Yeni bir felsefe, yeni bir değerler silsilesi. Ve her şey bittiğinde, uyanmayı arzuladığımız bambaşka bir dünya.
HAKAN GÜMÜŞ
24 Mart 2020