​ Kölelik ve modernlik / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '11

 
Kategori
Sosyoloji
 

Kölelik ve modernlik

Kölelik ve modernlik
 

...


Ancak hayatta kalabilecek kadar gıda, sağlık ve barınak olanaklarına sahip kişiye köle denir. Elbette ki kölelik kavramını esaslı olarak ele alırsak düşündüğünü gerçek kılamayan her kişiye köle diyebiliriz. Ancak bizim konumuz tamahından dolayı köleleşenler değil maddi koşullardan dolayı zorunlu olarak kölelik edenlerdir.

Şimdi, ölmeyecek kadar gıda, sağlık ve barınak ihtiyaçlarını karşılayabilen ve başkaca şeylere gücü yetmeyen insanlara köle diyebileceğimize göre, yirmi birinci asra merhaba dediğimiz şu günlerde, yer üzerinde herhangi bir başka devirden daha az köle olmadığını görebiliriz..

Benim, alternatif gıda sağlık ve barınak olanaklarına yönelebilecek gücü olan, türlü faaliyet alanlarında ilgisi ve potansiyeli oranında kendini geliştirebilen, hasılı hayatta kalmaktan öte yaşamak ve hatta şöyle yahut böyle yaşamak imkanlarına sahip olan insanların oluşturduğu bir dünya özlemim ne denli güçlüyse, böyle bir dünyanın olabilirliğine olan inancım o denli zayıf.

Bunu engelleyen türlü durumlardan birincisi ve sanırım en önemlisi fıtrat, yani maddi kölelikten bir şekilde kurtulan insanın diğerlerini düşünmek yerine statüsünü korumayı daha öncelikli görme eğilimi. Bu eğilim hayvanlarda olan eğilimlerden pek de farklı olmadığına göre teknoloji konusunda hayli yüksek bir kültüre erişen insanoğlunun sosyal alanda oldukça ilkel kaldığını ve henüz kültürel bir topluluk niteliği kazanmadığını söyleyebiliriz. Ancak bunun böyle olması böyle kalacağı anlamına gelmemeli. Çünkü kültür, fıtratın aşıldığı yerde vardır ve insan eğer kültürlüyse insandır.

Kanımca, insanların ilgi zekâ ve yetenekleri oranında kendilerini geliştirebildikleri, gelişmişlikleri oranında toplumda yer bulabildikleri özgür ve kendi kendinin patronu bireylerden oluşan bir yeryüzü ülkesine varabilmek için, teokrasi, monarşi, oligarşi, aristokrasi, demokrasi gibi muhtelif sistemlere saplanmak yerine böyle bir olgunluğu arzulayan bir kültürel gelişmişliğe ihtiyacımız var.

Ve çünkü yönetsel sistemler, şekil şartları ne olursa olsun bir süre sonra sistemde üst tabakada yer alanların statülerini korumak için yaptıkları çarpık tefsirlere mahzar olurlar. 

 
Toplam blog
: 20
: 270
Kayıt tarihi
: 17.02.11
 
 

Hüseyin Kalyan 1974 Düzce doğumlu. Lise yıllarında hiçbir inanç ve felsefi açılımın kendisini tat..