​ Komutanların Kardak'a gitmesinin Anayasa referandumu ile alakası nedir ki? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '17

 
Kategori
Güncel
 

Komutanların Kardak'a gitmesinin Anayasa referandumu ile alakası nedir ki?

Komutanların Kardak'a gitmesinin Anayasa referandumu ile alakası nedir ki?
 

Bu "gövde gösterisi"; bir anlamda "hizaya gel" uyarısı, Yunanistan'a karşı; CHP, neden rahatsız oluyor ki?


BU, DIŞ POLİTİKANIN ÖNDE GELEN "MÜTEKABİLİYET İLKSENİ"NİN GEREĞİ OLAN BİR "GÖVDE" VE "BAYRAK" GÖSTERİSİDİR...

"Buraları bizden sorulur"un, "egemenlik" çıkışıdır... "İç politikaya" alet edilecek bir konu değildir... Konu ne olursa olsun, "edersen bulursun"un mesajıdır.

*

Komutanların, Kardak kayalıklarına gitmesi, Yunanistan kadar; her nedense CHP'yi de rahatsız etti... CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın, "Merak ediyorum Genelkurmay Başkanı da, kaymakamlar gibi referandum kampanyasına siyasi bir figüran olarak katılmak mı istemektedir"(medyadan).

*

Bu konuya tekrar döneceğim... Ama, önce, 21 yıl önce yaşadığımız "Kardak Krizi"ni bir hatırlatayım...

O BAYRAK İNCEK, O ASKER GİDECEK...

"1995 Aralık ayında, Türk bandıralı bir gemi, Bodrum Yarımadası'nın hemen yanı başındaki "Kardak adacıklarına" ya da "kayalıklarının" birinin yakınında denize oturur.

Yunanistan, bu adacıkların kendi karasularında bulunduğunu iddia ederek olaya müdahale eder ve geminin oturduğu adaya çıkarak Yunan Bayrağı'nı çeker... Türkiye de, bu adacıkların kendine ait olduğunu iler sürünce ortam gerginleşir ve neticede her iki ülkenin deniz kuvvetlerinden bazı birimler adacıkların etrafında konuşlanır...

Zamanın Başbakanı Tansu Çiller; "O bayrak inecek, asker gidecek!" şeklindeki kararlı uyarısı ile, hem "Yunanistan'a sert bir gözdağı" hem de "Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, gereğinin yapılması için talimat" vermiştir.

Başbakan Tansu Çiller'in bu çıkışı arkasından, 30/31 Ocak 1996 günü, Deniz Kuvvetlerimize ait küçük bir komando birliği, Yunan savaş gemilerinin arasından süzülerek, Yunan bayrağının çekildiği adacığın hemen yanındaki diğer adaya Türk bayrağını çeker"(1)

Daha sonra ABD Başkanı(Bill Clinton) ve NATO Genel Sekreteri'nin araya girmesi ile kriz daha fazla büyümeden önlenir...

Bugün, Genelkurmay Başkanı'nı, akıl almaz bir şekilde iç siyasi politikaya alet etmeye çalışan CHP Grup Başkanvekili, o gün olsaydı ne derdi bilinmez ama; o sırada Başbakan Vekili ve Dışişleri Bakanı olan Deniz Baykal, aynen şöyle demişti :

"Türkiye'nin bu fiili durumu kabul etmesi, hazmetmesi, içine sindirmesi kesinlikle söz konusu olamaz"(2)

Yunanistan'ın, Ege Denizi'nde başlattığı "egemenlik gösterisi", Türkiye'nin kararlı tavrı karşısında  aleyhine sonuçlanmıştır.

*

Gelelim Günümüze...

Yukarıda adını verdiğim, CHP Grup Başkanvekili, Genelkurmay Başkanı'nın ve diğer komutanların, Kardak adalarına gitmesini alaycı bir şekilde "Turistik bir gezi" olarak niteliyor; bu kadarla da kalmıyor; Genelkurmay Başkanı'nı, yukarıda da dediğim gibi, "referandum kampanyasının siyasi bir figüranı" olarak görüyor...

CHP Grup Başkanvekili, böylece, hem "hain bir darbe girişiminin suçlularını iade etmeyen" Yunanistan'ın  yanında yer almış, hem de "darbeci FETÖ hainlerini koruyan" bir tavır içine girmiş olmuyor

Ayrıca, CHP Grup Başkanvekili, bu yandaşlığı ile, referandumda "hayır" oyu versinler diye FETÖ yanlılarına ve sempatizanlarına  "göz kırpmış" ve "gönderme yapmış" olmuyor mu?

Yani, CHP Grup Başkanvekili'nin, Genelkurmay Başkanı'na biçtiği "figüran" rolünü kendisi oynamış olmuyor mu?

cdenizken

-------------------- :

(1) Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için Bknz. Cdenizkent, "Kardak adacıkları krizi", "milliyet. blog",18 Ocak 2010

(2) 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, "Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırma Merkezi", 30 Ocak 2014

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..