Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '13

 
Kategori
Futbol
 

Kongre üyeleri, başkan seçmeyecek, Fenerbahçe’yi mahkum edecek ya da aklayacak!.

Kongre üyeleri, başkan seçmeyecek, Fenerbahçe’yi mahkum edecek ya da aklayacak!.
 

12 Numara...

Bu, Fenerbahçe’nin sahadaki onbirine güç veren taraftarın adı.

Onbir, bilir ki, tribünlerden yükselen destek sesleri, daha bir hevesle/ iştahla oynamayı sağlar. Hoş, tribünlerden, farklı hesaplarla bağırıp çağıranlar; onbiri olumsuz yönde etkileyen, onbirin, öndeyken geri düşmesi, tökezlemesi için çabalayanlar yok değil.

Kimler mi?

Özellikle 3 Temmuz sürecinde yöneticilerine sahip çıkmayan, olanları suskun kalmakla onaylar duruma düşenler, yaptıklarıyla takımın ceza almasına sağlayanlar...

Takım sevgisini başkaları adına kötüye kullananlar.

Mustafa Denizli’nin futbol diline kazandırdığı biçimiyle “içimizdeki İrlandalılar”...

Truva atları!..

Tepki, övgü, destek... olmayacak mı?

Kişilerin ağzı, torba değil ki büzesin!.

Ama daha önce neler yapıldığına bakmak, geçmişi unutmamak gerekecek.

“Neden”ler, “niçin”ler, “niye”ler sorulmadan, bunların gerçek yanıtları araştırılmadan, “olan”lara derinliğine bakılmadan sağlıklı bir sonuca varmak mümkün değil. Sorgulamadan kaçanlar, “görünenin görünmeyen” bölümünü görme becerisi/ yeteneği/ çabası olmayanlar, bir “yalancı yel”in peşine takılıp gitsinler.

(Tribünlerdeki, alanlardaki bu “güç”ten, 12 Numara’dan “oy hakkı” olanlar, haftasonu bu kez Ülker Arena’da olacaklar. Futbolcusundan gol, basketbolcüsünden sayı bekleyenler, gol ve sayı ile coşanlar, zaman zaman tersi durumlarda üzülenler, bu kez, farklı konumda olacaklar.

Gözler onlarda...

Sandığa, “oy” diye giren “kâğıt parçaları”, Fenerbahçe’nin geleceğine yön verecek.

Fenerbahçe, geleceğini oyluyor.

Geleceği oylayanlar, kuşkusuz, ellerine geçecek olan “Fenerbahçe’ye Çağ Atlatan Bir Başkan: Aziz Yıldırım” başlıklı kitabın, kendilerine seslenen girişinden sonraki özellikle iki bölümü (Onlar Ne Yaptı?, Ve Fenerbahçe İçin Resmi Kurumlar Ne Dedi?), Fenerbahçe’nin imzalamadığı “Taslak Anlaşma”yı okurken acaba ne düşünecekler?)

*****

Herkes konuşur, ama herkes sonucu belirlemede söz sahibi olamaz.

Sıra övme/ eleştirmeye gelince, hangi pencereden bakıldığı, “niyet” önemli. Böyle olunca da, “olan”lar bu mantığa göre ele alınır, değerlendirilir, yorumlanır, “niyet”e uygun sonuçlar çıkarılır.

Ortam uygunsa, birilerinin sesi az, sizin sesiniz çok çıkıyorsa, önünüzde hiçbir engel yoktur. Daha önce size uzak duranlar da, “fırsat bu fırsat” fırsatçılığıyla sizinle olurlar, birlikte “saf” tutulur.

“Saf tutmak”, önce, cenaze namazını getirir akla!

Bir bakıma, mecazi anlamda, siz, başkalarının ruhuna fatiha okursunuz. Böylesi durumlarda, izleyici de çoktur; sessiz, sakin... Ortalığın boş bulduğunu sananlar ise, dikkatli bakılırsa, hiç yabancı değillerdir.

Kimi zaman sözcüklerin beli bükülür, zorla yan yana getirilen sözcükler, “olmayan”ı “olan” yapar!.

Fenerbahçe’ye sürülen “leke”...

İş, öyle bir yere geldi dayandı ki, Aziz Yıldırım’ı sevip sevmemekten çıktı. Sorunun kaynağına inen, "görünenin görünmeyen bölümü"nü gören, daha önce kişisel sorunu da olsa, gerçeğe sarılmaktan kaçınamaz. Kaçınan varsa, o durumda, “takım sevgisi”nin altında başka şeylerin yattığını göremez.

*****

Fenerbahçe, 3 Temmuz’dan önce başkan seçiyordu.

Seçme, 3 Temmuz’dan sonra farklı bir boyut kazandı. Bu haftasonu Fenerbahçe'ye başkan seçilmeyecek, Fenerbahçe yargılanacak.

İki seçenek var:

Fenerbahçe’yi ya mahkum etmek ya da aklamak.

Kimi Fenerbahçeli dostlar, kızgınlıktan olsa gerek, Aziz Yıldırım olmasın da kim olursa olsun, diyorlar. Bu demenin ikinci bölümüne, “kim olursa olsun”a katmak şu ortamda tehlikeli.  Eğer o, “kim olursa olsun”un içinde 3 Temmuz sürecinde Fenerbahçe’nin karşıtlarıyla aynı çizgide olduğu kanısı yaygın olan/lar varsa, sonuç, Fenerbahçe için “kötü”dür.

Fenerbahçe’ye sürülen “leke”...

Ağızlarından “şike”yi düşürmeyen, “çenesi”yle geçimlerini sağlayan, ağzını doldura doldura konuşanlar, bir süredir de “leke” sözcüğünü dile doladılar.

“Şike” ile “leke” yer değiştirdi:

Fenerbahçe “şike” yaptı, oldu, Fenerbahçe’ye “leke” sürmek...

Kimileri Aziz Yıldırım üzerinden Fenerbahçe’de “iç darbe” yapmak hevesindeler. “Dış”tan yapılanlar, “içeri”yi dağıtmaya/ parçalamaya yetmedi, “içten”, “Truva atı” misali fethetme hevesleri/ girişimleri var.

Fenerbahçe’ye sürülen “leke” ne, bunu kim sürdü?

Mahkeme kapıları, UEFA’nın cezanlandırması, “leke” demeye, onlara göre, haklılık gerekçesi sayılıyor.

Unutulmayacak olan belli:

3 Temmuz, futbolda bir “darbe”dir.

Ve son söz, başlığımız olsun:

Kongre üyeleri, başkan seçmeyecek, Fenerbahçe’yi mahkum edecek ya da aklayacak!.

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com


 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..