- Kategori
- Siyaset
Köpek Eğitimcisi ve Karizma

Neden bazı insanların karizması vardır ve bu kişilerin duruşları bile çevrelerindekini büyülerken başkalarınınki tam tersi bir etki bırakır? Eminim herkes çalıştığı yerde, mahallesinde, arkadaşları arasında karizmatik olmayı istemiştir ve hatta istemektedir.
Acaba kendimizden karizmatik birini ortaya çıkarabilir miyiz? Karizmatik özellikler geliştirilebilir mi?
Duruşunuz sizin rahatlığınızı, verdiğiniz güveni ve kendinize olan güveninizi göstermelidir. Karizma dediğimiz bu özelliklerin toplamıdır. Bu özellikler insanların farkında olmadan taklitetmeye başlamalarına yol açacak şekilde bulaşıcıdırlar. Üstelik bu tipte davranışa sahip olanlar başkalarının karizmatik davranışlarından etkilenmezler.
Yanlış anlaşılmasın, birilerinin sizin davranışlarınızı kopyalıyor olması karizmanızın olduğu anlamına gelmez. Tarih karizmatik liderlerin onları takip edenlerin ihtiyaçlarını, değerlerini ve beklentilerini önemsediklerini göstermektedir. Bu sayede takipçiler büyük fedakarlıklar gösterebilmekte, karizmatik liderin yolunda onun normlarında ilerlenmesine destek olmaktadırlar. Çoğu karizmatik kişi bu karizmalarını iyi hatip(konuşmacı) özellikleri ile diğer kişilere aktarmakta ve etkilemektedirler.
Hayvan davranış bilimi uzmanları köpeklerin insan vücut diline çok hassas olduklarını söylemektedirler. Köpeğin gözlerinin içine bakmanızı tehdit olarka algılarken kafanızı yana hafifiçe eğmeniz saldırgan olmadığınızı gösteriyor. Omuzlarınızı yukar kaldırısanız tehdit düşürürseniz korktuğunuz yada zararsız olduğunuzu düşünüyor.
İyi bir köpek yetiştiricisinin köpek ile kurduğu diyaloga şaşırırsınız. Köpeğin ona nasıl itaat ettiğine, sanki köpeğin kulağına fısıldarmış gibi verdiği komutları nasıl uyguladığına. Bence biraz doğuştan gelen bir yetenekte olmakla birlikte öğrenilebilen bir şey bu. Köpek yetiştiricisi hitap tarzı, ses tonu ve komutları kullanışı ile köpek üzerinde otoriteyi kurar. İşte bu noktada karizmatik liderlerin insanlar üzerinde aynı etkiyi yarattığını, sözleri ile onları nasıl peşlerinden sürüklediklerini başka bir açıdan anlayabiliyoruz.
Neden bu konuda yazdım derseniz, seçimler yaklaştığı için. Seçimlere ilişkin gündelik yorumlarımı yada görüşlerimi yazmaktansa farklı bazı açıların altını çizmeye çalışacağım. Seçimler öncesinde parti başkanları hatiplikleri ölçüsünde kitleleri etkilemeye çalışacaklar.
Siyasi partiler artık profesyonel reklam ajansları ile çalışıyorlar. Nerede nasıl davranacaklarını, insanları etkileyecek slogan vb. her şeyi profesyonellerden öğreniyorlar. Kendini “sosyal insan mühendisi” olarak gören reklam ajansları kitleleri istedikleri tarafa rahatlıkla çekebiliyorlar. Bunu yaparken sublimal(bilinçaltına yönelik) reklamlardan kaçınmıyorlar. Biraz Makyavelist olarak “amaca ulaşmak için her yol mübahtır” diyerek bizlere olmayacak vaadler veriyorlar ve vermeye devam edecekler.
Herşey “kelam” ile başlamış olsada söylenenleri iyice dinlemek, parti programlarını okumak, gerçekten ülkeye ve milletimize faydalı olacağını düşündüğümüz partiye oy vermemiz önemli. Bir önceki seçimde başkanını hiç tasvip etmeme rağmen diğerine oy gitmesin diye oy vermek zorunda kalanlardanım.
Bu defa güzel sözlere aldanmamaya ve öfkeyle tasvip etmediğime oy vermemeye söz verdim kendime.