Kopuş / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kopuş

Kopuş
 

Bilgi kitabı, bu anlamsızlığa “Rahman’ın zikrinden yüz çevirenler” şekliyle bir açıklama getiriyor...........................................


Mistik kurallar arasında, benlikle sarmalanmış ve o nedenden ötürü işlenmiş “suçlar”diye bir bölüm vardır.

Neticede bunlar çoğaldıkça, toplum “Suç cennetine” dönüşür.

İnsanı toprağa gömmüş bir ceset gibi çürümeye bırakır bu suçlar. İlk etapta çok hızlı yayılır, kanser misali bedenin her tarafını sarar,

Kişiyi yıpratır!

Kaçınılmaz olarak bu bozukluktan “beyin de payını” alır.

Sisteme uygun bir yaşam tarzını benimsememenin karşılığıdır bu hal.

 Şimdi durumu bir misalle ve birkaç satırda özetleyeyim.

 İlki; sevebileceklerinle, düşüncelerinle, inançlarınla kendini ‘Allah’a yakın hissetmeyle alâkalı. Böyle anlar, bedenden-maddeden kopuşun, sonuçta bir yakinin ifadesidir.

 İkincisi ise tam tersi, kim ne derse desin mistik konuşmalara kulak verilmemesi, bu yöndeki yazıların okunmaması, insanlarla diyalog kurmaktan kaçınılması ve bu konuda toplumun duyarsızlığını, ısrarını sürdürüyor olmasıdır.

Bu da manadan kopuşun bir tarifidir.

Bir anlamda sıradan bir yaşama sahip insan, her halükarda kopuşu yaşıyordur denebilir.

 İlki maddeden kopartıyor, vuslatı oluşturuyor, ikincisi ise bu kez insanoğlu manadan kopuyor.

Bilgi kitabı, bu anlamsızlığa “Rahman’ın zikrinden yüz çevirenler” şekliyle bir açıklama getiriyor.

 Bunun yansımaları dikkate alındığında insanda nasıl bir ıstırap, ne denli bir acı oluşturacak, bilir misiniz?

 Tarifi mümkün değil, anlatılamaz, yaşanır!

 Onlara gelecekte atacakları adımların provasını yaptırır.

 Özetlemek gerekirse, bu kelime farklı amaçla kullanılabiliyor diyebiliriz.

 Birçok örneklemelerde olduğu gibi.

 Doğruyu ve yanlışı gösteren nitelikte olabiliyor. Kimileri bunun farkında, kimileri ise sınırlı görüşleri ile bir şey anlamaz durumda.

Biri çokluktan, çelişkilerden, zarardan ziyandan, kâr payı almaktan, sevmekten, sevilmekten, “insanın içini yakıp delip geçen boşluktan” kurtulmanın halini, tam bir uyanmanın işaretlerini bir anlamda ihtiyari bir kopuşu ortaya koyarken, diğeri anlayışsızlığın, algılamanın, maddeye boğulmanın cehaletini, gösteriyor.

 Bunu ifade ediyor.

Yani ilki, bir anlamda terkibi yapımızla pek alakası olmayan

“orijin”anlamdaki bir yaşam biçimini,

 İkinci görüş ise orijinalle “gerçeklerle” bağlantısız, ona yabancı, yakınlık duymayan habis bir yaklaşımı ortaya koyuyor.

Artık siz aynı kavramın değişik yanlarını kendinize göre analiz edebilir, hangi tarza yakın iseniz kararınızı verir, belirgin hale getirebilirsiniz!

 Esasen abuk-sabuk amaçsız düşünceleri hafızamızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle, yaşamımızla anlatmak hepimizin vicdani bir borcu.

 Tabi bunu yapabilmek için de arınmak, gerçekleri benimseyerek heveslerden, arzulardan kopmak  gerekir.

 Gerçekliği yaşamak isteyenin bilinçli davranışı, adeta haykırışıdır bu nitelikler.

Kopma kavramı ile eşdeğerdir.

Yıllar boyu mistik boyut ta adı‘yokluk’ sayılır.

 Bağımsız olarak yaratılanın, kendini maddeye bağlayan iplerinden sıyrılması diyebiliriz buna.

Şimdi söyleyin, bedenle yaşama size ne kazandırabilir?

Bedenden kurtulmayı, ciddi ciddi düşünüyor, böyle bir seyri arzu ediyor musunuz?

Şayet bedensiz olmak istemiyorsanız, bedenle yaşama devam eder, ama sonuçlarına katlanırsınız.

Çünkü yapılan yaklaşımlar, bu sonucu doğuruyor. Ve insanı kendi içinde derin tartışmalara sürüklüyor.

Oysa ben en azından bazı değişiklikleri kabul etmenin, insanın kendine çeki düzen vermesine, bir şekilde madde ile bağlarını koparmasına yardımcı olacağına inanlardanım.

Bu takdirde birimin, önceleri başa çıkamadığı sorunları halledebileceğine, dinin temel esaslarını çözmek için daha güçlü bir iradeye sahip olabileceğini düşünüyorum.

Unutulmamalı ki “kopuş” bedensiz-şuurlu yaşamın işaretidir. Bunun için aranan şartların yerine getirilmesi, beklentileri karşılayacak bir hareket olacaktır.

 

Ahmed F. Yüksel

 

 
Toplam blog
: 636
: 9957
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..