​ Kopya hayatlar / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Kopya hayatlar

Kopya hayatlar
 

Yine sabah oldu. Benim için farklı bir anlamı olması gereken bir güne, yine aynı şekilde başladım. Yataktan kalkıp da, şöyle bir gerinip, açılayım dedim; fayda etmedi. Bugün bir kırgınlık var üzerimde. Oysa, akşam yemeğini çok yememiştim. Yemeğin yağını ve tuzunu da çok kaçırmamıştı annem. Dün akşam televizyonda korku filmi de yoktu üstelik. Gecenin yarısında karabasanlarla, kâbuslarla bölünmemişti uykum. Ertesi gün de yine son anda yatması gereken bir fatura, kapıya dayanması muhtemel bir ev sahibi yoktu halbuki.

Peki, ben niye huzursuzum ki böyle? Niye bana heyecan vermiyor; pırıl pırıl, yeni bir gün? Oysa sabah, yine aynı sabahtır. Aynı doğan güneştir; hepimize günü aydınlatan. Ama gün, aynı gün olmaz hiçbirimize her nedense.

Herkese gün, aynı doğar. Ama gün içinde farklı biçimlerde yaşarız hayatı. Otobüs duraklarında, kuyruklarda farklı hayatlar ve kafalarda farklı düşünceler, planlar vardır.

Her ne kadar birbirinden farklı insanlar olsak da; aslında birbirimizin aynısıyız. Bizler; "KOPYALANMIŞ HAYATLAR"ız.

Kim olursak olalım ve ne iş yaparsak yapalım; hayat hep rutin gelir bize. Ve sıkılırız günlük işlerden. Rutin eylemler bozar bizi. Hayatımızda her gün bir yenilik olsun isteriz:

Kiralık evde otururken, lüks bir semtte ev sahibi olmayı.

Otobüs ve vapurla işe gidip, gelirken; bir otomobilimizin olmasını.

Daha bir lise öğrencisiyken; çalışıp, para kazanmayı ve çok zengin olmayı.

Bir devlet dairesinde veya özel bir iş yerinde, ortalama bir aylıkla çalışırken; günün birinde kendi işimizi kurup, hayatımızı kazanmayı.

Ve her şeyi tam olduğu halde, hâlâ bir işsizken; küçük çapta da olsa bir işte çalışıp, yarar sağlayıp, artık hayatımızın rotasını bulmayı... İsteriz. Hep bizde bulunmayan, farklı şeyleri arzu ederiz:

Çöpçüyken, iyi giyimli bir iş adamı olmayı.

İşçiyken, patron olmayı...

İnsanlar, hayat standartları ne kadar yüksek olsa da; hayatlarında bir şeylerin eksikliğini hep hissederler. Ve asıl mutsuzlukları da; eksikliğini hissettikleri, özlem duydukları o şeyler içindir.

Kim olursak olalım... Hepimizin özlemini duyduğu, eksikliğini hissettiği bir şeyler yok mu hayatında? Onun için de; yok aslında birbirimizden farkımız.
 
Toplam blog
: 266
: 1321
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1982 yılında İstanbul'da doğdum. Açık Öğretim Fakültesi İşletme Lisans eğitimimi 2005 yılında tam..