Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

13 Ekim '11

 
Kategori
Anılar
 

Kör kuyu, anılar ve özgürlüğe yükseliş

Kör kuyu, anılar ve özgürlüğe yükseliş
 

acı, yara, unutmak


Bir gün, bir çiftçinin eşeği kör bir kuyuya düşer.
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce bağırır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine kararverir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar.
Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığı arasında sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır. Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!

Kuyuya düşen bir eşeği kurtarmak yerine onun üzerine toprak atıp öldürmek niyetiyle işe başlayıp, eşeği özgürlüğüne kavuşturan bir garip köy halkı... ne kadar tanıdık geliyor değil mi?

Düşünüyorum da, kuyuya düşmeden hemen önce eşeğini isteseniz köylü kim bilir ne para isterdi o zavallı eşek için. Eşek ise kuyuya düşene kadar hayatının köylünün ellerinde olduğunu sanıyordu. Bir kaza sonucu değişti hayatları. Gözden çıkarılan eşek kurtuldu, yeni bir hayat başladı onun için.

Neler var böyle gözden çıkarabileceğiniz hayatta? Zora gelince, evet, kolay gelir bir şeylerin üzerini örtmek. Aynı mücadeleyi verip kurtarılabilecek bir durumu üzerine toprak örterek kapatmak için koşan da çok olur. Bu yüzden kilitli dolaplar, yüksek duvarlar, kalın çizgiler ve tatsız yalanlar ile örter insanoğlu hayatının kuyularını. Lakin, üzerine toprak atılan kuyular derinleşmez, kapandıkça yükselir. İçinde saklamak istediğiniz, saklayamadığınız ne var ise, sizinle yaşamaya devam eder.

Örtülen, üzeri kapatılmaya çalışılan, yaşayan anılar bir gün kendilerini gösterirler. Onlarca yıl, bir ömür geçer bir bakarsınız ki, kuyu usul usul dolmuş ve o anı birden özgürlüğüne kavuşmuş. Bir sözle, bir bakışla, bir ok gibi zihninizden fırlayıp gitmiş. Belki bu hikâyedeki gibi tatlı bir anıya dönüşmüş, huzurlu, yeşil bir ışık olmuş ve sonsuzluğa karışmış ya da bir başka acıya dönüşmüş, bir gözyaşına tutunmuş, onunla kalmıştır. Unutmak isteseniz bile bazı anıların üzerini öylece örtemezsiniz. Siz üzerine toprak attıkça onlar daha da yükselirler, taki özgürlüklerine kavuşana dek...

Sevgiyle kalınız.

 
Toplam blog
: 149
: 652
Kayıt tarihi
: 07.04.10
 
 

Sazsız söze ezgiler diziyoruz, birer birer. "Kim" olduğumuzun belli olmadığı bu dünyada K..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara